Giriş
(15)

sizce bir erkek için "fazla uzun" boy hangi noktada başlıyor?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(21.06.20)
86 falan. sonrası bu topraklar için uzun
0
avatar is back
(21.06.20)
195
0
eyeinthesky
(21.06.20)
86 ortalamanın biraz üstünde boy. 92 üstü gereksiz uzun.
0
Transa
(21.06.20)
190
0
an engineer
(21.06.20)
1.95’ten sonrası “fazla” uzundur benim için ve tercih etmem. Böyle bir adamla görüştüğümde kendimi çocuk gibi hissediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
190 ve üzeri.
0
Fiyu
(21.06.20)
erkeğim, 180 boyum var, erkek yada kadın olarak "fazla uzun/kısa" olmak kıyafet/hizmet vb. alanlarda zorluk yaşamaya başladığı yerde başlıyor. geri kalanı kişisel estetik kaygılar, toplum gözündeki statü vs. ile ilgili şeyler.
0
selam
(21.06.20)
Yakın dostlarımdan bir tanesi 2.02, onunla tanıştıktan sonra anladım ki hiçbir boy benim için fazla değil. Belki de ondan uzununu görmediğim için böyle diyorum, bilemedim.
0
irene
(21.06.20)
190 uzeri.
0
anais
(21.06.20)
86 ortalamanın biraz üstünde diyen arkadaş karantinada sokağa çıkmaya çıkmaya türk erkeklerinin boylarını unutmuş sanırım.
0
knight of cydonia
(21.06.20)
1.95 ve yukarısı.
0
rose parks
(21.06.20)
188im, 188 üstü fazla uzun, kesin bilgi.
0
masseter
(21.06.20)
Valla ne kadar uzunsa o kadar iyi. Fazla uzun diye bir şey yok erkek için.
0
nikator81
(21.06.20)
kafası duşbaşliğının duvarda asılı halini hayli hayli geçip dik durarak eline başlığı alıp kendini yıkayamadiğı vakit. Bir de yemek yaparken aspiratöre sarılmak zorunda kaldığı vakit.
0
velvetmorning
(22.06.20)
2 metre'nin üstüdür. Kendimi baz almıyorum. Kısa boylu bir kadınım. Bahsettiğim arkadaşlar fiziki ve ergonomik problemler yaşıyorlar. 2 metre'yi bu sebeple ölçü olarak verdim.
0
SiyamkedisiZorro
(22.06.20)
(4)

Öğretmenlik Ek Ders

melonsucker
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
0
melonsucker
(21.06.20)
Branş öğretmeniyseniz okulda da alanınızda yeterli öğretmen bulunuyorsa 3 güne sığdırabilirsiniz. Tabii biraz da müdürünüzün tutumuna bağlı. Kıl biriyse 3 günlük dersi 5 güne yayabilir.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Branş öğretmenliğinde maaş karşılığı haftalık en az 15, sınıf öğretmenliğinde en az 18 saat derse girmek zorundasınız.

Şunu asla unutmayın. Eğer devlette görev yapıyorsanız ve memursanız "ben ders istemem, paraya ihtiyacım yok" gibi şımarık goygoylar yapamazsınız. Müdür isterse her güne ders verir. Her okulun özel ihtiyaçları vardır. Size ihtiyaç duyulursa paşa paşa dersinize girmek durumundasınız.

Sizin haftalık ders saatiniz 15 olacak ve 3 gün çalışacaksınız diye iş arkadaşlarınızın programları daha sıkışık olacaktır. Eğer yüksek lisans, hamilelik vs. bir durum yoksa ben müdür olsam hiçbir öğretmenimin haftalık ders gününü 3 yapmazdım. Sizin keyfiniz için diğer öğretmenler çok zora girer. Bu tür ibnelikler yüzünden çok kavga çıkardım zamanında. kusura bakmayın ama durum bu.
0
beni arayan olursa banyoda de
(21.06.20)
Kafasına göre sallayanlara bakmayın. Ek ders istemiyorsan almazsın bu kadar. Kimse de veremez. Orası kimsenin çiftliği değil. Çok çok ihtiyacı varsa kanunen az birşey verebiliyor o kadar. Zaten okulun müdürü kıl birşeyse öğretmenler tayin ister gider, bu da sağdan soldan öğretmen dilenir. Sonra milli eğitim de buna fırçayı kayar. Yani devlette kimse kimsenin ağız kokusunu çekmez.
0
x571
(21.06.20)
O branşta yeterli sayıda öğretmen varsa ve herkes ben istemiyorum bana ek ders yazmayıncı değilse, diğer öğretmenlerde itiraz etmiyorsa makul bir şekilde çözülüyor. Yani en ideal huzurlu çözüm bu

Yönetmeliğe göre bakarsak da haftada 15 saat zorunlu+ 6 ek ders e kadar istesen de istemesen de ders verilebilir.

Pratikte ise böyle bir niyet varsa ilgili branşta öğretmen sayısının biraz fazla ve yaş ortalaması daha genç olan bir okulda gerçekleştirmek daha kolay bence.

Ekseriyetle belli yaşın üstündeki, paraya pula doymuş, mesleki sorumluluklardan sıkılmış öğretmenlerde ek ders istememe eğilimi daha fazla.

Müdür gıcıksa da ek ders vermeyip, saçma sapan bir program çıkarabilir. Var böyle bir tanıdığım, maddi olarak epeyce iyi, ortalama bir öğretmenle kıyaslandığında bariz zengin kategorisinde. Yaşı da var. Hem emekli olmayayım hem de yorulmayayım diye ek derssiz çalışmak istiyor. Okul müdürü ek ders vermiyor ama aşırı saçma bir programı var, mesela bir günde toplam 2 saat dersi varsa, biri sabahın körü diğeri günün son saatine koyulmuş.

Mobbing mi? Tabii ki, ama uygulanıyor mu, uygulanıyor.

Başka bir örnekte de, benzer bir program verilip bu Mobbing tir diye itiraz eden öğretmene daha absürd bir program verildiğini, tekrar itiraz ettiğinde daha saçmasını verildiğini de biliyorum.

Yani mevzuatta haftada 21 saate kadar zorla ders verilebilir. Ancak çevresel etkenler daha belirleyici huzur açısından. Okulun öğretmen sayısı, okuldaki diğer öğretmenlerin tutumu, ilçe milli eğitimin olaya bakışı vs vs.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(26)

"oğlu" ile biten soyadlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

fleur du mal
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
0
fleur du mal
(20.06.20)
saçmalıyorsun.
0
sutlu nescafe
(20.06.20)
Kayseri de çok sevilir. Herkes kızını, soyadı "oglu" ile biten birine vermek ister.
Bence hiç bir sıkıntı yok. Her şeye bu kadar anlam yüklemek de ne bileyim ...
0
etna
(20.06.20)
Elbette tercih senin ama bence de saçmalıyorsun.
0
sylr
(20.06.20)
Saçmalıyorsun +1
0
kisa
(20.06.20)
Bunlara fazla takılmamak lazım bence.
0
hayirsiz
(20.06.20)
saçmalamıyorsun, sorun burada soyun şimdiye kadar erkek üzerinden tanımlanması ve sürmesi, bunun da toplum düşünce yapısında bir izdüşümü var haliyle, boşuna değil, önceden böyle gelmiş fakat düşünceler değiştikçe bu da değişebilir, insanlar dilediği soyadını almak isteyebilir, memnun olmadıkları soyadlarını değiştirebilir

birileri bir şeylerden rahatsız oluyor tartışmaya açıyor zaman alsa da değişim böyle gerçekleşiyor
0
freebird5406_2
(20.06.20)
Tolkien +1
0
black holes in the sky
(20.06.20)
Oglu ile biten soyadları genellikle Karadenizliler'de goruluyor sanırım. Bir tur soy övünmesi var. Hiç hoslanmadigim bir sey.
0
pass
(20.06.20)
Birçoğu mafya
0
kickboxer
(20.06.20)
düşünceniz makul değil.
--

oğlu ile biten soyadılarının genelde kalabalık ve varlıklı aileler olduğunu düşünüyorum. bende öyle bir izlenim oluşturuyor.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Mafyatik takılmaları ve zengin olmaları da Karadenizlilikten ve müteahhitlikten geliyor.

Vaktiyle Istanbul'a hazine arazisine gecekonduyu dikip gün gelince müteahhit oluyorsunuz.

Aileniz, köyünüzdeki komşunuz, akrabalarınız vs. devlette geniş şekilde kadrolaşınca otomatikman elinizdeki çekiçle her gördüğünüzü çivi sanıyorsunuz.
0
pass
(20.06.20)
The cat in the hat +1 demeye geldim. Turkiye'deki kadınların sorunlarına bakınca bu soylediginiz gerçekten aşırı ufak bir şey; sorun bile değil.
0
fraise
(20.06.20)
soyadı olayını saçma bulmuyorum. patrilineal olması saçma. bence matrilineal aile seçeneği olmalı. bir noktada kendime bir soyadı seçip bunu çocuklarıma kendim aktarabilmeliyim. iki insan evlendiğinde isteyen diğerinin soyadını alır ya da hiç almaz, tercihe bağlı. eşcinsel evlilikler konusu da var üstelik ülkemizde geçerli olmasa da. biraz karmaşık bir mevzu.

dedem karadenizli evet. daha çok orada görüldüğünü bilmiyordum. dedem ailesiyle ilişkisini kesmiş bir insan, ben de hiç karadeniz'e gitmedim. varlıklı değiller bildiğim kadarıyla.

* elbette ufak bir sorun bu. ufak olduğu için duyuru'da başlık açtım. en büyük derdim bu değil, merak etmeyin. ama tamamen çöpe atılacak bir mevzu olduğunu da düşünmüyorum.
0
🌸fleur du mal
(20.06.20)
Bi erkek olarak ben de cinsiyetçi buluyor ve pek hoşlanmıyorum.

Zaten cumhuriyet ilk kurulduğunda bildiğim kadarıyla xoğlu diye soyad almak yasaktı. Bu tarz ünvanlar toplumda adaletsizlik yaratır diye. Hatta bizim soyadımız karadenizde meşhur bir sülale, ama mesela bi kısmı oğlu ile bitmeyen ve kısaltılmiş haliyken, yasa değiştikten sonra tekrar eski halini alıp o şekilde kullanan bi kısım insan da var. Ben oğlu ile olmadığı için mutluyum mesela.

Soyad mantığı hadi bi şekilde lazım ama bunun da cinsiyetçi olmayan bi orta yolunun bulunması taraftarıyım. Kadınların evlenince zorunlu olarak erkeğin soyadını alması ve çocugun soyadını babasından alması da mantıksız geliyor.

Şahsen ben -oğlu ile biten soyadları ciniyetçilikten bağımsız da sevmiyorum. Gereksiz bir uzatma geliyor. Fonetik olarak da kötü

Ayrıca soruyu soran arkadaşın hayattaki tek derdi bu değildir muhtemelen ama başka dertleri var diye bunu kafaya takmamalı diye bi durum yok :)
0
nundu
(20.06.20)
benimkide oğlu diye bitiyor ama ben çok seviyorum
canım soyadım :)
0
en_birinci
(20.06.20)
Sacmaliyorsun.
0
exlibris
(20.06.20)
Saçma olan ne var bu kadar. İnsanlar kendi isimlerini değiştirebilir aynı dinimiz kısmında islam yazması gibi. Ben takmıyorum zaman geçtikçe umursamadım bunları ama hoş olmadığı bir gerçek.
0
anarsika
(20.06.20)
Ermeniler mi acaba diye düşünürüm.

Kömürciyan
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.06.20)
bu türkiye'ye özgü bir olay değil. diğer dillerde de var. mesela isveç'te ....son diye biter soyisimler.
rahatsız olup değiştirilecek bir durum yok bence. oğul, evlat, soy demek.
0
yetkili birine benzeyen abi
(20.06.20)
Sorununu dogru tespet edememissin bence. Baba tarafi gibi anne tarafin da -oglu ile biten bir soyadina sahip olsaydi ayni cozum onerisini sunacagindan supheliyim. Ya da -oglu ile bitmeyen fakat yine de kendini ait hissetmedigin bir soyadin olabilirdi. Demek ki sorun ataerkillik degil soyadini degistirememenmis. Ama aslinda degistirebilirsin. Fakat resmen degistiremiyorsun.
0
dunal
(20.06.20)
Ya mafyalar falan konu nerelere gitmiş.dünyanın her yerinde olan bir durum bu,bizdeki oluşumları genelde lakaplardan geliyor.bilmemne köyünden bilmemne oğulları gibi.soyadı kanununda gezen memurlar önce buna müsade etmemişler ama bizimki gibi örneklerde 3 büyükdede 3 farklı soyadı almış,bunların ikisi sonra bambaşka bir soyadında buluşmuş ,bir tanesi alın atınızı diyerek aile lakabını oğlu ekleyerek tescil ettirmiş.
Bunun olmadığı bir yöre yok,işin ilginci kadınlar bu soyadlarını daha fazla önemsiyorlar.bir tanıdığım hem kendi oğullu soyadını hemde aslında akrabaları olan başka oğullu soyadını kocasında dolayı ben hem oyum hem buyum şeklinde kullanıyor.kadınlarda güce tapma durumu sanki daha fazla gibi.zamanında her gün yüzlerce telefon aboneliği açmış birisi olarak genel izlenimim bu.birde çok komik örnekleri var rastladığım.haşlamaoğlu vardı çok gülmüştüm birde kıpkırmızı bir adamdı.
Balkanlarda,ruslarda falan aynı durum ov,ev şeklinde kadınlarda bu eke a ekleniyor ova,eva gibi.kuzeye çıktıkça son’lar gelmeye başlıyor,düşüncenize en yatkını izlanda da mevcut x in kızı şeklinde orada,ahmetdottir gibi,yine baba adı ama en azından babasının kızı şeklinde,Ben buna ilk kez rastladiğimda çok şaşırmıştım.
0
duptıs
(20.06.20)
sizi rahatlatacaksa eğer eski türkçede oğul, cinsiyet fark etmeksizin evlat demek.
bu tarz soyadlarının bende bıraktığı etki ise köklü,eski ve bazıları söyleniş olarak çok havalı geliyor kulağa. etrafta binlerce saçma sapan soyadı varken bence şükredin.
0
gadjodilo
(20.06.20)
Igrenc buluyorum. Allaha esimin soyadi boyle olmasin diye cok dua etmistim ve malesef basima geldi. Köyluluk alert :/
0
kenarortay
(20.06.20)
gerçekten şu insanların ne dertleri var.

İskoç dilinde de "Mc" oğlu anlamına geliyor ama hiçbir iskoç kadın "ay bu patriarşiyi çağrıştırıyor" diye bu son ismi kullanmamazlık etmiyor.
0
Avoiding The Puddle
(21.06.20)
-oğlu ile biten soyadları hep beğensem de hiç bu açıdan bakmamıştım ve sana hak verdim. Ayrıca @r evolution da ben de farklı bir bakış açısı oluşturdu. Teşekkür ediyorum öncelikle.

Çoğunluğun saçma bulması ise şaşırtmadı. Toplumsal cinsiyet algıları dillerimize de yansımış pek tabii. Doğru olmayan bir şeyin yaygın olması ve bize artık normal geliyor olması o şeyi masum yapmıyor bence. Belki -oğlu ile biten soyadların kimseye bir zararı dokunmayacaktır ama bazı şeyleri değiştirmek için de temelden başlamak şart.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Saçma +1
0
basond
(21.06.20)
(9)

ekmek tüketmeyince baş ağrısı sizde de oluyor mu?

glore
selamlar,çok ekmek tüketen biri değilim sadece sabahları ve bazen öğlen yiyorum.bir haftadır dikkat ettiğim nokta sabahları ekmeksiz kahvaltı yaparsam başım ağrıyor. bu durum sizde de oluyor mu?
selamlar,

çok ekmek tüketen biri değilim sadece sabahları ve bazen öğlen yiyorum.
bir haftadır dikkat ettiğim nokta sabahları ekmeksiz kahvaltı yaparsam başım ağrıyor.

bu durum sizde de oluyor mu?
0
glore
(19.06.20)
olmuyor da. hatta keyfi yiyorum ekmeği. bende su içmeyince baş ağrısı oluyor. yine baş ağrın olunca su içmeyi deneyebilir misin? Sonucu da yazabilir misin?
0
hitsumo
(19.06.20)
hiç olmadı.
0
sutlu nescafe
(19.06.20)
yooo
0
sizofren06
(19.06.20)
@hitsumo masada şişe var düzenli su içiyorum hocam
0
🌸glore
(19.06.20)
Eve ekmek almıyorum. Hiç olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(19.06.20)
Nein
0
Kittie
(19.06.20)
oluyor!

ben bunu çok net tecrübe ettim. bir ara diyetteyken sıfır ekmek tüketiyordum, bir hafta sonra başım dönmeye, halsiz hissetmeye başladım. neyi yanlış yapıyorum derken eski beslenme şeklime geçince baş dönmesi de geçti ve sonra doktora gittiğimde doktor bana "ekmek yemediğin için oluyor, biz size hiç ekmek yemeyin demiyoruz, sabahları 1-2 dilim yiyin" dedi, ben de o gün bugündür sabahları (öğünün önemi yok da) iki dilim yiyorum ve sıkıntı olmuyor. bir sürü b vitamini var ekmekte. yukarıdaki arkadaşlarımızın olayı ya genetik ya da bu vitaminleri başka yerlerden alıyorlar ama başka yerlerden almak da zordu benim bildiğim (et vs.).

aynı sorunu bir arkadaşımdan da duymuştum.

özet olarak, günde iki dilim tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz, kilo açısından sıkıntı olmaz.
0
ahm1
(19.06.20)
yeterli kalori almıyorsun demek ki.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.06.20)
Ben ne kadar pilav, makarna yersem yiyeyim ekmek gibi olmuyor ve evet ekmek yememişsem başım ağrıyor.
0
Kediyi üzdün
(19.06.20)
(9)

zorunlu olmadan yapilan iyiligin miktari

in vino veritas
https://twitter.com/tolgaakpinar/status/1273528995062198272?s=19twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesin
twitter.com

twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesine anlam veremiyorum insanlar neden boyle? sizin fikriniz nedir? ozellikle lincci tayfanin gorus ve mantikli aciklamasini merak ediyorum.
0
in vino veritas
(18.06.20)
onların nefreti almancılara karşı olduğu için bir yerden vurmaya çalışıyorlar. malatyalı bir teyze 10 tl koysaydı kimse cimri demezdi. almancıları ben de sevmiyorum orası ayrı.
0
bohr atom modeli
(18.06.20)
Gönülden geçendir. Muhtemelen durumu çok da iyi değil. Ergen veya ergen zihinli kişilerin yorumları bence onlar.
0
Fusha
(18.06.20)
Linç kültürünün korkunç bir yere gittiğine güzel bir örnek. İnsanlar ne yapsa yaranamıyor artık kimseye. İsterse 5 euro bırakır isterse hiç bırakmaz. Her şeyi eleştiren tayfa bir rahat bıraksın artık insanları..
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(18.06.20)
Bunu linç edenler muhtemelen isyankar ergen tayfa. Hiçbir şeyi beğenmemeye yemin etmişler.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.20)
En hastasi oldugum da bari 100 euro biraksaymis diyenler. 100 euroyu hayatlarinda gorduklerini sanmiyorum. 100 euroyla burada ekmek falan aliyoruz sanıyorlar heralde. Millet 1.5-2 haftalik mutfak alisverisi yapar tek kisi 100 euroya.
0
logisticsmanager
(18.06.20)
sözlükte de kimse dememiş, kadının durumu kötü olabilir ama muhtemelen kendi parasını bile kazanmıyor başkasının eline bakmak zorunda. para bırakmayıp sadece o notu bile bırakması çok anlamlı. kaldı ki bir öğrenci için 10 euro hiç de az değil, şu anki kurla 76 tl. paraya az demek ayıp bence. 10 lira bıraksaydı da az denmez. herkesin imkanı farklı.
0
curious mind
(18.06.20)
benim takıldığım 10 euro değil de almanya'da yaşayan bir türk'ün yazı yazmayı bilemiyor olması. hem cümle kuramıyor, hem de yazısı çirkin. bu insanlar en gelişmiş ülkelerden birinde refah içinde yüzerken biz burada o 10 euro için adam bıçaklayacak tiplerle birlikte yaşıyoruz.
0
attirmayin makedonun kafasini
(18.06.20)
Makedon hocam, takılmamak lazım. Almanya'ys gidip Almanca öğrenmeyen insan çok var. Ülkemizde de okuma yazma bilmeyen çok fazla insan var. Komşum emekli öğretmen ama karısı okuma yazma bilmiyor. Çok garip ama alışmak lazım artık. Maalesef.
0
Fusha
(18.06.20)
Saçma tabi ki. Bu ona devletin sağladığı bir imkan. Nitekim o kaldığı oda da, yatak da o öğrencinin şahsi malı değil, devletin sağladığı bir imkan yine. Öyle bir not bırakmak zorunda değilken bile harçlık bırakması gayet şık, içimizi ısıtan bir hareket. Ayrıca curious mind +1
0
black holes in the sky
(18.06.20)
(9)

Sevgilinizi ailenizle nasıl tanıştırdınız?

love my way
25 yaşındayım, kadınım. Sevgilim 26 yaşında, erkek. Bu yüzden mümkünse kadınlar cevaplarsa sevinirim aile içinde kız çocuğunuz anne babayla ilişkisi farklı olduğu için ama erkeklerden de tavsiyelere/görüşlere açığım.Durumum şöyle, çok utangaç ve içe kapanık bir insanım çocukluğumdan beri. Ailemle ro
25 yaşındayım, kadınım. Sevgilim 26 yaşında, erkek. Bu yüzden mümkünse kadınlar cevaplarsa sevinirim aile içinde kız çocuğunuz anne babayla ilişkisi farklı olduğu için ama erkeklerden de tavsiyelere/görüşlere açığım.
Durumum şöyle, çok utangaç ve içe kapanık bir insanım çocukluğumdan beri. Ailemle romantik ilişkilerimi değil arkadaşlarımla ilişkilerimi bile konuşmam öyle söyleyeyim. Hiçbir sevgilimi de tanıştırmadım şimdiye kadar, ki onlar da muhtemelen öyle gereksiz yüz göz olmak istemezlerdi her sevgilimle. Ama şimdi durum değişti çünkü seneye yazın evlenmeye karar verdik sevgilimle. Annem birkaç ay önce tanıştı, ki o buluşma da kendi adıma çok gergin ama genel olarak güzel geçmişti. İlk onaydan geçti yani. Şimdi hem babamla da tanışmasının zamanının geldiğini, hem de artık evlenmeyi düşündüğümüzü nasıl söyleyeyim nasıl açayım? Her türlü öneri ve deneyiminizi bekliyorum, isteyen özelden de yazabilir. Panik atak geçiriyorum lütfen yanıtsız bırakmayın asdghasda.
0
love my way
(16.06.20)
merhaba,
ben bu işlerden çok anlamam ama sanki önce tanıştırıp peşinden biraz zaman geçince evlenmeyi düşündüğünüzü söyleseniz daha iyi olur gibi geldi.
0
reavelyn
(16.06.20)
babanla da annen konuşsun bir zahmet.

bu arada ben özel olarak tanışmadım da tanıştırılmadım da. eşim ailesi ile birlikte bize geldi. öyle tanıştık cümbür cemaat. öyle tek tek tanışmak vs daha saçma bence.
0
elorelia
(16.06.20)
Ben sadece bir erkek arkadaşımı ailemle tanıştırdım. Ailem öncesinde biliyordu ilişkimizi. Bir akşam yemeğe gelsin mi diye sordum tamam dediler. Yemek yendi, muhabbet edildi, bitti. Aynısını kız kardeşim de yaptı geçen. Gergin bir ortam olmadı hiç. Gerçi evlilik düşünüyorsanız belki ailen daha ince eleyip sık dokuyabilir, bilemedim.
0
ruhen hastayim ben
(16.06.20)
Biz çok rahatız sanırım ya. Son iki sevgilimi de annemle lap diye tanıştırdım. Annemle araları benden iyi oldu. İşler ciddiye binse idi babamı arayıp baba benim bir erkek arkadaşım var ciddi düşünebileceğim biri, senle tanıştırmak istiyorum, öncesinde onayını almak istiyorum derdim. Tabiki eksteem bir durum olmadığı sürece onay verecek de fikirlerine değer veriyormuş manasında. Bu arada sevgilinin anne ile dedikodusunu yapmak efsane güzel birşey. Bu arada hepsi annemi benden daha iyi buluyor daha güzel daha neşeli daha konuşkan daha vs vs..
0
mobydick
(16.06.20)
Erkek kardeşimin de kız arkadaşı gelip 4 gün biz de kalmıştı, böylece tanıştık kaynaştık. Babam yoktu tabi o esnada. Bır de kot beyaz kısacık şort giymişti her yere onla gitmiştik. Akıllı kız vesselam. Beni istediğim gibi kabul edin dedi sessizce. Gerçi biz de öyleyiz de yine de başka bir aile olsa takılabilirdi. Ama biz dedikodusunu bile yapmadık bu durumun. Sadece hep içimden düşünmüşümdür bu durumu, buraya yazmak kısmetmiş. Şimdi giymez öyle mesela. Öyle yani. Çok kasmayın ya hepimiz insanız nihayetinde..
0
mobydick
(16.06.20)
Herşey mükemmel olur adamdan olmaz, hiçbirşey istediğiniz gibi olmaz ama adamla olur. Garip işler bunlar.

Bu arada 29 K
0
mobydick
(16.06.20)
evden ayrıldığımdan beri annemle tanıştırma konusunda oldukça gebeşim, önüme geleni laps diye getirip tanıştırdım. ama hepsini arkadaşım sıfatıyla tanıştırdım, annem saf olmadığı için anlıyordu tabi "arkadaş"ı. sadece son sevgilimi sevgilim sıfatıyla tanıştırdım. ama annem onu daha tanımadan o kadar sevmedi ki uzun süre tanışmayı reddetti. (eski) sevgili de ısrar ediyordu annemle tanışmak için. farklı şehirlerde olduğumuz için idare edebildim, sonunda 1.senemizde annem ve ananemle tanıştırdım (baba yok). annemlerin yaşadığı şehre gitmiştik birlikte, ananemin evine geldi öğlen yemeğe. annem hoşlanmadığını belli etti (en azından ben anladım), eski sevgililerimden fln bahsetti. ananem iki dk yalnız kaldıklarında klasik anane soruları sordu. (eski) sevgili çok rahattı, hiç gerilmedi, rahatlığını, kibarlığını korudu. evet anneme rağmen. annem hiçbir zaman sevmedi onu, hala da sevmez. ananem çok severdi ama. neyse umarım seninki de rahattır, rahat olun rahat olmanız önemli. sen de gerilme. çok gerilirsen öncesinde iki kadeh bişey iç bak ciddiyim.
0
pati
(16.06.20)
Çok teşekkürler öncelikle hepinize. Benim en büyük sorunum kendi çekingenliğim ve böyle konularda ailemle nasıl iletişim kuracağımı bilememem. Yoksa ailem geri kafalı insanlar değiller, elbette kızacaklarından falan korkmuyorum ama bir sene öncesine kadar evlilik düşünmeyen insandım, bir anda böyle nasıl davranacağımı bilemedim her şey çok garip geliyor aghsdas. Sanırım en rahatı anneme söylemek olacak elorelia'nın dediği gibi, o konuşsun babamla. Artık nasıl çocuk, ciddi mi düşünüyorsunuz falan gibi yüzleşirlerse de iman gücüyle tek seferde yanıtlar öyle bayılırım utançtan asghasda. Allahtan erkek arkadaşım çok mülayim bir insan, yemekte o idare eder durumu. Bir-iki kadeh bir şey içip rahatlama önerisini de değerlendireceğim pati asgdasdd.
0
🌸love my way
(16.06.20)
Bence işler iyice ciddiye binmeden tanıştırma. Kafanızdaki plan mesela “kasımda istemeye gelsinler” ise, eylülde tanıştır. Bu süreçte de annen hafiften hafiften çıtlatsın babana. Tanışmadır istemedir nişandır bu tarz işleri ne kadar kısa zaman içerisinde halledebilirseniz, işler o kadar problemsiz yürür. Tecrübeyle sabit.
0
physcos physcos
(17.06.20)
(8)

şahsiyet vs. masum

semaforo de medianoche
türk dizilerine ön yargılıydım epeydir ama sağda solda duydukça merak ettim, bunlar kaliteli yapımlar mı sizce? ve de hangisi size göre daha iyi? bunlardan birine başlayabilirim yakında. 7yüz ve yeni çıkan çıplak'ı da merak ediyorum bunların yanında, onlar hakkında da yorumlarınızı merak ediyorum.bi
türk dizilerine ön yargılıydım epeydir ama sağda solda duydukça merak ettim, bunlar kaliteli yapımlar mı sizce? ve de hangisi size göre daha iyi? bunlardan birine başlayabilirim yakında. 7yüz ve yeni çıkan çıplak'ı da merak ediyorum bunların yanında, onlar hakkında da yorumlarınızı merak ediyorum.

bir de bir dizinin ağır olması onu otamatik olarak kaliteli yapmaz, türkiye'de böyle bir algı var gibi geliyor bana. ooo ağır dizi iyi oyuncular var iyi diyeyim buna şeklinde düşünceler. özellikle masum bana bu algı sayesinde iyi olduğu düşünülmüş bir iş gibi geldi ama sadece ön yargılar bunlar tabi.
0
semaforo de medianoche
(14.06.20)
şahsiyet daha kaliteli.

7yüz'ü beğenmiştim. her bölüm farklı konular işliyor. güzel.

daha önce bu tarz Türk yapımları göremedik. ekstra beğenilmesinde bu durumun da etkili olduğunu düşünüyorum.

Ama şahsiyet kesinlikle kalitetli. masum'u ve 7yüz'ü de izleyin onlar da kaliteli.
0
fezagezgini
(14.06.20)
Türk dizilerini sevmiyorum ama bu iki yapımı Haluk Bilginer var diye izlemiştim. Masum’u daha çok beğenmiştim ben. Okan Yalabık olduğu için sanırım. Bir diziden beklentine göre değişir. Ben kahvaltı yaparken izliyordum keyif alıyordum.
0
ruhen hastayim ben
(14.06.20)
masum'un yazarı orijinal bir adam olduğundan kelli, izlemek için şahsiyeti öne alın bence. gerçi onda da polisiye sevmeniz lazım azıcık.

ben bozkır'ı da beğenmiştim. masum ve şahsiyetten sonra bozkır, 7yüz'ün birkaç bölümü gelir. 7yüz'ün bazı bölümleri çok saçma gelmişti, hafif kalmıştı.
0
lovemyself
(14.06.20)
7yuz'de cem davran cok hosuma gitmisti. Ilk bolumdu galiba.

Sahsiyet vs masum derseniz de masum derim.
0
brkylmz
(14.06.20)
Ya yanlış anlama da ikiside böyle bir soruyu gerektiren diziler değil. Çok uzunda değil otur ikisinide izle. Tüh niye izledim demezsin hatta üstüne bozkır ıda izle. Ama diyorsan ki kardeş benim vaktim kıymetli, ikisinde izleme boşver
0
infernalcadre
(14.06.20)
şahsiyet güzel. masum sıradan bence. izlenir mi? izlenir ama öyle farklı değil. tülin için izlenir.
0
seyduna6687
(14.06.20)
ikisi de cok iyi. hatta uluslar arasi duzeyde de iyi. Sahsiyet belki bir tik iyi olabilir.
0
msb
(14.06.20)
İkisini izledim, ben masum u daha çok sevdim. İkisi de güzel dizi onda sorun yok ama şahsiyet biraz uzatılmış gibi geldi bana kısa dizi olmasına rağmen. Türk dizileri içinde kaliteli yapım ikiside.
0
Topalordek
(14.06.20)
(2)

ALDO shoes ayakkabıları dar kalıp mı?

damba
Bir yorum okudum ayakkabı kalıplarının dar olmasına dair de. Bütün ayakkabılarda mı böyle, yoksa ayakkabıya göre fark ediyor mudur? Bazı markalarda genel bi darlık oluyor ya, o bakımdan soruyorum.
Bir yorum okudum ayakkabı kalıplarının dar olmasına dair de. Bütün ayakkabılarda mı böyle, yoksa ayakkabıya göre fark ediyor mudur? Bazı markalarda genel bi darlık oluyor ya, o bakımdan soruyorum.
0
damba
(10.06.20)
Yarım numara dar bence.
Ben İnci, Kemal Tanca gibi markalarda topukluda 37 alıp önüne yarım tabanlık koyduruyorum. Aldo da 37 tam oluyor
0
cilekli pasta
(10.06.20)
Bence de yarım numara dar. Ama büyük numarasını denediğimde de bol oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.20)
(9)

HIV hakkında endişelenmiyor musunuz?

Ranchoddas
herkese merhaba, ben kaç yıldır eğitimli bi insan olduuu düşünerek gezdim ama HIV hakkında olayın tüm ciddiyetini askerde öğrendim ve 6-7 aydır aklımda dönüyordu test yaptırdım ve negatif çıktı. Ama ömrümden ömür gitti, gerçekten ben iyi bir üniversitede mühendislik okumuş bir insan olarak böyle mal
herkese merhaba, ben kaç yıldır eğitimli bi insan olduuu düşünerek gezdim ama HIV hakkında olayın tüm ciddiyetini askerde öğrendim ve 6-7 aydır aklımda dönüyordu test yaptırdım ve negatif çıktı. Ama ömrümden ömür gitti, gerçekten ben iyi bir üniversitede mühendislik okumuş bir insan olarak böyle mallıklar (geçmişini bilmediğim insanlarla korunmasız sex) yapıyorsam birçok insan da yapabilir diye düşündüm. Türkiye'de 5-6 kat artmış son 5 yılda. Siz ne düşünüyosunuz bu konuda bilgilerinizi nereden edindiniz?
0
Ranchoddas
(06.06.20)
Bir tanıdığım üniversite hastanesinde doçent ve bu tarz hastalıklarla ilgileniyor. Doktorluğunun başında birkaç ayda bir aids hastası görünce seviniyorlarmış çünkü aids hastası çok az olduğu için ancak yeni hasta geldiği zaman hastalığın seyrini doğru düzgün görüp tecrübe kazanıyorlarmış ama artık günde 1-2 tane hiv-aids tanısı koyuyorlarmış malesef...

Sorunuzla alakalı kendi açımdan konuşacak olursam ben tıpçı olduğum için hep az çok bilgim vardı ve bulaşma yollarını bildiğimden pek kafaya takmadım ama kesinlikle kafaya takılması gereken bir konu, haklısınız.
0
sys coyg
(06.06.20)
HIV pozitifim, senin kadar umurumda değil :) tıbbi açıdan son derece basit ve zararsız bir hastalık çünkü. kanser olmaktan 100 kat daha fazla korkmalısın. çünkü HIV'nin bulaşma yolları çok net ve dolayısıyla o kadar da kolay değil. sevgilin veya eşin olmayan insanlarla seks yaparken her zaman korun ve makas, jilet gibi kişisel eşyalarını başka insanlarla paylaşma yeterli. bunun dışında alacağın hiçbir önlem yok zaten, HIV hiçbir sosyal ilişkiyle bulaşmayan bir virüs.
0
nathanieltroy
(06.06.20)
niye endişeleneyim tanımadığım kişilerle korunmadan seks yapmadığım sürece ki? oral seksle bile geçebilen bir şey değil. korunmadan seks yapıldığı takdirde dahi geçme ihtimali bayağı düşük ki geçse dahi tedavi yöntemleri eskisi gibi değil.

nathaniel +1
0
bohr atom modeli
(06.06.20)
evet aslında baya bi araştırdım hiv taşıyıcısı olmanın pek bir şey değiştirmediğini de görmüş oldum, olay zaten bulaşma yolundan ziyade konu hakkında çok bilgisiziz ve eminim birçok insana yayılıyor ve aids'e çevirmeden fark etmeyecek de bir sürü insan var. türkiye'nin bu halini biraz vahim görüyorum bilinçlilik konusunda. kimse test yaptırmıyor ve ben de yaptırmamıştım, aklımın ucundan bile geçmedi mesela. kimse de demedi ki gel yapalım, şöyledir böyledir. bana bu durum hiç normal görünmüyor.
0
🌸Ranchoddas
(06.06.20)
Genel eğitim düzeyinin bulaşıcı hastalıklara karşı önlem alınması konusunda hiçbir etkisi yok. Hastalıklara sahip insanlarla karşılaşmadan ya da o hastalıkların nedenleri ve sonuçları hakkında bilgilenmeden bir hassasiyet gelişebilmesi de çok mümkün değil.

Bunlar dışında bizim toplumumuz genelinde sağlığına dikkat eden insanlarla dalga geçilmesi günümüzde azalsa da hala bitmiş bir gelenek değil.

Bilinçlenme düzeyi artmamasına rağmen cinsel aktivitede de artış yaşandığı bir gerçek. Haliyle hiv'nin daha da çok yayılması kaçınılmaz.

Yapılacak şey zamanında ve doğru cinsel eğitim verilmesi. Ama biz gençlerin seviştiği gerçeğini yok sayıp cinsel eğitimi de ayıp görüyoruz. Bir okulda doğru düzgün bir cinsel eğitim verilse velilerin birçoğunun tepki vermesi senaryosu hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

Kısaca insanların suçu yok. Ülke politikası sadece kişisel gelişimle kendini kurtarabileceğin bir seviyede. O açıdan hasbelkader kendini cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilinçlendirmediysen "allaha emanetsin"

En büyük yanılgı da "ben güvenmediğim insanlarla birlikte olmuyorum" yanılgısı. Sen olmuyorsun, belki senin güvendiğin insan da böyle bir birliktelik kurmuyor; ama ya onun güvendiği kişinin böyle bir takıntısı olmadıysa? O zaman ne olacak? HIV hızla ortaya çıkan semptomlar göstermiyor. 10 yıla kadar pencere dönemi var. Güvendiğiniz kişinin gençlik zamanında savsaklamasının çilesini siz çekebilirsiniz.
0
mentuhotep
(06.06.20)
Seviştiğimiz her insanın kimle ne yaptığını bilebilmek mümkün değil. Tek gecelik bir ilişkiden de tanıdığımız bir kişiden de bu hastalığı alabiliriz. O yüzden her daim önlem alınmalı diye düşünüyorum.

Mesela geçen ay hpv aşısının ilk dozunu yaptırdım. Yaş ve cinsiyet itibariyle yüksek koruma sağlayacağını söyledi jinekolog. Ama bu aşıyı her birey ortaokulda yaptırsaydı, devlet bu aşıyı karşılasaydı bu hastalığın görülme olasılığı ciddi anlamda düşecekti. Bilinçsiz insanlar tarafından yetiştiriliyoruz ne yazık ki ve kendi önlemlerimizi kendimiz almalıyız.

Ayrıca hiv’i yine korunarak büyük oranda engelleyebilirsin. Hpv buna rağmen bulaşabilen bir hastalık. Onun için daha çok endişelenmen lazım.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.20)
Hiç korunmasız seks yapmadım. Yılda iki kere düzenli olarak test yaptırıyorum.yetmedi aşısını oldum. Önümüzdeki ay 3.sü olacak. Bana bir şey olmasa bile kimsenin sağlığıyla oynamak istemem. Temel bilinç yetiyor bunu öngörebilmek için.
0
monseur thenardier
(06.06.20)
Hiç korunmazsiz seks yapmadım. Mümkün oldukça da seks'i penetration olmayan şekillerde yürütmeye çalışıyorum, sürtünme gibi. Oral bile pek tercih etmiyorum.
0
howfaristhesky
(06.06.20)
Şu an düzenli ilişkim var ancak öncesinde korunmasız seks kesinlikle yapmadım. Dolayısıyla beni HIV'den çok HPV daha çok endişelendiriyor. Partnerimi biraz ince eleyip sık dokuyup seçtiğim için şu ana kadar çok şükür HPV de kapmadım gibi görünüyor.
0
roket adam
(06.06.20)
(11)

Sadece eyeliner varsa makyaj olarak o şekilde uyur musunuz?

damladamla
Yoksa rahat edemem mutlaka silerim mi?
Yoksa rahat edemem mutlaka silerim mi?
0
damladamla
(05.06.20)
Yüzümde hiçbir şey yoksa bile sabah akşam temizliyorum.
0
danbrownie
(05.06.20)
Birkaç saat sonra gözüm kaşınıp yanmaya başladığı için silerim. Çok yorgun/sarhoşken silmeden uyuyabilirim.
0
kobuzchu kiz
(05.06.20)
dışarıdan gelmiş olmam ya da hiç çıkmasam da evin içinde sabahtan akşama kadar zaman geçmesi yüzümü temizleyip nemlendirmem için yeterli.
0
jimjim
(05.06.20)
eyelinersa silmeden uyumamaya calisirim ancak kobuzchu kiz'in dedigi gibi uykudan ölüyor veya sarhosluktan bayiliyor olursam silmeye usenirim. gozkalemi ise bu durumlar disinda da bazen usenip istisna yapabilirim. ama bunlar disinda cok yapmasam da ten makyaji, rimel, far filan varsa mutlaka silip oyle yatarim.
0
in vino veritas
(05.06.20)
yattığım yeri bulamayacak kadar alkollü falan değilsem yüzümü her türlü temizlerim.
0
sanguine mcqaer
(05.06.20)
Makyaj yoksa da temizlemeden uyumam +1
Eyeliner, göz kalemi falan ten makyajı kadar temizlemesi çok zor değil zaten o yüzden üşenmem.
0
aquarium
(05.06.20)
Hicbir sekilde yuzumde makyajla uyumam. Ama bi kere asiri sarhos olup sizmistim. Tek istisnam.
0
matilda
(06.06.20)
Silerim. Makyajla uyumam asla.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.20)
1-2 kere çok sarhoş ve yorgundum, sabah dilediğim kadar uyuyabilecektim, öyle olunca silmeden uyumuştum. Uyanınca hemen silmiştim çünkü gözüm acıdan açılmıyordu.
Ama normalde asla yapamam. Gözlerim mahvolur zaten.
0
megalomaniac
(06.06.20)
Silerim. Sadece eyeliner de olsa makyaj makyajdır. Cildime acımasam yastık kılıfıma acırım; o kadar sürtünmeyle illa gözden çıkıp bulaşır. Uykusuzluktan ölüyorsam bile pamuğa iki damla makyaj temizleyici döküp silmek vakit almıyor.
0
wish i could find a way to disappear
(06.06.20)
makyaj yapmiyorum. kirk yilda bir eyeliner surerim. eve gelir gelmez de silerim.
0
batlegolas
(06.06.20)
(13)

Gunde kac öğün yemek yiyorsunuz ??

hindistan cevizi
Karantina benim butun beslenme duzenimi sarsti. Bazen tek öğün, bazen surekli yiyorum. Sizde durum ne? Kac ogun yiyosunuz, kalori hesabi yapiyo musunuz?? Teşekkürler.
Karantina benim butun beslenme duzenimi sarsti. Bazen tek öğün, bazen surekli yiyorum. Sizde durum ne? Kac ogun yiyosunuz, kalori hesabi yapiyo musunuz?? Teşekkürler.
0
hindistan cevizi
(03.06.20)
Geç uyandığım için 2 öğün. Kahvaltıyı 2de yapıyorum, akşam da 8 gibi yiyorum.
0
cemallamec
(03.06.20)
2 bazen 3
0
ya ben lan neyse
(03.06.20)
Gec uyanirsam kahvaltiyi atlamis oluyorum 2
Normalde 3
0
Kittie
(03.06.20)
If yapıyorum çok uzun süredir.
Kalori hesabı yapmıyorum.
1 ya da 2 öğün yiyorum
0
kisa
(03.06.20)
Normalde 3 öğündü. Öğlenleri çorba içerdim. Karantinada kahvaltı ve akşam yemeğine düşürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
3 öğün düzenli yerim sağlıklı beslenirim. Kalori hesabı yapmadım hiç.
0
Amaranta ursula
(03.06.20)
1 ya da 2 öğün. kalori hesabı yapmıyorum, zaten 44 kiloyum.
0
tabirimekruh
(03.06.20)
normalde 2 idi ama son 2.5 aydır evde olduğum sürece 1-1.5 diyebilirim. sabahları bazen tost yiyorum ufak 0.5 o. kalori hesabı yok.
0
tepedeki psychedelic adam
(03.06.20)
2 buçuk gibi. Intermittent fasting yapıyorum ben de: öğlene yakın kahvaltı ve akşamüstü de düz yemek, arada da meyve/kurabiye/cips evde ne varsa atıştırıyorum. Kalori saymıyorum çünkü daha önce o işlere girip kafayı yemiştim.
0
peki madem
(03.06.20)
Genelde iki öğün, kalori hesabı yapmıyorum ama sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum
0
euteamo
(04.06.20)
2 ogun. Sabah 9da da yapsam 12de de yapsam iki ogun yiyorum. Biraz saatleri degisebiliyor ama 8-9u da gecmiyorum pek. Karantina resmen yeme aliskanliklarimi degistirdi benim. Surekli disarlarda oldugum ve sabit duzenli yeme saatim olamadigindan boyle saa besleniyormusum.
0
red g
(04.06.20)
1 ya da 2
0
camussar
(04.06.20)
3 deaf yiyorum. Resmen asker nizamında. Işe de evden götürüyordum, karantina da hiçbir şey değismedi. Kalori hesabı yapıyorum. Ben yapmıyorum da yemekleri yapan yapıyor (*-*). 10 senedir cips yemedim galiba. Sporcu +1
0
velvetmorning
(04.06.20)
(17)

8 Yıllık Kiracının Alması Gereken Depozito

probiyotik
Merhaba,8 yıl önce 600*2=1200 TL 2 kira depozito vererek girdiğimiz evden çıkacağız. Güncel kira 1200 tl, bizim 2 kira üzerinden depozito mu almamız gerekiyor?8 yıl önceki 600 tl olan kira şu an 1200 TL olduğuna göre bizim 2 kira depozito olarak 1200 TL iade almamız saçma olur; ancak kanunlarda ev s
Merhaba,

8 yıl önce 600*2=1200 TL 2 kira depozito vererek girdiğimiz evden çıkacağız. Güncel kira 1200 tl, bizim 2 kira üzerinden depozito mu almamız gerekiyor?

8 yıl önceki 600 tl olan kira şu an 1200 TL olduğuna göre bizim 2 kira depozito olarak 1200 TL iade almamız saçma olur; ancak kanunlarda ev sahibini koruyacak saçma bir yasa var..

Kanunda ev sahibi bu parayı bir hesaba yatırmalı, eğer hesapta faizle değerlenmişse o şekilde, değerlenmemişse de o günkü para yatar demişler.

Not: Kontratta "depozito 2 kira bedeli olarak alınmış ve 2 kira bedeli olarak iade edilecektir" yazıyor. Ama tabii kontrat 1 yıllık.

Teşekkürler

Edit: Yeni ev tutulduğu için son aylara sayamayacağız. Sözleşmeyi ekledim. Emlakçı 22.maddeyi eklerken bir bildiği vardı sanırım..
0
probiyotik
(03.06.20)
En rahatı son iki kirayı ödememek. Ama güncel kira ile depotizo almanız gerekiyor diye düşünüyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.06.20)
8 yıl önce kaç tl ise şimdi de odur. Yani 1200 almanız lazım. Bence 8 yıl oturduğunuz evden çıkarken 1200 liranın çok hesabını da yapmayın.
0
mg3929
(03.06.20)
Depozitonun güncellendigini duymadım. Ne kadar verdiyseniz o kadar alırsınız.
0
elorelia
(03.06.20)
8 yıllık kiraci olarak gecen ay yaşadım ayni durumu. Bayağı arastirdim herkes baska bir şey söyledi. Anladigim kadarıyla ağzı laf yapan kazanıyor. 1 kira depozitomuz icerdeydi, son ay kira vermedim. Vicdanim gram sızlamadı ve pişman da olmadım. Depozitoyu döviz ya da kontrata 1 kira karsiligi yazdirmak en iyi çözüm.
0
pass
(03.06.20)
Düşününce mantıklı olan şu aslında. Eve girerken iki aylık bir bedel ödemişsiniz. Şimdi çıkarken de iki aylık bedel alınmalı. Enflasyonda kiralar 600 liradan 1200 lira olmuş.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
ben de duymadım öyle bir şey. genelde bu tarz sorunlarla karşılaşmamak için dolar ile depozito ödeyenler oluyor.

şöyle bir şey buldum ama kanun maddesi nedir bilmiyorum

Kira Depozito İadesi Güncel Kira İle Mi Olur, Yoksa İlk Kira Bedeli İle Mi? Bu konuda yaşanan sorunlardan biri de depozito enflasyon hesaplamasıdır. Depozitosunu Türk Lirası olarak veren ve uzun süredir kiracı olan kişilerin parası değer kaybına uğradığı için tartışma yaşanmaktadır. Yeni kanuna göre ev sahibi depozito tutarını bankaya yatırmakla zorunlu olup eğer bu paraya faiz işletmediyse yani vadesiz hesaba yatırdıysa ilk kira bedeli üzerinden ödeme yapar yani aldığı parayı iade eder. Ancak paraya faiz işletildiyse bu durumda söz konusu para faizi ile geri ödenmelidir.

Haberin Tamamı İçin: www.emlak365.com
0
burya
(03.06.20)
mantıken 2 aylık kirayı almanız gerekir tabii ki ama önemli olan kanunda ne yazdığı. o konuda fikrim yok. muhtemelen kanuna göre ne verdiysen onu alıyorsundur.
0
ahm1
(03.06.20)
Mantıken 2 aylık kira. Sonuçta yeni gelen kiracıdan da o 2 kira depozito alacak yine.
0
catch the arrow
(03.06.20)
kiracı çıkıp da "mantıken şöyle böyle olmalı" diyor. böyle bir olay yok. depozito ne kadar verildiyse o kadar geri alınır. dolar depozito olayı sırf bu değer kaybından kurtulmak için ortaya çıktı.

not: çok sayıda kontrat ile hem kira ödemiş ve hem kira kazanmış biri.
0
507
(03.06.20)
kontratta ne yazıyorsa o.
0
argent dawn
(03.06.20)
yazılan rakam neyse o.

ben ev sahibi olarak sözleşme yaparken ek madde yazıp "bir kira karşılığı depozitoyu peşinen aldım. sözleşme sonunda depozitodan düşülecek masraf olmadığı sürece son kirayı ödemeden çıkacaktır." yazıyorum. bundan önceki kiracı para vermiş altın karşılığı yazmıştık. 2 kira depozito vermişti son 3 kirayı ödemeden çıkmıştı. (altının aşırı değerlenmesi) ev sahibi olarak tavsiyem ya kira karşılığı diye not düşürün ya da kanunlar elbette izin veriyorsa altın yahut döviz olarak depozito verin. ev sahibiniz insansa zaten 2 kirayı ödemeden çıkın der değilse yapabileceğiniz ne yazık ki bir şey yok.
0
phonex
(03.06.20)
D. Kiracının güvence vermesi

MADDE 342-Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.





www.erdemakcay.av.tr
guvence-iadesi/
0
corneillus
(03.06.20)
8 yıllık kiracı iseniz bu uzun bir süre önce ev sahibiyle konuşun çünkü evde deformasyon hasar elbette vardır.Önce düzgünce anlaşmaya çalışın direkt kirayı içeride bırakma durumuna getirmeden olayları.
0
shredd
(04.06.20)
Ev sahibin senin paranın bekçiliğini mi yapacak? Kaç para verdiysen o kadar alırsın, türk lirası olarak.
0
Kahir ekseriyet
(04.06.20)
kac para verdiysen o kadar geri alirsin.
0
baldur2
(04.06.20)
2 kira verdiysen 2 kira alırsın budur. ben de kiracılarıma o şekilde davranıyorum ama coğu ev sahibi bunu kabul etmiyor çakallıklarına. siz diretin diretebildiğiniz kadar. ha bir de sen 1200 verdin kardeşim zaten diyen adam depozitonu da ödememek için bin bir türlü takla atar çünkü "son aylara sayamayacağız" demişsin.
0
bisorumvargaliba
(04.06.20)
Burada birim kira olduğuna göre, an it itibariyle kira bedeli ne kadarsa odur.
0
Unde bach canim
(04.06.20)
(4)

karın kaslarım çok güçsüz

yuvarlanantencereninkapagi
en basit karın egzersizini yaparken bile ölüyorum. yapamıyorum açıkçası. napmaliyim? ne kadar zorlasa da yapmaya mi çalışayım?? youtube'dan beginner diye açtığım egzersize bile max 2 dk dayanabiliyorum. en basit şekilde nasıl güçlendirmeye başlayabilirim?
en basit karın egzersizini yaparken bile ölüyorum. yapamıyorum açıkçası. napmaliyim? ne kadar zorlasa da yapmaya mi çalışayım?? youtube'dan beginner diye açtığım egzersize bile max 2 dk dayanabiliyorum. en basit şekilde nasıl güçlendirmeye başlayabilirim?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.06.20)
Sadece karnı değil genel olarak core bölgesini komple çalıştır, bunu yaparken de her bölge için olduğu gibi kademeli bir yükleme yap. Misal core çalıştıran en güzel hareketlerden biri deadbug çalışmasıdır, bunu günlük ya da haftalık yüklemelerle çalışabilirsin, güç öğrenilebilir bi yetenektir, bunu sinir sistemine doğru şekilde öğretmen gerekir, bunun tek yolu da en düşükten başlayıp yükleme yaparak ilerlemektir. Senin için en düşüğü günlük 1 dakikaysa 1 dakika yaparsın, bi sonraki hafta 2 dakika. Böyle böyle zamanla güçlenirsin.
0
angelus
(03.06.20)
Karin benim de en zorlandığım bolge. Üstüne gide gide oluyor. 3 tane mekik cektim diye kucumseme mesela 5 10 artiyor hepsi. Sabirli olmak gerek. Zorlayabildigin kadar zorla canin cok acirsa birak.
0
sanguine mcqaer
(03.06.20)
plank duruşu yapın bolcana :)
0
durme
(03.06.20)
Kaslar yıkıma uğradıkça gelişiyor.. O yüzden 2 dakika boyunca yaptığınız egzersiz de size fayda sağlayacak. Gittikçe dayanabilme zamanınız uzayacağı için burada önemli olan “bir saniye bile daha egzersiz yapamayacağım” kıvamına gelebilmek. Sonunda ölüp bittiğiniz 2 dakikalık egzersiz kaslarınızı güçlendirecek.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
(3)

eğitim bilimlerine nasıl çalışılır?

anarsika
sınava 3 ay var. kabaca 150 videoya yakın konu anlatamı var. alan sınavına girmeyeceğim. yetişir mi? video izlemek mantıklı mı? tecrübesi alan varsa paylaşsın lütfen.
sınava 3 ay var. kabaca 150 videoya yakın konu anlatamı var. alan sınavına girmeyeceğim. yetişir mi? video izlemek mantıklı mı? tecrübesi alan varsa paylaşsın lütfen.
0
anarsika
(03.06.20)
Mustafa top. Kuram yayınları. Gelmiş geçmiş en iyi anlatıcı. Tavsiye ederim.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.20)
O kadar videoyu izleyemezsin. Hem de gereksiz. Pegem konu anlatımını al ve oku. Konu başlıklarından kavram haritası gibi özet not çıkar.
Sadece benim hocamdan ölçme derslerini video izlesen yeterli olur. Öğrenme psk. ve program gel. için belki zorlanırsan video izle ama o da gereksiz bence.
Şu kpss’ye ne olur okuldaki vize/finallere çalışır gibi çalışın. Hızlı ve ayrıntısız. Okuyup geçin.

Pegem’den başka kaynak kullanmayın. Yıllardır bu işi yapan ve Ösym’nin tarzına en uygun yayındır. Farklı kaynaklarla kafa karıştırmayın. Genel kültür için pegem dışı kullanabilirsiniz ama yine güvenilir yayınlar olsun lütfen.
Kpss’ye hazırlanan her tanıdığıma söylüyorum, dinlemiyorlar yine gidip sınavda ayrıntılı düşünüp hata yapıyorlar.
0
coca cola
(03.06.20)
bence de ölçme haricinde video izlemek ile zaman kaybetmemek lazım. altyapınız ne durumda bilmiyorum ama iki hafta konu çalışma, ondan sonra sürekli deneme çözümü. deneme zaten bir saat sürüyor, yarım saat de yaptığınız yanlışlar üzerine çalışın. 10-15 denemeyi geçtikten sonra neredeyse karşınıza çıkmamış soru tarzı ve seçenek kalmamış olacak. bu şekilde kendi gelişimini seyretmek haz verir ve motivasyonu artırır. yoksa sürekli çalış çalış insan perişan olur, dünyanın en sikko konuları.
0
bruges
(03.06.20)
(4)

10 sene sonra piyango vuracak deseler...

sacrilegious
40lı yaşlarınızda bugünün parasıyla 5-10 trilyon ikramiye kazanacağınızı bilseniz bugün yaşantınızda neyi değiştirirdiniz? Nasıl bir hayat sürerdiniz?
40lı yaşlarınızda bugünün parasıyla 5-10 trilyon ikramiye kazanacağınızı bilseniz bugün yaşantınızda neyi değiştirirdiniz? Nasıl bir hayat sürerdiniz?
0
sacrilegious
(01.06.20)
yine akademiye yoğunlasirim. doktora yaparim.
0
lycoxin
(01.06.20)
Aynı şekilde devam ederdim.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
İşi gücü bırakır gezer dolaşırım.
0
materyalist imam
(01.06.20)
sagligima biraz daha dikkat ederdim.
0
chezidek
(01.06.20)
(16)

Bu evlilik bitmeli mi?

el magico
Selamlar,Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim. 4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şe
Selamlar,

Uzun açıklamalı bir soru olacak. Sabrınız için şimdiden teşekkürler. Soruma yanıt verirken cinsiyet ve seçtiğiniz şıkkı yazarsanız çok sevinirim.

4 yıllık evliyiz. 1,5 yaşında bir kızımız var. 5 aydır boşanma konusunu ciddi ciddi düşünüyoruz. 2 aydır terapi görüyoruz ama neredeyse hiçbir şey değişmedi.

Eşimle kavga etmediğimiz zamanlarda güzel vakit geçiriyoruz ama bu zamanlar çok nadir. Çocuktan önce de böyleydi ama çocuktan sonra ikiye, üçe katlandı neredeyse. Kavgalarımızın sonunda artık sürekli boşanma davası açılıyor. İşin sıcaklığı geçince dava hemen kapanıyor.

Kavgalarımızın dört ana konusu var;

1- Eşimin benim kadar tertipli ve düzenli olmaması. Düzensiz demiyorum ama onun için öncelik keyif yapmak daha sonra ortalığı toplamak. Benim içinse tam tersi. Ortalık derli toplu olsun ki rahatça keyif yapabileyim. Bu zamanla biraz düzelse de hala onun dağınıklığını ben topluyorum. Ben de eskisi kadar şikayet etmiyorum artık. Bazı şeylere gözümü yumuyorum.
2- Çocuğumuz olmaya yakın kendi evimizi bırakıp eşimin annesinin yakınına, kiraya çıktık. Maksadımız doğum izni sonrası eşim çalışmaya başlayınca bakıcı tutmak yerine annesinin çocuğumuza bakmasıydı. Ama diğer torun yüzünden bu olmadı. Maddi durumumuz biraz daha iyileşince eşim ücretsiz izin aldı ve kızımıza kendimiz bakmaya devam ediyoruz. İzin bitince ne olacak belli değil. Şu an için çocuk bakmasını geçtim, eşime biraz daha fazla vakit ayırmasını istiyorum. Ama diğer kızı ve torun yüzünden o da olmuyor. Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz.
3- Onun ve benim ailemdeki davranışlar. İkimizin de ailelerinde sevmediğimiz davranışlar var. Ben bunları eleştirip düzelmesini sağlamak istiyorum. Ama eleştirdiğim kişiyle de aramı bozmuyorum. Küsme huyum yok. Ama o benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. Ben bizim taraftaki eleştirilen davranış ile ilgili konuşup düzeltmeye çalışıyorum. Ama eşimin ailesi hakkında en ufak eleştiri yüzünden kavga çıkıyor.
4- Arkadaşlar ve alkol. Bekarken daha sık dışarı çıkıp içkili ortamlara takılıyordum. Evlendikten sonra bunu azalttım. Çocuk olduktan sonra neredeyse ayda bire indi. Evlenmeden önce eşimle de çıkar, yer, içer, eğlenirdik. Arkadaşlarımla da hep beraber takılırdık. Evlendikten sonra çok istememeye başladı. Çocuk olduktan sonra ise gece hiç dışarı çıkmaz oldu. Kahvaltı ya da kısa ev oturması olursa tamam ama bar, meyhane filan yok. Hatta çocuğun düzeni bozulmasın diye evimize bile misafir kabul edemez olduk. Ben de sürekli çıkalım, edelim, evimize birileri gelsin demiyorum. Ama ayda bir de olsa çocuğun düzeni bir akşamlık bozuluversin. Gerekirse o akşam için çocuğu kayınvalideye bırakalım diyorum. Bu da bir ihtiyaç bence. Haa bunu söylerken çocuk bakmanın zorluğunu da bilerek söylüyorum. Yükün çoğunluğu eşimde olsa da çocuğu uyutmak, yemek yedirmek, altını değiştirmek vs. işleri elimden geldiğince ben de yapıyorum. Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor. Olan şey ise herhangi bir insanın sarhoş olduğunda yaptığı; Barda dans etmek, meyhanede şarkı söylemek, arkadaşına sarılıp halay çekmek, hoplayıp, zıplamak, gülmek, eğlenmek. Şimdiye kadar ara sıra kusma dışında kavga, dövüş vs. bir duruma düşmedik. Arkadaşlarımla erkek erkeğe çıkmama bir şey demiyor ama insan karı koca olarak da takılmak istiyor. Yılda bir kez bile olsa arkadaşlarımı eve davet etmek istediğimde, eğer içki varsa burası pavyon mu? Evli barklı adamsın diyor. Kendi arkadaşlarıyla takıldığımızda içilmesi o kadar sorun olmuyor. En son tartışmamızda dediği şu; "Ben istemediğim ortama girmek zorunda değilim. Benim sınırım bu." Bense insanın eşi için bazı şeylerde fedakarlık yapması gerektiğine inanıyorum. Ben de onun her arkadaşına/akrabasına bayılmıyorum. Ama bir yere gidilecekse ya da misafir gelecekse buyursunlar gelsinler diyorum. Arkadaşlarıyla planı varsa sorgusuz sualsiz katılıyorum. Ayrıca bu konuyu açtığımda ailemi alkol ve arkadaşa tercih ettiğimi söylüyor. Benimse öyle bir niyetim yok. Sadece eşimle arkadaşlarımı ortak bir paydada buluşturmaya çalışıyorum. Tabii ki öncelik her zaman eşim ve çocuğumda.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Hadi 1 ve 2. maddeleri siktir et ama 3 ve 4 için dayanamıyorum artık. Ailem ve arkadaşlarım hakkında sürekli olumsuz düşünmesi ve onlarla görüşmek istememesi beni üzüyor. Bu yüzden sorunumun çözümünü iki şıkka indirdim. Siz ne yapardınız? Lütfen cinsiyet bilgisi ile yanıt verin.

A) Boşan gitsin. Böyle hayat geçmez. Kızın bu gergin ortamda büyümemiş olur hem.
B) Ufacık kızın var. Onun günahı ne? Bırak arkadaşlarınla ailenle samimi olmasın, çok görüşmesin. Nasıl olsa erkek erkeğe çıkabiliyormuşsun, buna şükret. Aile ve arkadaş konusuna gözünü yum ve evliliğine devam et.
0
el magico
(01.06.20)
Eğer iki insan konuşabiliyorsa ve birbirini seviyorsa, bunlar hiç büyük aşılmayacak problemler değil. Sizi anlayabiliyorum. Ama bunun sonucu boşanmak bence kesinlikle olmamalı. Saygı ve de sevgi varsa. İnsanlar neler yaşıyor da birlikteliklerini boş ve gereksiz yere devam ettiriyorlar.
Konuşmaya çalışın, diliniz sevgiyle olsun. Empatiyle olsun. Ona verdiğiniz değerden, birlikte yapmaktan hoşlandığınız, özlediğiniz şeylerden bahsetmeyi deneyin.
0
Semi
(01.06.20)
Evlilik başlı başına sakat iş zaten. Bence birinci şık. En azından sağlıklı bir psikolojiniz olur. Kızınıza da daha iyi babalık edersiniz.

K
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
evliliğe antipatik yaklaşan biri olarak ben de bunların aşılamayacak problemler olmadığını düşünüyorum. böyle çift kişiyi içeren durumlarda eşinin de ne diyeceği de önemli, bi de ondan dinlemek lazım belki de.

4'ü bu kadar büyük problem etmen tuhaf, sevdiğin insanla beraber olmak güzel ama o da istiyorsa. istemiyorsa istemiyordur. evlenirken her şeyin eskisi gibi olacağını sanıyordun muhtemelen ama evliliğin normali bu. hele bi de çocuk var, millet arkadaşlarıyla çıkmak için bile izin alamıyorken senin durumun şımarıklık oluyor.

3 de idare edilebilir bir problem. eleştirip düzeltemezsin karşı tarafın ailesini, hele ki eşinin böyle bir niyeti yoksa. yine evlilik böyle bir şey bizim toplumumuzda; ya komple bağ koparılacak -ki kayınvalideden çocuk bakmasını istiyorsan bunu isteyemezsin- ya da idare edilecek. bununla yaşamayı ve anlık sorunları çözmeye çalışman lazım.

2- "Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum"
bunun adı dırdır etmek, olmuş bitmiş, kayınvalidenden bunu isteyemezsin. öbür torun olmasa bakacakmış, şartlar değişmiş. eşin için üzülüyorsan bu konudan ötürü eşini üzmemeyi deneyebilirsin.

1- evlenmeden önce düşünmen lazımdı bunu, bir anda değişmedi muhtemelen. başka bir insanla beraber yaşamak -o kişi eş de olsa, çocuk da olsa, anne de olsa- bu tarz durumlarda ortak payda yakalamayı gerektiriyor. aşırı bir dağınıklığı varsa sen de toplamazsın tepki olarak, bir noktada toplayacaktır. hatta hiç söylemeden bir anda kesersin, ortalık çöp eve dönüp sana söylenmeye başlarsa fark etmiş olur belki. bu sorunlar arasında en konuşulup çözülecek olanı zaten.

biraz control freak'lik sezdim sende. bunu aşabileceğini kendi kendine, eşinden bağımsız düşünüyorsan ortak noktada buluşabilirsiniz. sen üzerine düşeni yapıyorsan ve ondan hamle gelmiyorsa o zaman düşünürsün ayrılma seçeneğini.
ama orta noktada buluşmaya niyetin yoksa, sen elinden geldiğini ve daha fazlasını yapmayacağını düşünüyorsan çocuğu bu ortamda büyütmek cidden sorun.
0
Bruce
(01.06.20)
hepsi düzeltilebilir problemler ama sen her konuda kendi istediğinin olması için baskı yapıyorsun, olmayınca da huzursuzluk çıkarıyorsun gibi duruyor yazdıklarına bakınca. daha ılımlı olmalısın, özellikle de evliysen. karşındaki insanın da istekleri ve kararları var, ortak bir noktada buluşmanız gerekiyor. ben de birinci şık diyorum, kadının ruh sağlığı açısından özellikle.
0
pearson
(01.06.20)
Siz sanırım henüz evliliğe adapte olamamışsınız.

"Ben de taşınmamızın hiç bir mantığı kalmadığı için eleştirilerde bulunuyorum. Zaman zaman dozunu kaçırmış olabilirim. Ama bu kadar konuşmamın asıl sebebi eşim için üzülmem. Kendine daha fazla vakit ayırması için elimden geleni yapıyorum ve özellikle taşındığımız için annesinden de bunu bekliyorum. Üstüne bir de kiracıyla uğraşıyoruz."

Eşiniz büyük ihtimal annesine yakında oturduğu için çocuk açısından kendisini rahat hissediyor. En azından bir şey olsa annem yakınımda gelir bakar diyebiliyordur. Siz bu ev mevzusunda zaten sürekli eleştiride bulunup, hatta eleştirinin şikayet etmenin dozunu kaçırdığınızı kabul etmişsiniz.

"O benim ailemden birinin en ufak kusurunda hemen ipleri koparıyor. Bizimkilerde de suç yok demiyorum ama uzaktayız zaten. İdare edilebileceğini düşünüyorum. Eleştirsin ama küsmesin. "

En ufak kusurdan kastınız sanırım ufak bir kusur değil. Yoksa bizimkilerde "suç yok demiyorum" yazmazdınız. Sizin ailenizi sizin idare etmeniz gerekir eşinizin değil. Uzaktayız zaten eşim ailemden gelen eleştirileri, sözleri kabul etsin, duymamazlıktan gelsin demeye çalışmışsınız.

"Dışarı çıkma ya da eve arkadaş davet etmeyi konuşmaya başladığımızda konu alkole geliyor. Çakır keyif ya da sarhoş olduğumuzda rezil duruma düştüğümüzü, götümüzün başımızın oynadığını ve o yüzden çıkmak istemediğini söylüyor."

Eşiniz önceden de sizin kadar gece dışarı çıkan biri değilmiş. Siz de belli ki içki içme konusunda ayarı olan biri değilsiniz. Bunun ayarını kaçırdığınız için eşiniz rahatsız oluyor. Arkadaşlarınızı eve toplayıp, içki keyfi yapmamanızı istemesi de gayet normal. Zaten erkek erkeğe çıkmanıza da tamam diyormuş.

Siz sanırım evinizi silip süpüren, sizin ailenizle güzelce geçinen, sizin dışarı çıkıp eğlenmenize ses çıkarmayan bir köle arıyorsunuz.

Ben eşiniz adına üzüldüm. Allah kolaylık versin kendisine. Siz evlilik ve çocuk olayına alışamamış kabul edememişsiniz. Boşanın rahat edin.
0
GoodMorningTeacher
(01.06.20)
bence esine cok baski yapiyorsun. hicbir evlilige bitsin diyemem kadin ya da erkek cok buyuk suclu degilse bu yuzden bosanma, isleri yoluna koymaya calis. esinin gonlunu al, uyum saglamaya calis diyorum. sen esine iyi davrandikca o da sana iyi davranmaya baslar.
0
anais
(01.06.20)
Gördüğüm kadarıyla genelde gömülen taraf siz olmuşsunuz. Ama bence o kadarını hak etmiyorsunuz. Sonuçta buraya bile gelip derdini anlatmaya çalışan objektif yazmaya çaba gösteren bir adam esasında "evliliği nasıl kurtarabilirim?" diye soruyordur. umut ve çözüm arayışı sizinki. o yüzden gömmek haksızlık olur.

bence ilişkinizde olumsuz taraflara değil olumlu taraflara odaklanmayı deneyin. gerçekten de evli ve küçük yaşta çocuklu bir erkeğin, erkek arkadaşlarıyla alkollü gecelere devam etmesi, her evlilikte bulunan bir şey değil. bu eşinizin hanesine artı olarak yazmanız gerek. ama kocaman bir artı. öyle karalama bir şey değil.

insanların eğlence anlayışı zaman içinde değişebilir. eskiden alkollü ortamlarda eşlik eden eşiniz şimdi artık sevmiyor olabilir. zorlamayın. ailenizi alkol ve arkadaşa değiştiğinizi söylüyorsa bunlar onların hisleri. niye böyle hissetmiş olabileceğini biraz düşünün. bunlar öyle bir çırpıda ulaşılabilecek hisler değil.

boşanmak işin en basit kısmı. burada öyle "boşa gitsin" yazanlara sormak lazım, çünkü bekara karı boşamak kolay diye bir laf var. acaba kaç tanesi ortada 1,5 yaşında çocuk varken eşlerinden ayrıldılar.

bence, eşinizin kendisine zaman ayırmasını istemek yerine siz biraz ona zaman ayırın. anlaşılan bebek doğduktan 1 yıl sonra başlamış bu gergin ortam. bence eşiniz ilgi istiyor, sevildiğini görmek ve gerçekten hissetmek istiyor. başbaşa olmak istiyor. ama sizin dayattığınız şekilde değil. kendi mutlu olabileceği bir başbaşa zaman ve ilgi istiyor. eskiden olduğu gibi, "alkolden ve arkadaşlarınızdan" daha değerli olduğunu hissetmek istiyor.
0
elestirman
(01.06.20)
Bu ilişkiye zehri salan sensin görünüyor.
0
osssy
(01.06.20)
genel olarak bruce+1

1. çok titiz bir erkeğin eşi küvetin giderinde saçlarını bırakan, temizliğe hiç dikkat etmeyen biriyse o evliliğin yürümeyeceğine inanırım.
yani birinci madde hafife alınacak bir madde olmaz benim için ama söylediğiniz konuda ben sizde biraz "bilmişlik" ve kontrolcülük sezdim açıkçası.

2. siz bir düşünceyle hareket etmişsiniz ama evdeki hesap çarşıya uymamış.
kaldı ki, eşinizin annesi sizin çocuğunuza bakmakla yükümlü değil.
yani onun garantisine güvenip çocuk yapmadığınıza göre, şu durumda konuşup durmanın anlamı yok.
eşiniz yoruluyor diye üzülüyorsanız konuşmak yerine bakıcı tutun.
tutamıyorsanız, huzur verin.
devamlı olmuş bitmiş bir konu hakkında yorum yapmak kadar saçma bir şey yok.
sonuçta yine de annesine yakınsınız ve elbette önemli bir şey olsa, "annem yakında" hissini eşiniz her şekilde hissediyordur.
yani bu neden tartışma konusu haline getirip olaya bu kadar saplandığınızı anlayamadım.

3. eleştirerek düzelme sağlayamazsınız.
zaten eşinizi de, ailesini de, başka birini de değiştiremezsiniz.
değiştirebilecek olsaydınız da yine bu konuşarak yapılamazdı.
bazen saygı gösterip susabilmek lazım.
dediğiniz gibi küsmemeniz elbette doğru bir davranış.

fakat sizin aileniz uzakta olduğu için iki tepkinin ölçüsünün aynı olduğuna inanmıyorum.
eşinizin ailesiyle daha çok yüz yüze bakıyorsunuz ve görüşüyorsunuz belli ki.
sosyal olarak zaten dediğiniz şey değiştirmeye çalışmak ve sürekli eleştirmek dışında normal.

benim anlamadığım, sizin aileniz uzaktan bile nasıl ilişkiyi kesmeye sebep olabilecek kadar bir müdahalede bulunuyor?
ki "bizimkilerde suç yok demiyorum" demişsiniz.
zaten az görüşüyorsunuz, uzaktasınız, bu yorumu da yaptığınıza göre ortada saçma şeyler var gibi geldi.
tavır koymak eşinizin hakkı, yapılacak şey durumu idare etmek.
eğer ortada gerçekten bir haddini aşma durumu varsa, eşinizden anlayış beklemek yerine, ailenizi dizginlemeniz lazım.

4. eşinizle dışarı çıkma keyfinin ayrı olmasını anlıyorum ama sanki eşiniz sizin eğlence tarzınızdan hoşlanmıyor gibi geldi.
yani bir akşam yemeğine çıkıp, iki kadeh şarap içip dönmek de mi kabul görmüyor?
o da kabul görmüyorsa bilemem, ama meyhane ve gece hayatına dahil olan şeylerden tepki aldığınıza göre, muhtemelen sizinle eğlenmiyor.
arkadaşlarınızla ortamınızdan, hatta arkadaşlarınızdan hoşlanmıyor da olabilir bu arada.
o da bir ihtimal.

çocuğun düzeni bence de bozuluversin, onda bir şey yok.
ama sanki o biraz mazeret ediliyor gibi geldi bana.

evlenmeden önce de böyleyse, o zaman yine "zaten öyleymiş, neden şikayet ediyorsunuz?" diyeceğim.
evlendikten sonra böyle olduysa, artık öyle şeylerden keyif almıyor olabilir.
yaşlar kaç bilmiyorum ama şimdi meyhaneye gitmek var, meyhaneye gitmek var.
ben de meyhaneye gidiyorum ama dediğiniz tarzda hoplamalı zıplamalı şeylerden ben de hoşlanmam.
o yüzden acaba eğlenme şeklinizden rahatsız oluyor olabilir mi diye düşündüm.

bu durumda kendinize özel bir aktivite yaratabilirsiniz belki.
yani arkadaşlarla eşi bir araya getirme konusunda ısrarı bırakın, karı koca bir yemek yiyip dönün mesela.
"seni akşam yemeğine çıkarayım" diye flört edin, çocuk işini de gerekirse kayınvalidenizle konuşup organize edin.
böyle bir teklifi de reddediyorsa, onu bilemem.

sizi evlilik içinde biraz kontrolcü, ısrarcı ve "fazla konuşan-dırdır yapan" kişi olarak gördüm açıkçası.
biraz rahat verin bence, çünkü sanki siz "sussanız" ortada pek bir sorun kalmayacak.
susmaktan kastım kendinizi şişirin anlamında değil elbette.
ama çözümü olmayan, iş işten geçmiş konularda ve düzeltemeyeceğiniz şeylerde fazla ısrarcı ve tutturan bir tavrınız var gibi.
halbu ki bu sorunlara alternatifler yaratabilirsiniz.
mesela gündelikçi ya da bakıcı tutun, evdeki dağınıklık ve anneyle ilgili sorunu çözmüş olursunuz.
yapamıyorsanız da destek olun.

gece dışarı çıkma konusunu önce karı koca aktiviteleriyle canlandırın, belki çocuk büyüdükçe o da biraz ayak uydurur, arkadaşlarınızın ortamına da girer.
bunlar seçenekleri olan konular.
niyetiniz iyi olsa da, karşıda sürekli söylenen ve konuşan birinin olması insanda gerginlik yaratır.
üstelik bütün gün çocukla ilgilenen biri zaten gergindir diye tahmin ediyorum, üstüne gitmeyin.
bunlar biraz çocukça serzenişler, yani ortada derin bir konu yok aslına bakarsanız.
0
blatta hiberna
(01.06.20)
öncelikle sorunlu bir evliliği çocukla taçlandırdığınız için sizi tebrik ederim.

neyse.

ben ortada boşanacak bir problem göremedim. hele ortada çocuk varken arkadaşlarım eve gelemiyor diye ağlanmak mantıksız geliyor.

1 ve 2 ise hayatımda duyduğum en saçma kavga sebepleri. dillendirebiliyor olmak bile komik. ilkini salla zaten çok düzen ve temizlik merakın var varsa kendin yap, temizlikçi tut. kayınvalidenin çocuk bakmaması konusunda ise bu duruma üzülüp kızmış olabilirsin ama dillendirip kavga çıkarmanın manası ne? daha neyini eleştiriyosun olmuş bitmiş, eşinin suçu ne?
0
elorelia
(01.06.20)
Hepsini okudum. Pardon ama sizin derdiniz ne? Bunlar problem mi? Bunun icin yuva yıkmayı cocugu bosanmis aile psikolojisi ile mahvetmeyi dusunuyorsaniz siz olgunlasmamissiniz bence. Rahat batmis gibi de. Boşanmış bi aile cocugu olarak gicik oldum sorunuza kusura bakmayin. ayrıca @blatta +1

edit: siz derken ikinizi de kastettim.

K
0
sanguine mcqaer
(01.06.20)
1- Sonuçta o ev bi şekilde düzenleniyor. Ha önce ha sonra, biraz esnemelisin.
2- Karın bu konudan şikayetçi değilse, senin yorum yapmana gerek yok.
3- Aileleri evin dışında bırakın. Kimse ana babasını seçemiyor, 60 yaşına gelmiş insanları değiştirmek sizin vazifeniz değil. Boşuna eleştiriyle siz kendinizi yormayın. İkiniz de ailelere saygıyla yaklaşıyorsanız yeterli, kimseyi sevmek zorunda değilsiniz.
4- Burada mevzu garip. Eve arkadaşla gelince "Burası pavyon mu?" çok kalitesiz bir söylem. Kaç yaşına gelmiş insanlar ağzınızla içemiyor hala sağa sola kusma moduna geliyorsanız o da garip. Ağzınızla içiyosanız bu laf gelmezdi sanki?

Özetle: Esnemen lazım hocam. Yoksa bu iş olmaz.

Ha bi de çocuktan önce de bu kadar olay vardıysa bu rağmen çocuk yaptıysanız "B" şıkkı sizin en başta düşünmeniz gereken şeydi. Kavga gürültü içinde bi eve çocuk getirme kararını verirken daha bencilce davranmışsınız ikiniz de. Şimdi boşansanız da devam da etseniz o çocuğa çok yazık.
0
lcha
(02.06.20)
şikayet ettiğiniz şeylerden 1-3-4 hepsi karı koca olarak aşmış olmanız gereken sorunlardı. bu konuda önerim yok sadece şunu soracağım. 5 yıllık evlisiniz, 1,5 yaşında çocuğunuz var. hadi 1 yıl diyelim hamilelik sürecini de çıkaralım. 2,5 yıllık evliyken çocuk yapmışsınız. geldiğiniz noktanın sebebinin karı-koca olmayı beceremeden anne baba olmak olduğunun farkında mısınız?
0
halanne
(02.06.20)
Öncelikle sebepler çok geçersiz. Yani bu tip sebepler bana boşanmak için çok eften püften geliyor, rahatlık batması gibi geliyor bu yüzden (b) şıkkı diyorum. Milletin ne sorunları var siz neyin derdindesiniz.

Erkeğim.

1- belki çok tertipli biri değilim diyedir ama yine de obsesif insanlara biraz kıl oluyorum. Evin düzenli tertemiz olması güzel şey eyvallah da eğlenmeye manilik bi tarafı yok.

2- kiracınızı çıkarıp geri taşının olsun bitsin. Bakıcı da tutmuşsunuz işte. Eşiniz hamile iken güven duygusunu annesine hissedip olmayacak bir şeye kalkışmış olsa da böyle olacağını bilse kendi de taşınmazdı, size eziyet olsun diye yapmış gibi anlatıyorsunuz, siz zaten gözden çıkartmışsınız gibi geldi.

3- çözümü şöyle bulabilirsiniz: eleştirme noktasında karşılıklı anlaşın, eleştirtmeyin, eleştirmeyin olsun bitsin. Dedikodu tarzı şeylerinden hoşlanmadığınızda da konuyu değiştirin ya da konuya ilgisiz davranın, dedikodudan hoşlanmadığınzı belirtin.

4-sadece bu konuda size hak verdiğim yan, eşinizle dışarıda yapmak istediğiniz olabilir ama bu da boşanmak için pek tutarlı değil. Milletin karısı sizin imtiyazlarınıza bile sahip olamıyor. Sizinde kendinize ait bir alanınız var demek ki ne güzel işte.
0
Unde bach canim
(03.06.20)
Umarım aranız düzelir. Evlilik ciddi bir şey, ortada çocuk da var. Sunduğunuz argümanlar evliliği sonlandırmak için bence çok basit. Bu olayların boşanmayı düşündürmesi asıl düşünülecek şey belki de. Gerçekten sadece bunlar mı?

28, E.
B şıkkı.

3 numaraya dair yorumum yok. can sıkıcı bir durum ama bu kadarsa boşanma için bir sebep olamaz.

Ben asıl 4'e çok şaşırdım. Sizin bir kerecik olsun eşiniz ve arkadaşınızla beraber olmak istemeniz kadar onun da arkadaşlarınızla beraber olmak istememe hakkı var. O kırılmasın diye istemediğiniz ortama girmeniz onun hatası değil. Belki bundan hoşnutsuz olduğunuzu bile göstermediniz ya da o kadar hoşnutsuz olduğunuzu bilmiyordu. Eşinizle beraber takılabiliyorsunuz, dışarı çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla çıkabiliyorsunuz, arkadaşlarınızla evde görüşebiliyorsunuz. ama eşiniz ve arkadaşlarınızla hep beraber alkollü bir buluşma yapamadığınız için çok bunalmış hissediyorsunuz.

bence sizin bu ısrarınız eşinizin size saygı duymasını azaltacak. hatta belki o alkollü eğlencelerde şarkı söylemek, dans etmek gibi sıradan sarhoş aktivitileri size olan saygısını azalttı bile. yazdıklarınızdan bu anlamı çıkarıyorum.
0
biseysorcaktim
(03.06.20)
Bence boşanırsanız boşanma sebebiniz bu konular değil bu konuları bile halledemiyor oluşunuz olabilir. Bu konular halledilebilir şeyler, demek ki taraflardan biri egosundan ödün vermiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.06.20)
(18)

makarnaların farkı var mı ve nasıl tüketiyorsunuz?

tabudeviren
filiz, nuhun ankara, piyale, oba vb..bunların arasında lezzet olarak "ben şunu tercih ediyorum" dediğiniz bir marka var mı?bir de nasıl tüketiyorsunuz?ben sadece ton balığı ile yiyebiliyorum.
filiz, nuhun ankara, piyale, oba vb..

bunların arasında lezzet olarak "ben şunu tercih ediyorum" dediğiniz bir marka var mı?

bir de nasıl tüketiyorsunuz?
ben sadece ton balığı ile yiyebiliyorum.
0
tabudeviren
(01.06.20)
Sadece barilla yiyorum.

Ton balik, kiymali domatesli sos, sarimsakli yogurt + nane
0
Kittie
(01.06.20)
Ankara alıyoruz biz hep. Aliskanlik sanırım. Kremalı mantarlı vs özel yapacaksak barilla penne alıyoruz.

Değişik sos soruyosan
Krema Soslu Sebzeli Makarna www.nefisyemektarifleri.com
Bu ablanın anlattığı sos çok güzel oluyor.
0
elorelia
(01.06.20)
barilla yoksa pastavilla

bunlar pişirince diğer markalara göre daha diri kalıyorlar o yüzden
0
freebird5406_2
(01.06.20)
Makarna bekarın kara gün dostudur, her halini severim <3
Salçalı soslu, domatesli sos ve evdeki malzemeye göre türevleri, peynirli (evdeki peynirlere göre, varsa kavrulmuş yer fıstığı da ekliyorum), bolonez soslu+sarımsaklı yoğurtlu, pesto soslu... her hali güzel.
0
pati
(01.06.20)
barilla hala en iyisi.

diğerleri arasında nuhun ankara, geçen corbada kullandıgımız sehriyede bile farkettik farkını. ama maalesef rıfat hisarcıklıoglunun karısına aitmiş bu şirket.
0
art vandaley
(01.06.20)
Neden bilmiyorum sadece barilla alıyorum. Daha kaliteliymiş gibi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
özenli yapacağım makarnalar için de cecco alıyorum, normalde barilla. ben fark olduğunu düşünüyorum de cecco, barilla ve türk markaları arasında. özellikle al dente pişen makarnada fark ediliyor farklar.

soslu yiyorum makarnayı bitek, peynir olur mantar olur pesto olur alfredo olur.
0
Bruce
(01.06.20)
Genelde sade, bol yoğurtla.

Pastalaya diye bir tarif keşfettim onu da yapıyorum arada güzel oluyor.

Bol domates sosuyla.
0
Sahikaa
(01.06.20)
italyanlar > nuhun ankara > diğerleri
0
cptxxx
(01.06.20)
barilla veya filiz. aynı fabrikanın ürünü zaten.
0
sutlu nescafe
(01.06.20)
Eskiden Arbella iyiydi ama tadını değiştirmişler.
0
bitchesaintshit
(01.06.20)
Mantarlı falan istiyorsam yaş makarna alıyorum migrostan. Onun dışında barilla veya Ankara.
0
kestane gürgen palamut
(01.06.20)
barilla alıyorum.
yoksa, bulamadıysam, nuhun ankara.

bizim evde makarna hiç sade yenmezdi, şimdi ben de en kötü ihtimalle domates soslu normal makarna yapıyorum.

onun dışında en sık yaptığım kıymalı.
ve bazen de fettucini alfredo.

arada bir değişik tarifler ya da malzemelerle doğaçlama da yapıyorum ama düzenli olarak yaptıklarım bunlar.
0
blatta hiberna
(01.06.20)
filiz veya ankara alırdım eskiden.

ayrı ayrı olmak üzere, ton balığı, hindi/tavuk göğsü, kasap sosisi, kıymalı domatesli sos, ketçap+mayonez, krema+sarımsak, soya soslu sarımsaklı pırasa sotesi (bunun omleti de süper oluyor. pırasaları nispeten ince ince doğrayıp tavada azıcık öldürüp üstüne yumurta kırınca kıyır kıyır yemesi çok keyifli oluyor.).

bir de makarnayı süzgece aldıktan tencerede tereyağı eritip hafiften nane ve sarımsak döndürüyorum, makarnayı buna ekleyip birazcık suyla açılmış süzme yoğurt ekliyorum. bu da efsane oluyor.
0
chezidek
(01.06.20)
Genelde yas makarna kullaniyorum ve kendim aciyorum, kismen zevk icin, kismen de tercih meselesi. Yas makarna ile yapabileceklerinizin siniri yok, ayrica 20 kusur lira gibi absurd rakamlara ulasan lazanyalari pogaca parasina yapmaniz mumkun. Tek dezavantaji al dente yapmak pek mumkun degil. Oyle bir tat ararsam da barilla kullaniyorum. Kalitesi diger makarnalar ile fark ediliyor.

Nasil tuketiyorsunuza cevaben de lazanya ile ya ispanakli ya da kiymali ragu yapiyorum. Bunun disinda firinda fume soslu veya kremali mantarli tavuklu gibi soslarla ve farkli icler hazirlayarak tortellini, ravioli ve cannelloni yemeyi cok seviyorum. Ama bir tanesini sec derseniz hakiki, kisik ateste 2-3 saat pismis ragu bolonezli lazanya derim.

İnternetten youtube’dan filan pek cok tarif bulabilirsiniz. Gennaro’yu oneririm youtube’dan, kitap olarak da marcello hazan’in kitabi italyan mutfaginin textbook’u gibi biseydir. Makarnanin bekar ve fakir yemegi olarak adinin cikmasi uzuyor beni :)
0
gibicibicis
(01.06.20)
Ek olarak ev yapimi pesto ve domates kereviz soslu makarnayi da epeyce tuketirim. Pesto tarifi her yerde var zaten, kerevizli olanin linkini de suraya birakayim

yemek.com

Bir de ravioli tarifi vereyim

yemek.com
0
gibicibicis
(01.06.20)
Olmaz mi farki!

Temporin´in klasik spagettisi harika. Her türlü sosla iyi gidiyor, ama asidetisi yüksek domates soslariyla cosuyor. De Cecco´nun spagettesi lastik gibi, hic sevmiyorum.

Antichi poderi´nin picisini bulursam, porcini mantarina bogarim. Ama iste, hep bulunmuyor. En sevdigim makarna üreticisi ve makarna türü bu.

Buitoni No.72, kremali soslara cok iyi gidiyor, sosla cok iyi birlesiyor. Mesela yesil kuskonmazli, beyaz sarapli soslarla.

Siradan makarna salatalari icin Barilla aliyorum. Memnunum.
0
buf-e kür
(01.06.20)
pesto + takip.
0
kumandanim
(01.06.20)
(17)

Favori yonetmeniniz kim?

encokbenisevinnolur
Ve neden o?Ne bileyim bir filmindrn bir sahne... ya da başka bir örnek verebilir misiniz?
Ve neden o?
Ne bileyim bir filmindrn bir sahne... ya da başka bir örnek verebilir misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
Özellikle biri yok.

Almodovor filmiyse kesin bakarım. Sürprizli hikaye anlatımlarını seviyorum.

David Fincherin ışık kullanımı, yarattığı atmosfer çekiyor. fight club ve benjamin button'dan epey bir kredisi var.

james cameron, christopher nolan, peter jackson ya da ridley scott yazıyorsa kesin sağlam filmdir. konusu önemli değil. hata payı 10da 1 filan olabilir.

yazarken fark ettim. hepsini unut. benim yönetmenim Tim Burton. Burton varsa masal var, sürrealizm var, komedi var, fantastik var, efekt var, aksiyon var, absürtlük var, sağlam mesajlar var, ince göndermeler var demektir.
0
elestirman
(01.06.20)
Of zor soru.

Türkiye sinemasından çoook var. Yönetmen sıralamaya üşendim ama en en en sevdiğim filmi paylaşayım
www.youtube.com

Sevdiğim sahnelerden birini de paylaşayım, 1 buçuk dakikalık kadar olan kısmına bakabilirsin
youtu.be

Yabancı olarak en sevdiğim Xavier Dolan
www.youtube.com
www.youtube.com
0
buff
(01.06.20)
Filmden çok anlamam ve istikrarlı bir film izleyicisi değilim. Şu ana kadar istisnasız tüm filmlerini beğendiğim iki yönetmen oldu; Haneke ve NBC. Sonuçta film dediğimiz şey yapay. Ama bu yönetmenlerin filmlerini izlerken hayatı izliyormuşum gibi geliyor. Her şey olağan.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
Sirf Guz Sonati'ndan dolayi Bergman diyebilirim sanirim.
0
cerquanne
(01.06.20)
psikolojik gerilim seven bünyem için David Lynch tabi ki, Çünkü renkleri güzel kullanıyor, seyirciyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. kesinlikle dehasına hayranım.Çok zeki bir adam ve gerçek bir sanatçı.

özellikle mulholland dr. ve lost highway favorilerim. Her sahnesi, her saniyesi birer akıl oyunu, sanat eseri resmen!
0
bugisme
(01.06.20)
bir sürü alakasız insan var sevdiğim, takip ettiğim ya da severek izlediğim filmlerden sonra "bunun filmiymiş" dediğim.
aklıma gelmeyen de elbet vardır.

filmlerinin yüzde 80'ini ya da fazlasını beğendiğim/sevdiğim yönetmenler:
billy wilder
martin scorsese
robert zemeckis
wes anderson
michael haneke
hitchcock
david fincher
alfonso cuaron

sempati duyduklarım:
tim burton
christopher nolan
spike lee
danny boyle
sam mendes
almodovar
nora ephron
nancy meyers
tony scott
0
blatta hiberna
(01.06.20)
favori seçmek zor da, filmlerini sevme oranlarına göre bakarsak gaspar noe, lars von trier, andrei zvyagintsev, tarkovsky, tarantino, taika waititi, edgar wright, kubrick, guillermo del toro gibi karışık bir liste çıkıyor.

bir de bazı filmlerini yukarıdaki yönetmenlerin çoğu filminden daha çok sevdiğim ama film/beğeni oranı yukarıdakilerden düşük olanlar var; bu kısımda da genelde bergman, fassbinder, agnes varda, wong kar wai, fritz lang, angelopulos gibi kült amca ve teyzeler var.
0
Bruce
(01.06.20)
Nolan.

Kafasını seviyorum. Prestij'den beri.
0
fezagezgini
(01.06.20)
Guy ritche
Onur ünlü
0
dunyatuhaf
(01.06.20)
türk: zeki demirkubuz konuyu işleyişi gerçekçi ve filmlerin senaryosu sıradan ama ilgi çekici. masumiyet, kader, yazgı, üçüncü sayfa.

yabancı: gaspar noe rahatsız edici ve farklı bir üslubu var. irrivesible filmini herkes sonuna kadar izleyemeyebilir.
0
tantunizade murat efendi
(01.06.20)
Denis Villeneuve

Ağır işleyen konuları inanılmaz sürükleyici anlatıyor.
0
baal
(01.06.20)
Bergman, polanski, tarkovsky, jeunet, haneke

Nbc, reha erdem. Kız kardeşler filminden sonra emin alper.
0
adivar
(01.06.20)
Gaspar noe, çüknkü filmleri uyuşturucu gibi başka filmlerin uyandırmadığı hisleri uyandırıyor.
0
turkce konusan uzayli
(01.06.20)
ezel akay türkiye de değil de avrupa da doğsaydı dünyaca ünlü olabilirdi.
0
luluki
(01.06.20)
cok var ama ilk aklima gelenlerden biri wes anderson oldu. cunku sukuneti pastel renkleri ve simetriyi seviyorum.
0
in vino veritas
(01.06.20)
Polanski. Repulsion ve The Tenant kadar sevdigim filmler cok az. Cevap kesinlikle en iyi teknik, en iyi kamera kullanimi, en iyi hikaye anlatimi vs. degil. Kurulan duygusal bag onemli.

Isledigi konularla benim de derdimin olmasi: Alt metinde gocmenlik ve yabanci gorulmenin, varolussal sikintilarin cok agir basmasi.

Mekanin rol üstlenip "oynatilmasi"ni seviyorum, hem edebiyatta hem sinemada. Benim uzerimde de buyuk etkisi var mekanlarin, yasadigim alanin. Bu iki filmde de mekanlar bir film karakteri gibi oynuyor, hatta bazen basrolde oynuyor.

Repulsion´da Catherine Deneuve buz gibi, abartisiz role sokulmus. Tam bir Polanski isi.
0
buf-e kür
(01.06.20)
Lars von Trier. Tektir benim için. Başkası aklımın ucuna dahi gelmedi.
0
velvetmorning
(01.06.20)
(4)

Virüs ve halk otobüsü sorunu

Karmaşıklık
Arkadaşlar anlatırken bile sinirleniyorum:İki gün önce 17:03'te işten çıktım ve 17:07'den itibaren durakta otobüs beklemeye başladım. Virüsten dolayı otobüsler yarı yarıya yolcu taşıyor malum ve bu yüzden 19:08'e kadar ayakta dikilip otobüs bekledim. Yarın çarşı pazar karışacak ve otobüsler çok daha
Arkadaşlar anlatırken bile sinirleniyorum:
İki gün önce 17:03'te işten çıktım ve 17:07'den itibaren durakta otobüs beklemeye başladım. Virüsten dolayı otobüsler yarı yarıya yolcu taşıyor malum ve bu yüzden 19:08'e kadar ayakta dikilip otobüs bekledim.

Yarın çarşı pazar karışacak ve otobüsler çok daha dolu olacak. Şimdiden stres oldum acaba yarın kaç saat beklerim diye.

Elektrikli motor almayı düşünüyorum da başka önerisi olan var mı?
0
Karmaşıklık
(31.05.20)
Bisikletle idare etseniz mümkün mü?
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
Normalde insanlar sığamayıp bekliyordu,şimdi ne olacak ben de merak ediyorum.
0
banacevaplazım
(31.05.20)
Bisiklet için fazla uzakta işyeri
0
🌸Karmaşıklık
(31.05.20)
Virüsten korktuğum yok, yanlış anlaşıldım sanırım.

Otobüsler benim durağa dolu geliyor ve devam ediyor. Ben binemiyorum.
Yarın her yer daha kalabalık olacak, nasıl eve döneceğim demek istemiştim.
0
🌸Karmaşıklık
(31.05.20)
(23)

Sevgili ile ilerisi için plan yapmak- yapamamak

garavel
Bir ilişkim var, kendisi bu sene üniden mezun oldu ben de seneye olacağım, benim gelecek planlarım arasında mezuniyetten sonra çift vatandaşlığım olduğu için avrupa'ya yerleşme düşüncesi var. Kız arkadaşım ise mezun olduktan sonra bu yurtdışında yaşama düşünceme bozuluyor bunu bırakıp gitmek olarak
Bir ilişkim var, kendisi bu sene üniden mezun oldu ben de seneye olacağım, benim gelecek planlarım arasında mezuniyetten sonra çift vatandaşlığım olduğu için avrupa'ya yerleşme düşüncesi var. Kız arkadaşım ise mezun olduktan sonra bu yurtdışında yaşama düşünceme bozuluyor bunu bırakıp gitmek olarak görüyor ve onu planlarıma dahil etmediğim için, beraber hayal kurmadığım için suçluyor. Benim düşünceme göre, eğer türkiye içerisinde yaşamayı düşünürsem ben, beraber planlar yapılıp ona göre yaşanılabilir tabii ki ( evlilik için ikimiz de erken olduğunu düşünüyoruz ).

Fakat yurtdışı hayalim devreye girince onun gelmesi bana göre gelmesi çok çok zor olacacağı için, planlarımı bir yerde tek başıma kuruyorum ve mezun olduktan sonra direkt gitmek istediğimi ona söyledim, evlilik hariç de yurtdışında onunla birlikte yaşamamızın bir yolu yok gibi. Mezun olur olmaz evlenmek de istemiyorum kesinlikle, orda sonuçta bilmediğim bir hayata sıfırdan başlayacağım vs. Kendimi Türkiye’de de süründürmek istemiyorum. Sonuçta bunlar 1-2 sene sonrası, bunları konuşmayalım diyorum fakat yine de bozuluyor. İlişki içerisindeyken onu da dahil ettiğim bir gelecek planı yapmıyorum, o hayaller kuruyor mesela ama ben kuramıyorum o da bu yüzden bana sürekli ilişki bitecekmiş gibi davranıyorsun diyor. Çıkmaza girdik. Birlikte plan yapmamakla, hayatıma onu dahil etmemekle suçlanıyorum, siz ne düşünüyorsunuz ?
0
garavel
(31.05.20)
Dostum sen mantıklı düşünüyorsun düşüncelerin konusunda yüzde yüz haklısın.İkinci olarak darılmaca gücenmece korkusu olmadan kız arkadaşına direkt bunları söyle çünkü seni suçluyor.Yani burada yazdıklarını ve düşündüğün gerçekleri kendisine söyle.Gelecek hakkında evlilik yolunda uyuşmazsanız zaten yollarınız ayrılır.
0
shredd
(31.05.20)
çok ilişkilerden anlayan bi tip değilim ama sen haklısın ama kız da haklı abi
0
high hopes of the sozluk
(31.05.20)
Üniversite biter bitmez evlilik düşünmesi, kız arkadaşının çok da mantıklı biri olmadığını gösteriyor. Sen de dürüst davranmışsın. Kendini evlenmek zorunda hissetmemelisin. Burada doğru olan yolların ayrılması.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
Gerçekten de planlarınıza o kişi dahil değil. Gelecek de yok bu durumda.
Hiç kimsenin karşısındaki kişinin zamanını çalmaya hakkı yok. Yolları ayırmak en doğrusu.
0
pro9it9is9
(31.05.20)
@ruhen hastayim ben kendisi de düşünmediğini, erken olduğunu vs söylüyor. ama yurtdışında yaşama isteğine de böyle bi şansım varken engel olamıyorum, gönül ister ki tabii ki oda gelebilsin birlikte yaşayalım ama evlilik hariç yolu yok. böyle bir şeyi de mantıken şuan düşünmüyoruz. şuan için zaten 2-3 sene sonrasını konuşmak çok çok saçma diyorum, birlikte hayal kurulmadığı için suçlanıyorum. geriye bir ihtimal kalıyor türkiye’de yaşamam o senaryoda işte.
0
🌸garavel
(31.05.20)
hiç bir kadın hatta erkek, bu şekilde hayatına dahil edilmediği bir yerde durmak istemez kusura bakmayın. kız arkadaşınız haklı
0
kisalafinuzunu
(31.05.20)
@shredd zaten her zaman %100 açık sözlü oldum. bugün taparsın çok seversin istersin, yarin öyle bir hata yapılır ki buz gibi soğursun dün verilen tüm sözler laflar yalan olmuş olur. kaldı ki, bana göre büyük kararlar bunlar, o yüzden her şeyi vakti gelince konuşmak doğrusu ama sonuçta bir şeyi gizlemiyorum.
0
🌸garavel
(31.05.20)
peki siz avrupa'ya yerleşme düşüncesi içerisinde kız arkadaşınızı nereye koyuyorsunuz ? avrupa'ya giderken ayrılmayı mı düşünüyorsunuz. zamanı gelince bakarız mı diyorsunuz, kız arkadaşınıza dediğiniz gibi. e bu senaryonun sonunda ayrılık olması gerekiyor zaten.

kız arkadaşınız da haklı siz de haklısınız. yolları ayırmak gerekebilir.
0
fezagezgini
(31.05.20)
@feragezgini bunları şimdiden konuşmak yerine evet dediğiniz gibi zamanı gelince bakarız düşüncesindeyim. az bir zaman değil çünkü min 2 seneden bahsediyoruz bu 2 sene çok uzun değil mi? insanların düşünceleri değişebilir, o gün gelmeden böyle şeyleri bugünden konuşmak bana saçma geliyor. ama ben ilişkinin en başından beri bu düşüncemden bahsetmiştim zaten uzun süredir olan bir şey. kaldı ki tr’de çalışıp 1-2 sene deneyim kazandıktan sonra gitmek istiyorum daha buradayız yani.
0
🌸garavel
(31.05.20)
İlişki evlilik yolunda mı gidiyor yoksa maksat günümüz mutlu olsun mu?
Eğer evlilik yolundaysa plan yaparken iki tarafı da düşünmek gerekir. O gün gelince belki fikrim değişir demekle olmaz. Ya değişmezse? Günü kurtarmaksa zaten kız fazla alıngan.
Şahsi fikrim kariyerinize odaklanın o yıllar geri gelmiyor. Kızı da kırmadan ilişkiyi bitirmek en mantıklısı. Ama gönül işi mantık da dinlemez Allah kolaylık versin..
0
cilekli pasta
(31.05.20)
aklıma sevgilisi için erasmusa gitmeyenler geldi. aman abi sakın planlarından ve hayallerinden vazgeçme. gelirse gelir. istiyorsa planlarına kendini de dahil eder. dediklerinin arkasında dur, aynen devam et.
0
MtKrt
(31.05.20)
@the cat
niye, uzak olunca ilişki devam etmiyor mu ? ben orada düzenimi kursam mesela ayaklarım üzerinde dursam sonra kendimi bişeyler için hazır ettiğimde onu yanıma alsam? ha bir de gelince hiç sevmeme mevzusu var, alışamaz vs bir sürü şey. ya da direkt ben alışamam, dönerim. bu da ihtimaller dahilinde neticede. hayat abi bu, bilebilir miyiz? peki benim isteklerim, düşüncelerim? çok güzel bir teklif alsam mesela gitmesem? ya da direkt hiç bilmediğimiz yere sıfırdan evlenip gittik diyelim çok çok büyük risk ceğil mi?
0
🌸garavel
(31.05.20)
bence konu kapanmis. sirf sevgili istiyor diye turkiye'de kalinmaz. gercekci olursak zaten hayatinda daha bir suru sevgilin olacak. daha iyisini bulursun. git avrupaya.

"ben orada düzenimi kursam mesela ayaklarım üzerinde dursam sonra kendimi bişeyler için hazır ettiğimde onu yanıma alsam?" kesinlikle oyle bir sey olmaz, cocuk mu kandiriyorsun derler. "olme esegim olme" deyimi bu gibi durumlar icin turetilmis. zaten kizi yeterince begeniyor olsan evlenip yaninda gotururdun. ben gideyim sonra gelirim = cayma hakkim olsun istiyorum, sen beni bekle bu sure icinde.
0
hot potato
(31.05.20)
Zaten önünüzde bu kararları düşünmeniz için kocaman bir yıl daha var mezuniyete kadar, bir yıl içinde kim öle kim kala. Belki de ilişki, yurtdışı meselesine kalmadan, başka bir sebepten ötürü bitecek. O yüzden şimdiden düşünüp fazla da sıkmayın canınızı.

Bir de, bu tarz konularda genelde karşı tarafı hayal kırıklığına uğratan şey sizin yaptığınız plandan ziyade, bu planı aktarış biçiminizdir. Yani elbette eğitiminiz gereğince yurtdışına gitmeyi düşünmenizden daha normal ve daha mantıklı bir şey olamaz, fakat bunu "ben giderim, ben ederim" vs. gibi tamamen birinci tekil şahısta konuşarak söylüyorsanız elbette karşı tarafta düşüncelere yol açabilir. Ben giderim demek başka, acaba beraber gidebilir miyiz ya da gitsem nasıl oluruz diye sorular sormak başka.

Bir de, bu konuda çevremizde çok örnek var ve bu tarz ayrılık yaşayan neredeyse herkes ayrılıyor sonunda. (Ben de dahilim buna) Bu yüzden, böyle bir kararı bu kadar açık bir şekilde iletebiliyor oluşunuz, ona kıyasla ayrılık ihtimalini çok daha cesur karşıladığınız anlamına geliyor. Belki de buna bozulmuştur.
0
lolita
(31.05.20)
aynı durumu yaşayan, kadın tarafıyım. bu sene mezun oldum ve yurt dışına çıkma planım bir süre erteledim. bunun sebepleri arasında erkek arkadaşımla daha cok vakit geçirmek istemem de var. 1 sene içinde her şey değişebilir, bunu yaşayarak göreceğiz.
mantıklı düşünüyorsun, bunu kaybetme. öte yandan, fırsatlar karşımıza tekrar çıkabilir, çok şey değişebilir ama bir insan bir kez karşımıza çıkar ve bir kez kaybedilir.
eğer geleceğinde hiç bir şekilde göremediğin birisi ve er geç zaten ayrılacağınızı düşünüyorsan, erkenden bitmesi ikiniz için de daha iyi olur. kız arkadaşına “senin için gitmedim bak. kötü oldu” deme tabi eğer gitmeyeceksen. kararların sorumluluklarıyla beraber sana aittir. karşındaki insanı da üzmemen lazım, enine boyuna düşünün derim.
ikiniz için de en iyisi olsun.
0
milord
(31.05.20)
bence kız haklı. bir yere kadar tamam, sonrası yok diyorsun. kız arkadaşın için geleceğinden vazgeçme tabi ama isteseydin geleceği de birlikte planlardın.
0
anais
(31.05.20)
sen yurtdışında yaşamak isteme hakkına tabii ki sahipsin fakat kız haklı kusura bakma. sen onsuz bir gelecek planlıyorsun ve bundan duygusal bir rahatsızlık duymuyorsun ama kız senin yurtdışına gitmenle ayrılığın aynı şey olduğunu bildiği için rahatsız oluyor. derdi yurtdışına gitmen değil yani. ilişkinin son kullanma tarihi var gibi bir şey. seni sevdiği için bırakamıyor da öyle gitmeni bekliyor. ne üzücü değil mi? beni suçluyor demişsin ama ne yapsın?
0
sanguine mcqaer
(01.06.20)
dostum biraz empati kursan aslında mevzuyu daha iyi anlayabilirsin, sen çok rahat eyvallahı çekip arkana bakmadan gidecek imajı veriyorsun. tc de buna fuckbuudylikten bi tık sonrası gözüyle bakılır. faruk biz şimdi neyiz sorusunu sorması doğal. ilişki kavramına farklı baktığınız yol ayrımına gelmişsiniz. ben avrupaya gideyim sonra seni alırım gibi bir sonuca da varmayacaksanız. devam etmenizin bir anlamı kalmamış gibi duruyor. 1 sene daha ilişkiyi sürdürmek atlayacağınız yüksekliği arttırmaktan farksız.
0
Golgi
(01.06.20)
O kadar istiyorsa seni, o zaman o kendinden feragat etsin, sonuçta sen gelecek için seni hesaba katmiyorum demiyorsun ona, o bu durumu öyle yorumluyor. Ha gerçekten katmiyorsan ya da katsan mi katmasan mi kararsizsan, yanlışlık sende.

Ha böyle değilse,

Yani sevgilin, darılma da, böyle seni aşağı çeken insanları pek umursamamak lazım bana kalırsa.

Ancak bu bir tarafı, kilit nokta bana kalırsa demin de yazdığım feragat meselesi.

Çünkü sizin durumda, sanki sen yapılmasa da olur olan bir şey yapıyorsun gibi bir durum oluşmuş, ve bu yüzden senin vazgecmen gerekiyor, suçlusun.

Onun ilişki anlayışında öyle bir şey var madem, fedakarlık yapan, feragat eden o olsun.

Mesela o da aynı ülkede yüksek lisans araştırsın, başvurular yapsın. Ayda, iki ayda bir yanına gelsin...

Ama sen söyler misin bilmem de hayatım pahasına bahse girerim teklif etmek değil sözü bile geçse kabul etmez ve lafı karıştırıp yine seni suçlar.
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
Kendi hayatına yatırım yap
Bas git avrupada master yap
0
photo85
(01.06.20)
@photo85 ben master için değil direkt çalışmak için düşünüyorum orayı. 1-2 sene türkiye'de alanımda deneyim kazandıktan sonra şirketlere başvuru yapıp illa bir iş bulurum düşüncesinedyim gitmek için master vs yapmam şart değil yani, onun gelme durumu benim gibi çalışma- oturma izni olmadığından rahat olmuyor.

@encokbenisevin katmama gibi bir durum zaten yok ki,sadece mantıken hiç bilmediğim bir yere gidip orada sıfırdan başlarken buradan birisiyle beraber gitmemin tek yolunun evlilik olması ağır bir sıkıntıyı doğuruyor, yoksa mesela kendisinde de ab'de oturum- çalışma bulunsa ben zaten tamamım beraber gidip bir şeyler denemeye, işi bozan kısım işte o ciddileşme, şimdiden konuşmak onları fazlasıyla geriyor beni ve çok çok ilerisi.
0
🌸garavel
(01.06.20)
Yani senin durumda anladığım öyleyse, evlenmek ya da evlenmemek değil, bunun hemen olup olmaması ile ilgili.

Bir de, evlenir evlenmez yurtdışına ya da başka şehire gitmek, intihara teşebbüs gibi evlilik adına, çünkü bir süreniz çok yapışık geçecek, birbirinize mecbur hatta mahkum konumda olacaksınız.

Bilemiyorum, belki "bizim için daha iyi bir gelecek için yapiyorum bunu" şeklinde sunmak öyleyse işleri bir ihtimal değiştirebilir
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
E arkadaş hayatına dahil etmiyorsun ki arkadaşını zaten. 2 senelik bir ilişki vaad ediyorsun an itibarıyla, o da buna bozuluyordur. İkiniz de haklısınız bu arada. Sadece sen hem çorbam dursun hem karnım doysun derdindesin (Hem 2 sene sonra kuşlar gibi özgür Avrupa'ya yerleşeyim, ama o zamana kadar da mevcut kız arkadaşımla takılayım). Kız da böyle istemiyor. Hemen evlenmeyelim ama 3-4 sene beraber olursak, işe girdikten sonra beraber yaşarız belki sonra da evleniriz vs. Bu yola girin demiyorum. Ama uzak mesafe ilişkisine güvenmeyen biriyse karşınızdaki oldurmaya çalışmak nafile çaba...
0
SiyamkedisiZorro
(01.06.20)
(10)

Tek yaşayanlar vücut geliştirmeciler

black mamba
Her gün yemek yapıyor musunuz? Alt tarafı tavuk pilav ama her gün yemek hazırlamak ve bulaşık yıkamak sıkıyor ve çok zamanımı alıyor. Siz ne yapıyorsunuz?
Her gün yemek yapıyor musunuz? Alt tarafı tavuk pilav ama her gün yemek hazırlamak ve bulaşık yıkamak sıkıyor ve çok zamanımı alıyor. Siz ne yapıyorsunuz?
0
black mamba
(31.05.20)
ben tek yaşarken 400 gram kıyma ve bir paket spagetti yerdim her akşam arada tavuk da yerdim tabi, yanında da soğan kızartırdım ve konserve sebzeler yerdim. ilk makarna yapıp aynı tavada soğan ve en son kıyma-köfte pişirilebilir.
0
diffarentiationation
(31.05.20)
tam buğday makarna ve haşlama tavuk, et
0
karahan01
(31.05.20)
Her gün yapmak zor olmuyor mu? Ne kadar zamanınızı alıyor?
0
🌸black mamba
(31.05.20)
her gün değil; bir kişiyim bir kere bi kaç çeşit yapıp 3gün idare ediyorum.

ayrıca tavuklar antibiyotikli değil mi ya :/
kanserojen falan?

tavuk pilav tercih etmiyorum. sebze+kırmızı et ya da balık fırınlamak kolay oluyor.
0
jimjim
(31.05.20)
Vücut geliştirmiyorum ama düzenli spor yapıp sağlıklı besleniyorum. Evet her gün taze yemek yapıyorum. Bulaşığı da makine yıkıyor zaten.

Ekleme: Yemek yapmak maksimum 1 2 saatlik iş.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
@ruhen her gün 1 2 saat ayırmak zor değil mi? Haftalık mı yoksa?
0
🌸black mamba
(31.05.20)
@black mamba, neden zor olsun ki? En basitinden tavuk göğsü alıp ızgarada pişirmek yanına da salata veya yoğurtlu bir meze yapmak maksimum 40 dakika. Kendi yemeğimizi de kendimiz yapamayacaksak olmaz hocam. En temel ihtiyaçlardan biri.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
her gün yapıyor musun? bana zor geliyor biraz. bulaşıkla falan 1 saatimi alıyor. :/
0
🌸black mamba
(01.06.20)
@black mamba, evet hocam her gün.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.20)
game changers diye bir belgesel var onu mutlaka izle.
bitkisel ve hayvansal protein alan sporcular arasındaki farkı ortaya koyuyor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(01.06.20)
(4)

bi tuhaflik mi var

tedavisisuruyor
bi aydir filan kosup, sinav cekiorum. bugun bi arkadasim senin omuzlarina ne olmus dedi aklim takildi ya. yanlis birsey mi yapmisim. kotu filan mi gorunuyorumhttps://imgyukle.com/i/ymkbgs
bi aydir filan kosup, sinav cekiorum. bugun bi arkadasim senin omuzlarina ne olmus dedi aklim takildi ya. yanlis birsey mi yapmisim. kotu filan mi gorunuyorum

imgyukle.com
0
tedavisisuruyor
(30.05.20)
postürü kastetmiştir belki. omuzlar öne doğru duruyor olabilir.
0
levpontryagin
(30.05.20)
Omuzların öne doğru sanki
0
ruhen hastayim ben
(30.05.20)
Arkadasina soyle gozcuye gorunsun
0
tunaktunaktun
(30.05.20)
Yoo bence kötü görünmüyor.
0
legolasin son oku
(31.05.20)
(1)

dolar altın (döviz) bozarken %1 kesinti oluyor mu?

false pretension
Yeni gelen yasa ile alışlarda %1 kesiliyordu. Peki satışlarda?
Yeni gelen yasa ile alışlarda %1 kesiliyordu. Peki satışlarda?
0
false pretension
(30.05.20)
Satışta kesinti yokmuş.
0
ruhen hastayim ben
(30.05.20)
(3)

kafamda deli sorular

sane ego
6 aydır birlikte olduğum biri var. dünya iyisi, ailem, arkadaşlarımın gözünde adeta bir ermiş. bunu kaçırma diyip duruyorlar bana ama içim rahat değil. iki konu var bunlar benim kuruntum mu, yardımcı oluverin.1: bi kere 6 aydan beri annesi bir kere bile benimle tanışmak istemedi, tanışmayı geçtim; y
6 aydır birlikte olduğum biri var. dünya iyisi, ailem, arkadaşlarımın gözünde adeta bir ermiş. bunu kaçırma diyip duruyorlar bana ama içim rahat değil. iki konu var bunlar benim kuruntum mu, yardımcı oluverin.
1: bi kere 6 aydan beri annesi bir kere bile benimle tanışmak istemedi, tanışmayı geçtim; yanımda olduğunu bildiği halde çocuğu arayıp "nerdesin sen" diye azarlıyor. (şahıs 34 yaşında) halası aradığında "saneego'ya selam söyle, bir gün getir de çay içelim" falan diyor annesinde tık yok. elbette annesine göre davranmayacağım ama bana hiçbir şey anlatmıyor. ben her gün annem şöyle yaptı, babam böyle dedi diye ev halini anlatıyorum, komik anılarımızı anlatıyorum o ailesiyle ilgili hiçbir şey anlatmıyor. genel olarak kendiyle ilgili çok şey anlatmıyor.
2: telefonu çalıyor, annesi ya da teyzesinin aradığını tahmin ediyorum, yanımdan kalkıp gidiyor, yanımda telefonla asla konuşmuyor, telefona mesaj geldiğinde telefonu alıyor hemen, ben de bakmıyorum sormuyorum hiç öyle adetlerim yok. bunlar normal mi?
0
sane ego
(30.05.20)
6 ay büyük bir zaman dilimi değil ki. Annesine anlatmaması da anormal bir durum değil.
0
ruhen hastayim ben
(30.05.20)
Normal değil. Ana kuzusu çıkma ihtimali çok yüksek. Üzer seni.
0
elorelia
(30.05.20)
bakmıyorum sormuyorum diyen kadını tc'de üzerler, hiç o cool kadınlığa oynamayın bence. kast ettiğim dırdır etmek değil tabi ama adam telefonu çalınca kalkıp gidiyorsa bi hayırdır derim.
anne mevzusu da.. beyefendinin yaşlarında ve niyeti ciddi adamların anneleri kendilerinden daha istekli oluyor genelde, oğlum evleniyor gelinim geliyor vs. böyle yapıyorsa onayı alınmamış demektir. o onay olmadan zor ilerlersiniz, 20'lerinde bir erkek olsa daha farklı konuşurdum.
elorelia +1.. ana kuzusu gibi duruyor
0
canimnicknameyazmakistemiyor
(01.06.20)
(7)

Kalabalığa maruz kalıyor musunuz hiç?

KUCO
Şu salgın döneminde mecburen, az da olsa kalabalık ortama girmek zorunda kalıyor musunuz?
Şu salgın döneminde mecburen, az da olsa kalabalık ortama girmek zorunda kalıyor musunuz?
0
KUCO
(29.05.20)
Hayır evde tekim, serviste şoför haricinde tekim, ofiste tekim.
0
çılgındünya
(29.05.20)
Metroda fazlasıyla kaldım son gün. Otobüsten iyidir yine de, tıkış tıkış değil ama virüs varsa maske filan dinlememiştir....
0
siyah giyen adam
(29.05.20)
iki buçuk aydır tanımadığım insanların bulunduğu hiçbir ortama girmedim.
0
sckxyss
(29.05.20)
Şanslı azınlık haricinde herkes maruz kalıyor .
Biraz da mecburiyet olarak bakıyorum, aksi halde baştan beri mevcut olan aile bireylerine bulaştırma korkusu devam ediyor .
Mecburen ekmek almaya gidiyorum , mecburen bankaya, hastaneye gidiyorum.

Ailesi ile Evlerinden çıkmayan bir kaç arkadaşım var . Artık bunlar çan eğrisinin en uç noktasında kaldılar bana göre . Öyle bir dünya çoğumuz için geçerli değil .
10 kişi halka kurup çekirdek çay yapan insanlarda görüyoryum .

Üstteki arkadaş , tanımadığım insanların olmadığı ortama girmedim demiş . Mesela , bu oran ülke geneline vursan çok çok düşük .

Tedavisi devam ettiği için hastaneye gitmek zorunda olan ne kadar insan var .
Doğum hastaneleri boş mu sence ,
Mesela hastane Personel ilk baştaki gibi maske bile takmıyor artık emin ol .
Aynı eldivenle kaç ilaç dağıtıyor ? Kaç hastaya temas ediyor ?
Mecburen dediğiniz şeyler herkes için değişiyor . BaZımızın mecburiyetleri çok fazla .
Bence rahatlayın ben öyle yapmaya çalışıyorum .
0
dunyatuhaf
(30.05.20)
Evet, özellikle uzun karantina dönemlerinden önceki alışveriş çılgınlıklarında kalabalıklardan geçmek zorunda kalıyorum. Bu bakımdan, çalıştığım yer sokaklardan daha temiz diye düşünüyorum.
Mesafeye uyan ve maske takan da kalmadı. Dün gençlerin sokağa çıkma günüydü. Baktım da, önlem falan yok.
Umarım artık virüs zayıflama yönünde ilerliyordur.
Ben kronik hastalık vs riskler nedeniyle N95 maske ile dolaşıyorum.
Herkes maske taksa ve burnunu dışarı çıkarmadan taksa, mesela kasada beklerken dibime yapışmasa; herkes tıbbi maske ile daha rahat edecek. Karşısındakini düşünmeyen insanlarla birlikte olunca kendini korumak zorunda kalıyor insan.
0
pro9it9is9
(30.05.20)
Ana caddeye cok yakin bir yerde yasiyorum. Gunun hangi saati ciksam insan akisi var orada. Maalesef yolumu ne kadar uzatip degistirsem de oradan gecmek durumunda kaliyorum, bu nedenle iyi koruyan bir maske takiyorum disarida da.

Alisveriste kicima kadar giriyorlar ama marketler bir suredir asiri kalabalik degil Almanya´da. Ilk ay savasa hazirlik yapar gibi gida aliyorlardi.
0
buf-e kür
(30.05.20)
Hayır
0
ruhen hastayim ben
(30.05.20)
(11)

kanken miniye 470 tl verilir mi

condom kurşunu
hanıma alıcam doğum günü hediyesi ama çok pahalı gibi geldi bir de minisi yani. alınır mı ki?
hanıma alıcam doğum günü hediyesi ama çok pahalı gibi geldi bir de minisi yani. alınır mı ki?
0
condom kurşunu
(29.05.20)
Hayir :/ mini cok kucuk zaten.
0
kuehles blondes
(29.05.20)
Bütçenize uygunsa alınır bence çok sevimli çanta.
0
ruhen hastayim ben
(29.05.20)
sırt çantası da longchamp o da küçük, boyutları aynı değil midir miniyle?
0
🌸condom kurşunu
(29.05.20)
exlibris
(29.05.20)
Bizimki de çok seviyor ama geçen sene yarı fiyatıydı be. Beymenden hopi vs. birleştirip almaya çalışın, düşerse ordan düşer daha uyguna.
0
tss
(29.05.20)
Markası Kanken değil Çançen olsa bu parayı verir miydiniz? Şahsen ben onda birini bile vermezdim. Eşinizin tarzına uygun çok daha güzel çantalar bulursunuz bence o fiyata.
0
sys coyg
(29.05.20)
normalde minisi 640 lira zaten bu indirimli hali bir de...
0
🌸condom kurşunu
(29.05.20)
O paraya öküz alınır.
0
The colors of my sea perfect color me
(29.05.20)
O paraya bu çanta alınmaz. Eşin klasik giyiniyodur vs iş yerinde de kullanmalı kaliteli deri filan alınabilir ama bu alınmaz. Ama o paraya istediği bir ayakkabı alınabilir.
0
elorelia
(29.05.20)
Ben vermem. Bazı şeyler influencer denen arkadaşlar sayesinde kızılay dağıtmışcasına yaygınlaştı. Bu yüzden bir kanken çantalardan bir de dr martens botları görmekten fenalık geldi.
0
astrid
(29.05.20)
Bende klasik olanindan var. 4 senedir kullaniyorum. Asiri kullanisli cok memnunum cunku sadece ve şık geliyo bana. Hatta baska bi rengini de alicam ama minisini almam. Cunku esas cocuk cantasi olarak uretildi onlar ama sonradan gunluk kullanim az esya icin vs yayginlasti. Asiri kucuk ya :/
0
hindistan cevizi
(29.05.20)
(12)

Alkol almaya saat kaçta başlıyorsunuz?

hayaletimsi
Özellikle eve kısılıp kaldığımız bu günlerde.
Özellikle eve kısılıp kaldığımız bu günlerde.
0
hayaletimsi
(29.05.20)
www.instagram.com
Bu geldi aklıma eheh :)

Saati mi oluyordu ki?
0
masseter
(29.05.20)
O günkü işlerimi bitirmeden başlamıyorum, o da 5'i buluyor genelde. Bazen biraz daha erken.
0
fotrsapka
(29.05.20)
gunune gore degisiyor, bazen 12-13 de basliyorum ogle yemegi yaninda sarap, bira vb. bazen 16-17 oglen rakisi bazen 20-21 viski :)
0
sweetoffice
(29.05.20)
Genelde yemeğin yanında bira veya şarap içiyorum, veya rakı sofrası kuruyorum. Evde olduğum zamanlar if yapıyorum, saat 9:00-17:00 arası, onun için saat 17:00 olmadan önce bitirecek şekilde başlıyorum. İş günleri de eve gelip yemeğe başlayınca işte saat 18:30-19:00 gibi.
0
pati
(29.05.20)
Asla 21.00’dan önce başlamam.
0
giovanne
(29.05.20)
Fark etmez. Gunluk islerimi aksatmadigi surece, her saatte onemli olan miktar.

Pazar günleri online toplasip brunch yapiyoruz iki aydir. Saat 11.30, 12 gibi bir iki kadeh kopuklu sarap iciyorum, sorun degil.

Ogle yemeginde sarap actigim da oluyor, saat 15-16 gibi.
0
buf-e kür
(29.05.20)
6 dedin mi baslarim.

edit: aksam 6 tabi bu :D
0
chezidek
(29.05.20)
belirli bir sebep olmaksızın "dur bu akşam içeyim" diyerek başlamışsam genelde 8 civarı. yavaş içiyorum. istediğim kıvama gelmem bazen bir, bazen 1.5 saati bulabiliyor. üstüne 2-3 saati de öyle geçiriyorum. gece 12-1, bilemedin 2 dedin mi yataktayım. ertesi gün de tertemiz kalkıyorum. temiz.
0
der meister
(29.05.20)
Saat 6 civarı tüm işleri bitirdikten sonra başlarsam yorgunluğun üzerine keyfi bi başka oluyor. Gerçi o saatten önce hemen hemen hiç içmem. Akşamcıyım ben.
0
msb
(29.05.20)
20:00dan sonra genelde.
0
inheritance
(29.05.20)
benim de aklıma bu geldi.

www.youtube.com
0
mutlu yillar sana
(29.05.20)
Fark etmez. Kimi zaman öğleden önce. Kimi zaman yemek hazırlarken. Alışverişe çıkmadan bir iki kadeh fondip yaptığım bile olmuştu.
0
ruhen hastayim ben
(29.05.20)
(20)

şu anda hangi telefonu kullanıyorsunuz ve değiştirme imkanınız olsa

pelovann
ne almayı tercih ederdiniz? sebepleriyle birlikte yazarsanız mutlu olurum
ne almayı tercih ederdiniz? sebepleriyle birlikte yazarsanız mutlu olurum
0
pelovann
(29.05.20)
ben 2012'den beri iphone kullanıyorum ve bu ikinci iphone'um. eğer değiştirecek olsam yine aynısından alırdım çünkü en az beş yıl kullanabiliyorum ve hiçbir problem çıkamıyor.
0
bohr atom modeli
(29.05.20)
Samsun s7 ege
Kaç yıl oldu, çok memnunum kendisinden yine aynı seriden devam etmek isterim ama o paralar verilmez telefona diye düşünüyorum.
0
kisa
(29.05.20)
2012'den beri Samsung kullanıyorum. Bozulsa yine Samsung alırım. Seviyorum bir derdim yok. Marka değiştirmek için de sebep görmüyorum ama Samsung umurumda değil yarın zamzung hoşuma giderse onu alırım.
0
allah yazdiysa bozsun
(29.05.20)
iphone 7 kullanıyorum, 3 buçuk sene oldu. bu yıl da değiştirmeyi düşünmüyorum ama seneye değiştiririm artık herhalde.
şu an alacak olsam iphone 11 alırım. tam 10 yıldır ilk iphone'dan beri bu telefonu kullanıyorum. başka bi telefon kullanamam diyemem tabii ki kullanırım ama kullanmak istemem. her şeyine çok alışkınım, bana çok kolay ve kullanışlı geliyor. o yüzden şu an alacak olsam son model iphone neyse onu alır geçerim.
0
nathanieltroy
(29.05.20)
huawei mate 20 lite kullanıyorum. gayet memnunum aslında ama değiştirme imkanım olsa iphone 11 isterdim.
0
matilda
(29.05.20)
Iphone11 kullanıyorum. Proyla değiştirebilirdim sanırım. Ama şart değil.
0
ruhen hastayim ben
(29.05.20)
teşekkürler dostlar:3
0
🌸pelovann
(29.05.20)
samsung s7. yine s serisinden bir şey alırım.
0
tabirimekruh
(29.05.20)
iPhone 5S, yeni iPhone SE tercih ederdim muhtemelen, çok büyük kullanamıyorum onu anladım.
0
lana del rey
(29.05.20)
s8 var s20 veya yeni duyrulacak note 20'yi alırdım herhalde
0
argent dawn
(29.05.20)
iki buçuk senedir iphone 7 kullanıyorum ondan önce de 5s kullandım 5 sene falan. benim için akıllı telefon iphone’dur, net. diğerleri belki daha iyidir ama ben her açıdan apple ürünlerini ve servislerini seviyorum. güvenlik, stabilite, görüntüsü vs. imaknım olsa ki var da 11 almak istiyorum ama henüz ilerisini göremediğim için şimdilik beklemeye aldım. elimdeki telefonun bazı sıkıntıları da var ama idare ediyorum. muhtemelen minimum önümüzdeki yılbaşına kadar yani hayat normale dönene kadar bunu kullamacağım
0
everythingok
(29.05.20)
oneplus 5t kullanıyorum. değiştirme ihtiyacı hissetmiyorum açıkçası.
0
chavezding
(29.05.20)
samsung s10e. kardesime almistim, kayit ucreti 2000 liraya cikinca hicbir anlami kalmadi ben de kendim kullanmaya basladim.
0
baldur2
(29.05.20)
iphone 8 kullaniyorum. iphone se alirdim. zaten muhtemelen alicam ama acelesi yok, en az 1-2 senesi daha var 8'in.
0
icim urperiyor
(29.05.20)
2017 şubattan beri s7 Edge kullanıyorum. Memnunum ve standart bir kullanıcıda 2-3 yıl daha rahat gider ama ben çok fazla bakıyorum telefonuma ve fazla uygulama oluyor içinde, bi de 3 yıldan sonra sıkıyor beni aynı telefon (zengin değilim maalesef). Seneye alırım yeni telefon, note serisinin son telefonunu alırım muhtemelen. Bu telefonu aldığımda da Note almak istiyodum ama note 7 patlamıştı dsdhsdh o yüzden toplatıldı o seri ve ben de bunu aldım. Ha memnunum baya sıkıntı yok ama note serisi daha çok hoşuma gidiyor
0
nundu
(29.05.20)
Kucuk telefon sever olarak iphone se. Ama iphonelar cok dandik, kucuk segmentte yeni bir sey ciksin diye dua ediyorum, bir daha iphone alani bilmemne yapsinlar.
0
neverletyougodown
(29.05.20)
xiaomi mi max 3, bir seneyi aşkın süredir kullanıyorum. değiştirme ihtiyacı hissetmiyorum.
0
lostys
(29.05.20)
iPhone 10 kullanıyorum. Değiştirmem zaten şu anda hayatta ama değiştirecek olsam 11 Pro alırdım. Maksat 3 kamera ve gece çekim performansı daha iyi olsun diye. Ama kamerasını da çok kullanan biri değilim. O yüzden uzun süre daha X ile devam ederim.
0
himmet dayi
(29.05.20)
Samsung s7 kullanıyorum. İmkan olsa 128 gb olan başka bir üst segment samsunga gecerim.
0
curukturpkokusu
(29.05.20)
iphone 7 plus.

bunun home button'u olmasi sebebiyle ust iphone'lara gecmeyi de hic tercih etmiyorum acikcasi. parmak izi olayini cok seviyorum.

android'e hic gecmem artik bu saatten sonra.
0
chezidek
(29.05.20)
(8)

Mont yorumu 2

pek ılımlı baterist
+25 için fazla çocuksu mu? Tiki kız montu mu? Ufak tefek zayıf biriyim. Çok kabarık değil aslında ama içinde gömülü görünmek istemiyorum.
+25 için fazla çocuksu mu? Tiki kız montu mu? Ufak tefek zayıf biriyim. Çok kabarık değil aslında ama içinde gömülü görünmek istemiyorum.
0
pek ılımlı baterist
(28.05.20)
bi özelliği olmayan bir mont, çocuksu olmak zorunda değil ama o kadar mont varken niye bunu alasın.
0
Bruce
(28.05.20)
ufak tefek minyonsan olmaz bu. başka seçeneklere bak.
0
yedek
(28.05.20)
bence asil ufak tefek minyonsan bu montlar iyi duruyor obur turlu iri gosteriyor iyice sisip. bence kotu degil cocuksu da degil. eger begendiysen alinabilir.
0
in vino veritas
(28.05.20)
Liseye giden çocuk montu bu.
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
fena değil aslında, minyon olduğun için gider.
0
tabirimekruh
(28.05.20)
mont yorumu 1'e baktım. kesinlikle bu daha iyi.

kişisel fikrim de manken iri olduğu için yakışmamış ama minyonda daha iyi durabilir.

alıp giymek ve duruma göre iade etmek seçeneği değerlendirilebilir.
0
eeb
(28.05.20)
Ben de var bunun aynısının açık rengi. Çok memnunum duruşundan. Yaş 28 bu arada :)
0
Kediyi üzdün
(28.05.20)
gayet güzel
0
bir garip melek
(28.05.20)
(16)

google'da isminizi-soyisminizi cikinca ne kadar bilgi cikiyor?

fakyoras
selam,is yerinde bazen biriyle konustuktan sonra "acaba daha once nerelerde calismis, neler yapmis" ogrenmek icin ismini google'da ariyorum. aslinda linkedine baksam direkt cikacak da sirket bilgisayarinda linkedin hesabima giris yapmadigim icin direkt orda aratamiyorum. kiminin hayat hikayesi cikiy
selam,

is yerinde bazen biriyle konustuktan sonra "acaba daha once nerelerde calismis, neler yapmis" ogrenmek icin ismini google'da ariyorum. aslinda linkedine baksam direkt cikacak da sirket bilgisayarinda linkedin hesabima giris yapmadigim icin direkt orda aratamiyorum.

kiminin hayat hikayesi cikiyor, kimininn ise internette hicbir izi olmuyor.

siz isminizi google'da aratinca ne kadar bilgi cikiyor? cikmasi/cikmamasi icin ozel bir sey yapiyor musunuz?

isim-soyisimde turkiyede baska kisi olmadigi icin benim liseden itibaren her seyim cikiyor, evlenirken bir belediye baskani gelmisti nikaha, onun koydugu fotograflardan esim bile cikiyor. sosyal medya vs derken isteyen biri her seye ulasabiliyor.
0
fakyoras
(28.05.20)
bir mankenle aynı ada soyada sahip olduğum için hep onunla ilgili bilgiler çıkıyor.
0
tabirimekruh
(28.05.20)
İsim-Soyisim olarak her ikisi de az kullanıldığından bütün sosyal medya hesaplarım, üniversiteyle ilgili birkaç bilgi çıkıyor. Bundan dolayı sosyal medyada bir platform hariç anonime döndüm.
0
herseysermayeicin
(28.05.20)
sıfır. linkedin yok. facebook profili arama motorlarına kapalı. twitter gerçek isim değil.
0
inheritance
(28.05.20)
2 adet sosyal medya hesabım çıkıyor, birini kapattırmak için her şeyi yapardım ama kapatamıyorum. Bir de üstte çıkıyor popüler bir site olmamasına rağmen. Haber siteleri vs çıkıyor bir de benimle alakalı onlar da...:(
0
black holes in the sky
(28.05.20)
benim de minimumda bilgi cikiyor hele evlendikten sonra soyismim degisti ve su anda dunya uzerindeki tek kombinasyon ama linkedin disinda veri cikmiyor. zamaninda anonimlikle kafayi bozmustum cunku, kullandigim nickler bile her site icin birbirinden farklidir.
0
in vino veritas
(28.05.20)
benimle aynı isim+soyisimde akp'li bir siyasetçi var. :( hiçbir şey bulamıyorum kendimle ilgili.
0
sckxyss
(28.05.20)
Ad soyad combom dünyada bir tane var çok unique, o yüzden sadece ben çıkıyordum. Lisedeyken yaptığım freelance işlere falan adımı yazmam hataymış :)

Üniversitede iken çoğunu sildirdim, SEO nedir bilmeden de SEO yaptım şimdi en tepede portfolyom, ardından blog'um, ardından linkedin'im çıkıyor kalanı benimle ilgili değiller.
0
aguen
(28.05.20)
hayat hikayem çıkıyor. Ama kendi adıma websitem falan var, yaptığım videolar işler, linkedin, oluşturduğum kurs vs. Aslında kişisel pr çalışması gibi. (adımı yazınca soyadımı google tamamlıyor gizli modda bile ahaha:D)

Keşke sırasını ayarlayabilsem veya bazılarını silebilsem.
0
nhk ni youkosu
(28.05.20)
Bana dair bir şey çıkmıyor. Platoniğim olmak istemezdim haha yazık :(
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
Benden de bir tane var. Google'layınca sadece linkedin hesabım çıkıyor. Adı benle aynı, soyadı benimkinden bir harf eksik olan bir sosyal medya fenomeni çıkıyor bayağı, fotoğrafları paylaşımları fln. Tanımayan biri mesela mailde fln görüp aratsa soyadına dikkat etmeyip beni o zannedecek :/
0
pati
(28.05.20)
Simdi arattim okulum cikiyor sadece. Bir de birkac kampanya imzalamisim, onlar.
0
sadakatsiz
(28.05.20)
genel olarak nerede ne işler yaptığım, ne okuduğum, ne ürettiğim, yaptığım yayınlar falan çıkıyor. bol bol da çektiğim fotoğraflar ya da kendi fotoğraflarım çıkıyor. bir de zamanında forum sitelerinde falan açtığım satılık ilanları çıkıyor. ayrıca saçma şekilde beğendiğim birkaç kadın vardı, onların da farklı sitelerdeki profil fotoları çıkıyor ne alaka ise. artık ne kadar çok like attıysam asdasda.

adım ve soyadım pek yaygın olmadığı için muhtemelen başka birisi çıkmıyor.
0
early morning rain
(28.05.20)
benim ismim ve soyismimle aynı olan bir kişi çıkıyor. benimle alakalı hiçbir bilgi yok. 22 senedir internet kullanıyorum. özel bir şey yapmıyorum..
0
beyaz power ranger
(28.05.20)
yayınlar, haberler, sosyal medya profilleri...akademik işler ağırlıklı.
adım ve soyadım bir tek bende vardır TR'de :D
0
passion rules the game
(28.05.20)
Ben kendimi aratarak çıkanlara göre düzenledim. Şu an sadece LinkedIn profil resmim çıkıyor o da LinkedIn görünürlüğümü kapatmama rağmen kaldı. Tanımayan bana dair bir şey bulamaz :)
0
Kediyi üzdün
(28.05.20)
facebook'um yok da, linkedin ve researchgate'ten dolayi okudugum, calistigim okullar, yazdigim makaleler, tezler, fotograflarim falan hepsi cikiyor.
0
chezidek
(28.05.20)
(6)

Semt pazarına gidiyor musunuz ?

joehigashi
sb. Meyve sebze alışverişi için semt pazarına gidiyor musunuz ? Corona durumu etkiledi mi ?
sb. Meyve sebze alışverişi için semt pazarına gidiyor musunuz ? Corona durumu etkiledi mi ?
0
joehigashi
(28.05.20)
Gidiyorum ama çok durmuyorum. İhtiyacım olanı gördüğüm yerde alıp devam ediyorum. Ama bence sıkıntılı bir yer pazarlar. Çünkü artık çok kalabalık. İnsanlar sosyal mesafeye özen göstermiyor. Maskeler hep burnun aşağısında.

Ben örneğin domates alacağım. Önümde biri varken uzakta bekliyorum. Çakalın biri gelip önüme geçiyor direkt. Sanki orada otobüs bekliyoruz anasını...
0
himmet dayi
(28.05.20)
Gitmiyorum, pandemi öncesinde de gitmiyordum. Tanıdığım bir gıda denetçisi "pestisit denetiminden geçemediği için süpermarketlere satamadıkları sebze meyveyi semt pazarlarında satıyorlar" diye anlattığından beri pazardan gıda maddesi almıyorum.
0
kobuzchu kiz
(28.05.20)
Öncesinde de gitmiyordum ortamı sevmediğimden, şimdi hiç gitmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
gitmiyordum, yine gitmiyorum.
0
inheritance
(28.05.20)
satıcıların arasında mesafe var, girenlerin maskeleri zabıta tarafından kontrol ediliyor. kalabalık normale göre az. giriş çıkış kapıları azaltılmış. marketler daha kalabalık ve ciddi fiyat farkı var.

konum izmir.
0
anarsika
(28.05.20)
az önce birkaç sokak boyunca yanından geçtim, feci kalabalıktı. görevli falan görmedim. maskesiz insanlarda vardı.
0
kafadanbacakli
(28.05.20)
(18)

intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır

bundanboyle
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
0
bundanboyle
(28.05.20)
Katilin ve maktülün bir arada olduğu bir cinayet şeklidir.
Uzak durmak lazım .
0
Erva
(28.05.20)
Hangi filmden duydum hatırlamıyorum; "insan ancak karşı koyamayacağı bir güç karşısında kendi canına kıyabilir" gibi çok feyizli bir şey kalmış aklımda.

Kaçmak ve kurtulmak zaten edebiyat dışında pek farklı şeyler değiller.
0
IncredibleMau
(28.05.20)
Kesinlikle kaçmaktır.
0
etna
(28.05.20)
annem hayatta oldugu surece asla yapmayacagim bir sey olurdu. sadece annen degil baban ve kardesin var. resmen 3-5 kisiyi oldurmeden cehenneme koymus oluyorsun.
0
baldur2
(28.05.20)
bence kolaya kaçmaktır.
0
mikahakkinen
(28.05.20)
hiç kimse tam anlamıyla bir başkasının hissettiklerini anlayamaz. empati yapmaya çalışır, iyi niyetiyle düşünür, anlamaya çalışır ama tam olarak anlayamaz; hissedemez. ne yaşıyorsunuz bilmiyorum. ama şunu biliyorum, gerçekten çok klişe olacak ama, inanın şu yaşamda "intihar" bir seçenek bile değil, olmamalı... bir çok başarı, ard arda gelen başarısızlıklardan sonra gelir. bazen kişinin mutsuzluğu, salt şımarıklıktır. kaçmak mı kurtulmak mı sorusuna cevap vermek gerekirse, ikisinin de olduğunu düşünmüyorum. zira, ruhunuz ve bu yaşamdaki bedeniniz bir problemle karşı karşıya. eğer onu yenip, olgunlaşırsanız aşmış oluyorsunuz. aşmamayı tercih edip, kendi değiminizle kaçıp kurtulmaya çalışırsanız bence sadece problemi ertelemiş olursunuz. ruhunuzun o probleme, o problemi çözmeye, bu tecrübeye ve sonuçta edineceği olgunluğa ihtiyacı varsa; ki olmasa neden karşı karşıya gelesiniz? bambaşka bir polarizasyonda, buna ister öte taraf diyin, ister reenkarnasyon, neye inanırsanız inanın, benzer bir problemle tekrar yüzleşeceksiniz. taaki bunu aşma olgunluğunu gösterene kadar... bu elbette benim kişisel fikrimdir. kimseyi bağlamaz. ama bazen düşündüğümde, onca mutsuzluklarıma rağmen, hayatın en ufak biriminde en ufak olumlu bir şey gördüğümde nadir de olsa mutlu olabiliyorsam eğer, hayattaki onca hırsın, paranın, mevkinin, ne değeri var? bunlar zaten yok.. olmadığı için yoksunluğundan mutsuz oluyoruz. ama olan kişileri de görüyoruz, olduğu için mutsuzlar. :) bu bir döngü, bir sınav.. ferrarim olsaydı satıp bilge olmazdım, caddede gazlardım. ama satıp bilge olan erdemleşiyor. bu elbette popüler bir örnek, ama anlamak için yol olabilir. hiç bir şey, Tanrı'nın verdiği nefesi sonlandırmanızı makul kılmayacak... tam tersi burada kalıp savaşmalısınız. her ne ile savaşıyorsanız. ancak o zaman değerli olur kazandığınız şey, ve aslolan huzur, olgunluk, tecrübe ve bilgi birikimi... "yaşamaya mecbursun!"
0
jeanluc
(28.05.20)
Dışardan bakanlar için kaçmak, eylemi gerçekleştiren için kurtulmaktır bence.
0
medre
(28.05.20)
bence bu ikisinden ziyade pes etmektir. gelecegi bilemedigimiz surece de erken pes etmektir hatta.
0
in vino veritas
(28.05.20)
Bir bildiridir, duruştur, tavırdır intihar, insanı en zor durumda dahi bırakmayan, canı için mücadele etmesini sağlayan o iç güdünün bilinç tarafından görmezden gelinmesidir. Bir karardır intihar, kimi için çaresizlik yüzünden yapılmış bir eylemdir, kimi için aptallıktır, kimi için amaan dünyanın sonu mu sanki'dir, kimi için gururdur. Eylemi gerçekleştiren kişi tarafından ise tavırdır, geri kalanlara. Her hayatın bir hikayesi olmaz ama her intiharın bir hikayesi vardır.

Herkes kendi yaşadığı hayatla, edindiği bilgi ve tecrübelerle değerlendirir intihar edenin durumunu, ben olsaydım der, şöyle yapardım, bunun için kendimi öldürmezdim. Bu cümleleri kuran kişi, intihar edenin anne babasından doğsa idi, aynı hayatı yaşasa idi, aynı cümleleri kursa aynı cümleleri duysa, aynı şeyleri hissetse idi o da intihar ederdi oysa.

Ne kurtulmaktır, ne kaçmak. kaçmak olsa, kaç git zaten, dünya, ülke hatta şehir bile kocaman bir yer, kim bulacak kim bilecek kaçandan başka? Kurtulmak olsa neyin pahasına neyden kurtuldun? Kurtuldundan ne yaptın? Bildirinin, tavrın ne olduğunu bazen intihar eden hariç kimse anlamaz, her şeyi vardı mutluydu derler ama öyle değildir.

Şunu unutmamak gerekiyor, en iyi tanıdığınız kişi anne babanız bile olsa bilmediğiniz çok şey var. İnsanları, onların size izin verdiği kadarı ile tanırsınız.
0
selam
(28.05.20)
Yorulmaktır.
0
antihero
(28.05.20)
İkisi de değil bencilliktir. Bencilliğin en üst noktasıdır.
Kişiyi seven, önemseyen, o zamana kadar kendisine emek vermiş olan, arkasından üzülebilecek, kahrolacak kimseyi umursamamaktır.
0
elestirman
(28.05.20)
zamanında girişimde bulunmuş ve başaramamış, sonrasında tedavi görmüş olan BEN için kaçmaktır. başka insanları bu konuda yargılamayı doğru bulmuyorum, kimileri yıllarca uğraşıp da daha fazla güç bulamadıkları için intihar eder, hayatını kaybetmiş birine "kolayı seçmiş, kaçmış" demeyi kendi adıma doğru bulmuyorum. sadece kendi tecrübem ve kendim için konuşuyorum: benim için kaçmaktı. çünkü beceremeyip tekrar yaşamaya karar verince sorunlarımın çok büyük bölümünün terapi ya da ilaç kullanarak giderilebildiğini, insan içine karışmanın ve "bir şeyler" yapmanın ciddi ölçüde yardımcı olduğunu, insanların zaman zaman ağır psikolojik bunalımlar yaşayabileceğini fakat bunlardan kurtulabileceğini görmüş oldum. "hayatım bitti, yaşayacak bir şeyim yok - istemiyorum" dediğim gün ölmeyi başarsaydım, bugün "iyi ki yaşamışım, iyi ki tecrübe etmişim" dediğim şeylerin belki %50'den fazlasını yaşayamayacaktım.

çok mutsuz olursam "zaten sonunda ölücem, açıkçası kimse de beni umursamıyor, ne yaparsam kendime yapıyorum. biraz depresyona gireyim, saçmalayayım, anamı kemerle döveyim, sonra yine toparlarım" diyerek mücadele ediyorum. ölmeye gerek yok. insan sürekli değişiyor. ölüm değişim şansını yok etmektir.
0
der meister
(28.05.20)
intihar umutsuzlukla cesaretin kesistigi yerde gerceklesir diye bir laf var. kacmak da kurtulmak da degildir bence. kimse intihar eden birinin yasadigi surecleri de anlayamaz. empati falan hikaye.
0
kassiopeia
(28.05.20)
@kiyiya vuran dildolar

bireysellik olarak anlatılan kavramı çok yanlış anlamışsınız. "kişinin kendi hayatı kendi kararı" çok doğru bir bakış değil. insan sosyal bir hayvandır. Her zaman salt "ben" diye bir şey olamaz.

Arkadaşınız, eşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, anneniz-babanız size gelip de "ben intihar edeceğim" dediğinde, "senin bedenin senin kararın" diyebiliyorsanız, tabii ki bu yazdıklarımı yok sayabilirsiniz.
0
elestirman
(28.05.20)
Ölüp gittikten sonra kaçmış olmanın anlamı ne ki... Bence kurtuluş. Ama bu yapılmasını gerektirir mi? Bence hayır. Kimse kendi için intihar etmez. Etrafında cezalandırmak istedikleri birileri vardır onun için intihar eder. Sırf birilerini suçlu hissettirmek için kendi hayatına kıymak yanlış bence.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
Yaşarken kaçamadığı şeyden ölerek kurtulmak.
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
üşenip okunmazsa aşağıdaki doğrudan söyliyim,
kaçmaktır.


yıllar önce yazdığım kitabın giriş pasajının bir kısmı sorunuzla epey ilintili ilerlemiş:

Sualler sormak uzun vakittir, biricik uğraşım oldu. Cevap verecek kimsenin olmamasını da umursamıyorum üstelik.
İyi hissetmiyorum. Yine ağrılar saplanıyor hafızama. Vazgeçmek geliyor içimden, "ne varsa boş ver" diyor birileri sanki. Burada geçen zaman içinde çokça düşünüp bir konuda karar verdim galiba. Benim teorime göre, bence herkes, yani en azından bir defa, masada bir seçenek olarak intiharı aklından geçirmiştir. İntihar, sadece bir şeylerden kaçmak, ya da her şeyden. Bu mevzuuda yalnız olmadığımı hissediyorum. Evet evet kesinlikle, çünkü ölüm bir azadtır. Bir kaçış, bir kurtuluş olmasa da kaçış. Kim kaçmak istemedi ki bir şeylerden. Çok insan kaçar, kaçmak kabahat midir?
Söz gelimi Halil Bey. Onun da benim gibi kaçmak istediğini garanti ederim. Çünkü kötürüm biri olarak yıllarını geçirmiş, sadece bunun için bile en güzelini hak ediyor. Halil Bey benim gibi düşünen kişilerin belki de başında geliyor. Çünkü öldüğünde cesedindeki arıza onu ilgilendirmeyecek artık, teninden sıyrılacak, istediği gibi koşabilecek yani, çilesi sona erecek, tıpkı yirmilik bir delikanlı gibi. Halil bey için bizden daha başka şeylerle gelecek ölüm. Özlemini çektiği şeylerle.
Ben de Halil Bey kadar hakkım olmasa da bekliyorum. Lakin bazen, bir şeyler başıma vuruyor sanki. Sanki bastırıp beni suya batırıyor. Deryanın ortasında kalmışım gibi oluyor bazen. Dibe itiliyormuşum gibi. Son zamanlarda çok yaşar oldum bu hissiyatı. Tıpkı boğuluyor muşum gibi hissediyorum.Tıpkı önceki gece traş olurken kafamın içindeki bağırışlarda olduğu gibi. Sanki biri bana mütemadiyen ''zamanı geldi'', ''artık gitme vakti'' diyordu. O denli kuvvetli ki, neredeyse arkamdan iten bir el hissedecek kadar.
0
firemanjonny
(28.05.20)
Son söz benim intihar eğer gerçekten yapılması için
gerekliyse hem kaçmaktır hem kurtulmaktır.
0
🌸bundanboyle
(30.05.20)
(3)

saç rengini açma

Nickbulamadım
Malum saç rengimiz yazın güneş ve deniz suyundan bir güzel açılıyordu. Fakat bu sene tatil zor gibi görünüyor. Saç rengini doğal ve çok abartıya kaçmadan belli belirsiz 1-2 ton açacak, kullandığınız doğal yöntemler nelerdir acaba?(papatya suyu ve oksijenle açılmış saçlar biraz çiğ duruyor sanki..)
Malum saç rengimiz yazın güneş ve deniz suyundan bir güzel açılıyordu. Fakat bu sene tatil zor gibi görünüyor. Saç rengini doğal ve çok abartıya kaçmadan belli belirsiz 1-2 ton açacak, kullandığınız doğal yöntemler nelerdir acaba?
(papatya suyu ve oksijenle açılmış saçlar biraz çiğ duruyor sanki..)
0
Nickbulamadım
(27.05.20)
ty.gl

Ben bu ürünü kullanıyorum. Memnunum.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.20)
Sac rengini yazmamissin. Cok koyu bi renkse evde dogal urunlerle guzel bi sekilde acilmasi maalesef zor ya :/

Ustteki linkteki urunun sprey formu vardi ilk ciktiginda onu kullanmistim ben kahverengi benim saçlarım rengi daha acik kahve oldu ama yiprandi bayagi. Daha koyu renklerde de turunculasma yapiyodu. Jel formuny bilmiyorum ama.
0
hindistan cevizi
(27.05.20)
@hindistan cevizi saç rengim kumral, kahve arası diyebilirim ne çok koyu ne açık bir kahverengi
ürünler yıpratır ve doğal durmaz diye korkuyorum biraz açıkçası ama denenebilir duruyor @ruhen hastayim ben
0
🌸Nickbulamadım
(27.05.20)
(3)

anneye doğum günü hediyesi

goodenuff
annemin doğum günü yaklaşıyor. kendisi 55 yaşında, bütün gün evde olan bir kadın. kendisine uzun zamandır bir hediye almadım açıkçası, öneriniz var mıdır? yani öyle kıyafet gibi şeylerle pek alakası yok çünkü sokağa çok çıkmayan bir insan. ayrıca takı falan takmıyor. bakım ürünleri de aynı şekilde.
annemin doğum günü yaklaşıyor. kendisi 55 yaşında, bütün gün evde olan bir kadın. kendisine uzun zamandır bir hediye almadım açıkçası, öneriniz var mıdır? yani öyle kıyafet gibi şeylerle pek alakası yok çünkü sokağa çok çıkmayan bir insan. ayrıca takı falan takmıyor. bakım ürünleri de aynı şekilde. klasik kendi halinde yalnız bir kadın diyelim. hasta olan anneanneme baktığından dolayı. anneler günü de bir şekilde boş geçti. ufakta olsa bir şey almak istiyorum açıkçası. teşekkürler.

ne yapmalıyım, almalıyım?
0
goodenuff
(27.05.20)
bornoz seti veya elektrikli diş fırçası gibi kişisel bir şey olabilir belki. ilgisi varsa sayılarla boyama tablolarından alınabilir.
0
ruz
(27.05.20)
hep evdeyse , karaca ya da porlanddan kahve çay bardak seti olabilir
onun dısında pijama takımı ya da bornoz takımı olabilir

biraz ağzını arayın her annenn fırsat ya da maddiyat edeniyle alamadığı bir sey vardır
canım anneler :)
0
blackgirl00
(27.05.20)
Ben yıllar önce aynı yaştaki anneme ipad almıştım. Nasıl kullanıldığını ve çeşitli sosyal medya hesaplarını öğretmiştim. Yıllar geçti hala iyi ki almışsın der.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.20)
(9)

PMS dönemi kilo alıyorsunuz? -ödem-

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, Bir süredir diyet yapıyordum ve kilo vermiştim. Buraya kadar her şey güzel. Bir gün bi de baktım tartıda 1.5 kilo fazlayım, bazen ikiye çıkıyor. Daha önce kilomu kontrol etmediğim için tartıda böyle bir duruma ilk kez tanık oluyorum tartı üzerinden. Moraller bozuk, motivasyon düşüyor. PMS
Merhaba,

Bir süredir diyet yapıyordum ve kilo vermiştim. Buraya kadar her şey güzel.

Bir gün bi de baktım tartıda 1.5 kilo fazlayım, bazen ikiye çıkıyor. Daha önce kilomu kontrol etmediğim için tartıda böyle bir duruma ilk kez tanık oluyorum tartı üzerinden. Moraller bozuk, motivasyon düşüyor.

PMS dönemindeyim bu dönemde 2 kilo fazlalık normal mi?
Siz de böyle oluyor musunuz? Kaç kilo alıyorsunuz mesela?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(27.05.20)
normal, odem o. ostrojen hormonuyla cosuyor beden
pms in bitmesiyle gidiyor, kilo ne kadar fazlaysa odemde o kadar fazla olur.
bol suya devam
0
cairo
(27.05.20)
Hiç fark etmedim açıkcası. Ama pms dönemlerinde kendimi şişko hissederim her zaman. Demek sebebi buymuş. 53 kiloyum.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.20)
Normal tabii ki odem tutuyorsunuz cunku. Regl donemi bitmesiyle bitiyor bu odem durumu da. 1 kilo civari oynuyor benimki. Bol bol su icin. Gunde bir-iki bardak yesil cay tuketin. Cok tuzlu, sekerli de yemeyin mumkunse.
0
fraise
(27.05.20)
Normal. duzenli beslenen spor yapan biriyim regl oldugumda veya yaklaştığında tartılmam 1-2 kilo arasi fazla çıkarım çünkü. Ödemden dolayi arkadaslarin dediği gibi.
0
sanguine mcqaer
(27.05.20)
Regl öncesi 3 gün ve regl sonrası 3 günde tartı sonuçları doğru çıkmayacaktır, bilginize
0
gergedan
(27.05.20)
3 günü onden yedik 5-6 pms 3 günüde sondan gitti ayın yarısı, kadın olmaz zor iş bee.
0
cairo
(27.05.20)
Regl öncesi ve sonrası için özellikle tartılmadım, hesabını da tutmadım açıkçası ama o dönem kendimi şişkin hissediyorum.

2 kilo fazlalık da normal ama bence.
0
Amaranta ursula
(27.05.20)
ben balon gibi şişiyorum. bildiğin göbek yapıyorum o yüzden çok normal.
0
tuborg yesili
(27.05.20)
Odem normal bende de oluyo. O donem karbonhidrat yemeyip proteinle ve bol su yesil cay vs ile gecirmek gerekiyor.
0
hindistan cevizi
(27.05.20)
(9)

KPSS kolay bir sınav değil mi?

sys coyg
Kolaylık göreceli tabii ki ama çıkmış sorulara göz gezdirdim, gözlemlediğim kadarıyla üniversite sınavıyla kıyaslanacak düzeyde bir sınav ve bu sınava insanlar lisans eğitimini bitirdikten sonra giriyor. Yanlış bilmiyorsam herkes kendi okuduğu alanın sorularını çözüyor bir de. Mesela bir öğretmenin
Kolaylık göreceli tabii ki ama çıkmış sorulara göz gezdirdim, gözlemlediğim kadarıyla üniversite sınavıyla kıyaslanacak düzeyde bir sınav ve bu sınava insanlar lisans eğitimini bitirdikten sonra giriyor. Yanlış bilmiyorsam herkes kendi okuduğu alanın sorularını çözüyor bir de. Mesela bir öğretmenin dört sene eğitim görüp kendi alanıyla alakalı bana göre pek de zor sayılmayacak soruları çözememesi abes değil mi?

Teşekkürler.
0
sys coyg
(27.05.20)
Tüm sorular aynı zorlukta değil. Belirleyici sorular var. Bunları çözebilenler iyi sıralarda dereceye girebiliyor.
0
himmet dayi
(27.05.20)
Benim girdiğim sene alan sınavı sonrasında 5soruyu yanlış yanıtlayan dershane hocası vardı.
Bilmekten öte bu çelişkili soruları yapmak gerekiyor.
0
coca cola
(27.05.20)
Kolay olmasına kolay evet, ancak bana kalırsa bu sınavın en önemli sorunu zaman yönetimi.
herkes temel kısma girdikten sonra alanına göre ikinci hatta dil gibi üçüncü sınava giriyor.
0
foolrules
(27.05.20)
değil. oldukça zor, ezbere dayalı sorular. biliyorsan yapıyorsun bilmiyorsan yapamıyorsun bu kadar. öyle yorumlanacak sorular yok pek. tarihte atıyorum "x padişahın kaç çocuğu vardı?" tarzında sorular var. sadece deli gibi ezberleyen yapabilir yani.
kpss'den 90+ puanlar alıp memur olanlara hayret ediyorum. bu kadar iyiysen zaten çok iyi üni bölümleri kazanabilirsin ne işin var ki memuriyetle?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.05.20)
Yazar yazmaz +1

İnsan bildiğini yapıyor ama bilmesi mümkün olmayan ezber soruları yapamiyor. Belirleyici sorular da onlar. Son senelerde iyice abarttilar bu durumu.
0
elorelia
(27.05.20)
Zeka ölçen bir sınav değil. Çalışan yapıyor. Çalışmayan yapamıyor. ALES gibi değil yani. Zekasına güvenen genelde gg.

Ve mühendis adam ne bileyim avukat adam bir yaştan sonra coğrafya çalışıyor. Odaklanmak kolay değil.
0
westblack
(27.05.20)
70 hadi 80 puan almak için zor değil. ama daha üstü puan almak istiyorsan gerçekten zor. diğer arkadaşlarında bahsettiği gibi saçma sapan ezber soruları var.
0
belkider
(27.05.20)
Hem kolay hem zor. Bana göre kpss yıllarca çalışıp atanılmayacak derecede zor bir sınav değil. Ama çalışmadan da tek seferde yüksek puan alınabilecek kolay bir sınav da değil. İddia ediyorum ales kpss’den çok çok daha kolay bir sınav. Çünkü içinde ezbere dair hiçbir şey yok. Paragrafı okuyorsun, işaretliyorsun. Matematikte de mat1 soruyorlar, hepsi kek. Çalışmadan girdiğim ales’ten sözelde 89 sayısalda 87 almıştım. Siz düşünün.

90 üstü alıp da memur olanlara yapılan eleştiriyi de saçma buluyorum. Herkes az maaştan, çok çalışmaktan, patron sömürüsünden şikayetçiyken -öğretmenlik için konuşuyorum- memur adamın böyle sorunları olmuyor. Özel sektörde çok az insan ciddi paralar kazanabiliyor ama bir o kadar da tükeniyor. Öğretmen ise 14.30’da mesaisini bitirip, çoğunluğun aldığı maaşın 2-3 katını alıyor. Bu yüzden puanlar 90’a dayanmış durumda. Batı’da istediği yere atanmış, yeni mezun bir öğretmen olarak işimi aşkla yapıyorum. Çünkü hem para kazanıyorum hem de 14.30’dan sonra tüm günüm bana kalıyor. Ne istersem onu yapıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.20)
öyle bakmayla olacak iş değil dostum. al çıkmış bir yılın sorularını süreyi de sınav süresi olarak ayarla otur başına bak bakalım kaç net çıkıyor puan hesaplama sitesinden de puanı hesapla. lisans mühendislik iibflilerin de 90+ puanlarla bile açıkta kalabildiğini garanti olması açısından min 95 almaları gerektiğini düşün. 95 üzeri alabildiysen helal olsun
0
papuayenigine02561
(27.05.20)
(12)

Kıyafet etiketleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

fragile lady
Üst kıyafetlerin ense kısmında, alt kıyafetlerin ise arka kısmında yer alan marka etiketleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bir marka için etiket gerekli mi? Gerekliyse nerede yer alması sizi minimum seviyede rahatsız eder?Ben etiketlerden nefret ediyorum ve cildimi çok rahatsız ettikleri için ge
Üst kıyafetlerin ense kısmında, alt kıyafetlerin ise arka kısmında yer alan marka etiketleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bir marka için etiket gerekli mi? Gerekliyse nerede yer alması sizi minimum seviyede rahatsız eder?

Ben etiketlerden nefret ediyorum ve cildimi çok rahatsız ettikleri için genelde etiketleri kesiyorum. Diktiğim kıyafetlerin içine markamı bir şekilde yerleştirmek istiyorum ama ideal yolunu bulamadım. Kıyafete şu şekilde çengelli iğneyle iliştirilip kolayca kurtulabilinen bir etiket hakkında ne düşünürsünüz?

www.bidolubaski.com
0
fragile lady
(26.05.20)
Bazı markalarınki rahatsız ediyor, onları ben de kesiyorum. Belki alternatif olarak etiketi tamamen dikilmiş bir şekilde ekleyebilirsiniz. Yani sadece yakaya dikilmiş olmayıp etiketin tabanı da tişörte dikilebilir
0
ats
(26.05.20)
Bazı tshirtlerin etiket yerinde baskı oluyor. En rahatı onlar.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.20)
bazıları gereğinden çok fazla uzun ve kalın.seda sayan programına fax gelmiş gibi.
0
since1907
(26.05.20)
Decathlon un kendi markası olan bazı kıyafetlerde etiket direkt kıyafete değil de, kıyafet ile aynı kumaşa dikiliyor. Yani etiket kumaşa, etiketin bağlı olduğu kumaş kıyafete dikili oluyor. Anlatabildim mi bilmiyorum ama bu şekilde yapabilirsiniz.
0
inheritance
(26.05.20)
Etiketleri ben de kesiyorum genellikle. Kumaşa basılmış ve dört tarafı dikilmiş etiketler var, onlar en şahanesi.

Şöyle: imgur.com

Edit: Çengelli iğneli etiket de olumlu, onu da seviyorum.
Reedit: Çengelli iğneli etiket güzel tasarımlıysa, üstünde çirkin çirkin fiyat falan yazmıyorsa kitap ayracı olarak sakladığım da oluyor.
0
kobuzchu kiz
(26.05.20)
bir kıyafet alırken en önemli kriterlerimden. beğendiğim bir kıyafette eğer kolayca sökülemeyecek bir etiket varsa (doğrudan kıyafete dikilmiş ve koparma yeri yoksa) almıyorum. benim için satınalma kriteri.
0
coder6006
(26.05.20)
Kobuzchu kızın soyledigi etiket en nefret ettiğim etiket türü. Sökülemiyor. Ben her türlü etiketi sokerim. Hatta bu şekilde bir çok kıyafeti delmişligim bile var :(((

Çengelli iğne güzel fikir. Ya da Decathlon kıyafetlerinde direkt kıyafet kumaşina değil de kumaşa eklenmiş ekstra bir kumaş parçasına etiket dikildiğini gördüm. Etiketle ile kıyafet arasında aynı türden bir kumaş parçası yani. Doğal olarak o kumaşı kesiyorsun ve etiket kalintisi kalmıyor.
0
elorelia
(26.05.20)
decathlon sistemi çok güzel evet.

tişörtün etiket dikili olması gereken yerine, tişört ile aynı kumaştan ufacık bi parça dikiyolar, etiketi de onun üstüne dikiyolar, kesmesi çok kolay oluyor.
0
hem şişko hem deli
(27.05.20)
Beni delirten. Aldığım her giysi de bunları sökmem lazım. Kefince o kalan kısmı bile rahatsız ediyor. Bazı tişörlerdeki etiketler o kadar güçlü ki sökerken giysi de yırtılıyor. Ör: lcw
0
grid
(27.05.20)
ben ense etiketine değil de yandaki uzun destansı etiketlere gıcık oluyorum, onları kesiyorum.

ama bir tercihim olacaksa ensede baskı şeklinde markayı, bedeni ve modelin özel bir adı varsa görmek isterim.
0
kullanıcı adı
(27.05.20)
konuyu hortlatıyorum ama, yukarıda dediğim sisteme örnek buldum: www.reddit.com
0
inheritance
(09.07.20)
mağaza etiketi bazen üründen daha değerliymiş gibi hissettiriyor. %70 indirim yazınca gözümüz dönüyor, ürünü gerçekten beğenip beğenmediğimizi bile sorgulayamıyoruz o an. indirimli etiket görünce mantık devre dışı kalıyor resmen.
dgs.com.tr
0
nıç
(30.07.25)
(12)

Evde yaptığınız basit kokteyller var mı?

six packsiz
Sangria ve mojito tarzı bir şeyler deneyeceğim ama sizin de bildiğiniz ferah tarihler var mı? İstanbuldan adanaya göreve geldim ve bu sıcaklarda buzzz gibi kokteyl arayışına girdim malum.Votka, şarap veya tekila içeren kokteyller olursa sevinirim. diğer içkilerden mevcut değil elimde :/
Sangria ve mojito tarzı bir şeyler deneyeceğim ama sizin de bildiğiniz ferah tarihler var mı? İstanbuldan adanaya göreve geldim ve bu sıcaklarda buzzz gibi kokteyl arayışına girdim malum.
Votka, şarap veya tekila içeren kokteyller olursa sevinirim. diğer içkilerden mevcut değil elimde :/
0
six packsiz
(26.05.20)
Kokteyl denir mi bilmiyorum ama sokak köpeği zamanlarımda etil alkolle yaptığım bir karışım geldi aklıma. Sonradan kafam yerine gelince tabii Smirnoff ile yapmaya başladım daha güzel oldu, ben kendi tarifime göre yazayım siz alkol oranını kendinize göre ayarlayın.

Malzemeler: Votka, ananas suyu (en ucuz olanlarından; Lucy marka A101'de satılan), portakal, limon ve buz. Portakalın kabuğunu elma soyar gibi soyalım ve bardağın içine yerleştirelim, daha sonra bir yarım limonun suyunu bardağın içine sıkalım. Daha sonra bardağın yarısına kadar gelecek şekilde votka koyalım, geri kalan kısmına da ucuz ananas suyumuzu buz ilavesini taşırmayacak kadar ekleyelim. En son da buzu ilave edelim, dilerseniz parçalanmış şekilde ekleyebilirsiniz. Ben kütle halinde koymayı seviyorum.

Dikkat: Etil alkolle denemeyin, deneyecek kadar kendini bilmezler de etil koyduğu kadar su da ekleyip karışımı seyrelterek denesin ki midesini delmesin. Kör olma ihtimali ise her zaman mevcut.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
mümkünse etil alkol gibi olaylara hiçbir şekilde karışmasın kimse :d
bunu 1 lt cam şişeye yapıp dolapta bekletsem ara ara içsem tadı bozar mı sence?
0
🌸six packsiz
(26.05.20)
En populer 50 kokteyl tarifi icin:
makemeacocktail.com
0
ascii255
(26.05.20)
@six packsiz,

Sanmıyorum tadının bozulacağını ancak üç dört günü geçecekse ben olsam portakalı denklemden çıkarırdım.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
yok yok 4 güne tüketirim
0
🌸six packsiz
(26.05.20)
Klasik votka, limon suyu, maden suyu, buz karışımı yapıyorum ben. Hazırlanışı kolay. Hem de şekerli olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.20)
Smirnoff green apple + taze limon suyu + perrier (diğer maden sularının tadı tuzlu geliyor) +buz (elindeki votka sade ise yeşil elma dilimi koyabilirsin)
Buna alternatif olarak buzlu bardağa, nar suyu (1/3) + portakal suyu (1/3) + votka (bardağa saydığım sıra ile koyuyorum renk geçişi oluyor)
Eğer evdeki şarap beyaz şarap ise ve evde şeftali varsa: bellini
0
irene
(26.05.20)
blood mary cok severim cok basit. herkes yapabilri. youtubede tarifi var.
0
sizofren06
(26.05.20)
ruhen hastayim ben'inki votka yerine cinle daha güzel oluyor bence. yarım limonunu suyunu kullanıyorum bi de hazır limon suyu vs. değil yani.

bir de malibu + süt + kahve + buz bu tatlı oluyor tabii biraz. evde bu ikisini yapıyorum kolay oluyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(26.05.20)
Old fashioned.
0
logisticsmanager
(26.05.20)
Ben genel bir ekleme yapmak istiyorum.

Portakal suyu olan kokteyl tariflerini greyfurt suyuyla yapınca bence daha güzel oluyor. Portakalın o tatlılığı hoşuna gitmiyorsa (mesela cin-portakal içeren kokteyller bence hem cinin o hafif tatlımsı havasından hem de portakalın tatlılığından aşırı bayık oluyor) greyfurtlu dene.
0
buff
(26.05.20)
Adam elinde olan içkilerden kokteyl önerileri istemiş. Burada old fashioned, cin-tonik, malibu ile öneriler.
Öncelikle elinizde spirit olmasına rağmen yardımcı malzemeler yok, yani her türlü likör, bitter vs. Margarita, frozen margarita mükemmel olurdu bu sıcaklarda tekila, limon ya da lime suyu tamam ama cointreau (portakal likörü) yok. White russian’ı sıcaklarda çok severim, votka, süt tamam ama kahve likörü de lazım. Yani bir kaç çeşit likör alırsanız güzel kokteyl önerileri yapabilirim. Şu an elinizde bulunan malzemelerle ancak mixed drink tarzı kokteyller olur.
Caipiroska
2 ölçü votka
4 çay kaşığı pudra şekeri
1 tane dilimlenmiş lime (misket limonu)

Salty dog
1,5 ölçü votka
3 ölçü greyfurt suyu
Çeyrek çay kaşığı tuz

Screwdriver
Yarım ölçü votka
1,5 ölçü portakal suyu

Votka tonik
1 ölçü votka
1 ölçü tonik
Bir iki damla lime suyu ve dilimi (bu ölçüyü votkanın iyiyse uygulayın, eğer kaliteli bir votka değilse tonik miktarı biraz daha arttırılabilir)

Sangria yaparken ise 1 şişe şaraba, bir bardak taze sıkılmış portakal suyu ve iki bardak fanta ilave ediyorum ben.bolca elma, portakal ve limon dilimleri. Ama buzdolabında bekletirken az tutmayın meyvelerin tadı şaraba çok geçmiyor öyle olunca.

Tekilayı margarita haricinde pek tüketmiyorum ama tekila ile mix yapınca en güzel sonucu veren içecekler; ananas suyu, portakal suyu ve greyfurt suyu.
0
astrid
(26.05.20)
(2)

Yemeksepeti yeni adres ekleme

etna
Yeni adres ekle diyorum ama hep var olan adresi değiştiriyor. Bu aralar çok sık seyahat ettiğim için bütün adreslerin kalmasını istiyorum.
Yeni adres ekle diyorum ama hep var olan adresi değiştiriyor. Bu aralar çok sık seyahat ettiğim için bütün adreslerin kalmasını istiyorum.
0
etna
(25.05.20)
bende denedim yeni ekliyor. adres başlığını farklı girmeyi denediniz mi?
0
jelly bear
(25.05.20)
4 adres kayıtlı. Sorunsuz yeni kayıt yapabiliyorum.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
(14)

Tanışmak için Facebooktan mesaj atılır mı?

insomniac
Arkadaş önerilerinde görünen bir kadın cidden hoşuma gitti. Merhaba desem nasıl olur sizce?
Arkadaş önerilerinde görünen bir kadın cidden hoşuma gitti. Merhaba desem nasıl olur sizce?
0
insomniac
(25.05.20)
Ekleriz o zaman gider
0
🌸insomniac
(25.05.20)
Eklemeyip yazmayıp ne yapacaksın ki?
O da seni görür beğenir mesaj atar diye mi umacaksin.
At da olmasın
0
kisa
(25.05.20)
Hep aplikasyon dating için değil miydi?
Yürüyedur yiğido.
0
neymis
(25.05.20)
bana yazıldığında cevap falan vermiyordum açıkçası. şimdi evlendim, bilmeden hala atıyorlar yine cevap vermiyorum.
ama bekar olsam, sevgilim vs olmasa bana mesaj atan kişi tip olarak hoşuma gitse, nasıl biriymiş bakayım diye cevap verirdim herhalde. sonuçta eşimle yonja'da tanışıp evlendim :D
0
matilda
(25.05.20)
Cevap verebilir, mesajı görmeyebilir, görüp takmayabilir, fbook vardır ama aktif kullanmıyordur o yüzden ciddiye almayabilir falan bir sürü şey. Deneyip görürsün ancak
0
aquarium
(25.05.20)
yaz gitsin dönerse senindir.
0
tabudeviren
(25.05.20)
Facebooktan o sekil gelen mesajlar genelde fark edilmiyor, fark edilse de acikcasi cok buyuk bir kismimiz icin varos bir hareket olarak düşünüldügu icin cevaplanmiyor. Ama sansinizi denemekten zarar gelmez sanirim.
0
red g
(25.05.20)
bence de varoş bir hareket ama diğer türlü 70 lerin görücü usulünü yaşamak gerekecek
0
🌸insomniac
(25.05.20)
Şansını dene ama şunu da unutma. Yakışıklı bile olsa tanımadığı birisine “selam” “merhaba” yazan adamların pek bir şansı olmuyor. Özellikte facebookta.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
bence önce ekle. kabul ederse yürürsün.
0
jelly bear
(25.05.20)
Ortak üye olduğunuz Facebook grubu falan var mı? Ya da profilinde dikkat çeken bi şey? Hani x mekanından bir fotoğraf falan, ben de o mekandaydım şunu öutlaka deneyin, profilinize denk geldim selam vermeden geçemedim vs gibi daha dikkat çekici bi mesaj olabilir. Herhangi bir merhabaya dönmezdim sanırım ben.
0
bir nick var benden iceri
(25.05.20)
turk insaninda facebook kukkanma sikligi epey dustu yalniz. Mesaj atsan bile aylar sonra gorebilir karsindaki
0
hehehe
(26.05.20)
isim soy isim aradığında instagramda çıkıyorsa oradan yaz.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(26.05.20)
atılmaz mı
kızlar neyle eğleniyor sanıyorsun
0
bir soru sorcam
(26.05.20)
(14)

Zekice kitaplar

ats
Merhaba, iyi bayramlar. Okuduğunuz en zekice yazılmış romanlardan örnek verebilir misiniz? I, robot’u okurken böyle düşünmüştüm mesela. İnternetteki listelere baktım, sizin okuduğunuz önerileri merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler
Merhaba, iyi bayramlar. Okuduğunuz en zekice yazılmış romanlardan örnek verebilir misiniz? I, robot’u okurken böyle düşünmüştüm mesela. İnternetteki listelere baktım, sizin okuduğunuz önerileri merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler
0
ats
(25.05.20)
K.Vonnegut-Slaughterhouse 5 ve sanırım diğer kitapları da öyle (daha henüz okumadım)

Bilim-Kurgular zaten genelde o hissiyatı veriyor.iyi yazılmış kitapların hepsi zekice bence klasikler dahil. pek anlamadım aslında soruyu ama tarz olarak yukarda yazdığım ilginç idi o yüzden bunu örnek verdim.
0
AlsterWasser
(25.05.20)
Maymunlar Gezegeni
0
cemallamec
(25.05.20)
Ted Dekker - Oyun iyiydi bayağı

En kötüsü ise Markus Zusak - Hiç Kimse Sıradan Değildir.
0
matilda
(25.05.20)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Vakıf serisi
Körlük
0
zihua
(25.05.20)
ikinci cümlenize gelmeden bile aklıma Asimov'un robot serisi geldi aklıma. (bkz: #62133925) farklı gezegenler, hepsinin farklı sosyolojik yapıları, insan robot ilişkisinin ve hatta robot psikikolojisinin irdelendiği muhteşem kitaplar.
imparatorluk ve vakıf serisi de güzeldir.

dune serisi siyaset, din, dünyadaki su sıkıntısı olasılığı gibi konularda ufuk açan metaforlar içeriyor.

philip k. dick kitapları genelde çok iyi bir bilimkurgu fikri, o kadar da iyi olmayan bir sona bağlayarak bitse de çok orijinaldir. Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi (blade runner'ın orijini olan kitap), sondan bir önceki gerçek kitaplarını bilhassa tavsiye ederim.

Arthur c. clarke'ın 2001 a space odyssey ve devam kitapları da farklı uzay aracı ve yabancı gezegen tasvirleriyle şaheserdir.

genel olarak bilim kurgu kitap tavsiyeleri oldu ama aklıma gelen olursa eklerim.
0
unalub
(25.05.20)
Jose Saramago - Körlük
Kartal Koltuğu - Carlos Fuentes
Jose Saramago - Görmek
Dostoyevski - Suç ve Ceza
Tolstoy - Anna Karenina
Tolstoy - Savaş ve Barış
0
levpontryagin
(25.05.20)
dune serisi ve vakıf serisi demeye geldim.
bir de tom clancy özellikle jack ryan serisini beğenirim.
0
ozdek
(25.05.20)
J.R.R Tolkien ve Ursula K. Le Guin’in bütün kitapları müthiş bir hayal dünyası ve zekanın ürünleri.
0
astrid
(25.05.20)
Karamazov Kardeşler. Özellikle mahkeme sahnesinde kim ne derse ikna oluyordum.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
Yukarıdaki bütün bilimkurgu önerilerine +1
Ayrıca Madde 22.
0
kobuzchu kiz
(25.05.20)
Şibumi
Papillon
0
gurur
(25.05.20)
Tatar Çölü
0
kaset
(26.05.20)
kafka dava
0
durgunfoton
(26.05.20)
Zekiceden kasıt nedir bilmiyorum ancak Saatleri Ayarlama Enstitüsü beni çok etkiledi. Biraz ağdalı bir dili var ancak psikolojik tahliller, kurgu, felsefi düşünce bir bütün halinde satır aralarından öyle güzel sızıyor ki, gerek monologlarda gerek diyaloglarda öylesine kendini gösteriyor ki bu harmanın muhteşemliği karşısında şaşıp kalıyor insan. Yazarlarda gözlem yeteneği ve bunu okura aktarmak zaten olması gereken bir şey ancak bunu ahenkle ve kıvamında yapabilmek üst düzey bir sanatsal zeka örneği kanımca.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
(7)

Dark dizisiyle ilgili bir detay (Mikkel/Michael)

Berck
Merhaba, bir detayın mantığını çözemedim. Hikayenin başladığı 1. bölümde görüldüğü üzere 2019 yılındalar, peki o sırada Ulrich-Katharina çiftinin çocuğu olan küçük Mikkel ile onun büyüklük hali olan Hannah'ın eşi Michael nasıl 2019'da "aynı zaman diliminde" ve "farklı karakterler olarak" hayat süreb
Merhaba, bir detayın mantığını çözemedim.

Hikayenin başladığı 1. bölümde görüldüğü üzere 2019 yılındalar, peki o sırada Ulrich-Katharina çiftinin çocuğu olan küçük Mikkel ile onun büyüklük hali olan Hannah'ın eşi Michael nasıl 2019'da "aynı zaman diliminde" ve "farklı karakterler olarak" hayat sürebiliyorlar?
0
Berck
(25.05.20)
sorunuzu doğru anladıysam küçük olan mikkel yeni döngüde, diğeri bir öncekinde, geçmişe gitmiş büyümüş ve bugüne yetişkin olarak gelmiş. sürekli bir döngü oluyor belirli aralıklarla ve her döngüde mikkel geçmişe gidiyor.
0
pide
(25.05.20)
Aslında mikkel ve michael aynı döngüdeki iki farklı insan. 2019’daki mikkel daha büyümediği için 2019’daki michael’le aynı kişidir diyemeyiz. 2019’daki michael’in küçük hali olan mikkel çoktan yaşadı tüm olayları ve bugünkü michael halini aldı.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
Dizinin zaman kavramıyla ilgili çok kafa yorma bence. Bizim bildiğimiz bir zaman kavramı yok. Aynı anda aynı kişinin farklı zamandaki halleri aynı yerde bulunabiliyor.

Dizinin kaçıncı bölümüne geldin bilmiyorum o yüzden spoiler vermek istemem ama mikkel olayından çok daha 'saçma' bir paradoks var dizide. kaçıncı bölümü izledin en son?
0
himmet dayi
(25.05.20)
benim de kafam karışıyor. yani ikisi aynı "varlık" değil mi ? paralel evren gibi mi düşünmemiz lazım. aslında teorik olarak bu döngünün bir 0 noktası olması gerekmiyor mu ?

ilk döngüde mikkel doğuyor, onun alnını işaretledik diyelim, o geçmişe döndü, sonrayıllar geçerken büyüdü işaret alında var michael oldu büyüdü. sonra tekrar mikkel doğdu, işaretsiz. böyle gidince mantıklı.

o zaman orada da şu çıkıyor, döngü işleri başlamadan, ilk mikkel doğdu o zaman 2019 yılında michael olmaması lazım, çünkü mikkel daha dönmedi yanlış mı düşünüyorum ?

yani bu yılların yaşanması tarih çizgisi üzerinde değil mi ?

@himmet dayı dizinin sonlarında kini diyorsan o paradoksu da merak ediyorum :D :D
0
fezagezgini
(25.05.20)
@himmet dayi 1. sezon 5. bölümü yeni bitirdim.
0
🌸Berck
(25.05.20)
O zaman şimdilik bi şey söylemeyeyim. İkinci sezon da bittiğinde sphbet ederiz istersen. O olay solda sıfır kalacak.
0
himmet dayi
(25.05.20)
@fezagezgini

dizinin sonuyla ilgili özel mesaj attım. buradan yazarsam ayıp olur.

zaman doğrusal değil. sorun da burada. zaman döngüsel ve sıfır noktası yok. zaman akışını bir daireye benzetebiliriz. daireni bir bağlangıç noktası var mı? yok. dark'ta zaman da biraz öyle. ilginç olan bir döngü tamamlandığında yıl tekrar 2019'a dönmüyor, sürekli devam ediyor.

şunu belirteyim; gerçek hayatta zamanda geçmişe gitmek mümkün değil. neden sonuç ilişkisine aykırı. o yüzden gerçek dünya gibi düşünmeden izlemek gerekiyor diziyi.

şöyle düşünelim: örneğin bir olay düşünelim. bundan 5 yıl önce arkadaşınız kendi gözüne lazer tuttu ve 5 yıl sonra kör oldu diyelim :) bunu engellemek için zamanda 5 yıl geriye gidip arkadaşınızın elinden lazeri alırsanız ne olacak? arkadaşınız 5 yıl sonra kör olmayacak.

e tamam da, siz neden zamanda 5 yıl geriye gittiniz? arkadaşınız kör olduğu için. ama engel olduysanız arkadaşınız hiç kör olmayacak. yani sizin geçmişe gitmeniz için hiçbir sebep yok. peki niye ordasınız?
0
himmet dayi
(25.05.20)
(7)

Kıl, tüy, epilasyon işinden anlayanlar

x571
MerhabalarTüm vücuttaki tüyleri aldırmak gibi bir düşüncem var. Mümkün mü? En etkiliydi iğneli epilasyon dediler.bu işi yapan, yaptıran var mı ne dersiniz?
Merhabalar

Tüm vücuttaki tüyleri aldırmak gibi bir düşüncem var. Mümkün mü? En etkiliydi iğneli epilasyon dediler.
bu işi yapan, yaptıran var mı ne dersiniz?
0
x571
(25.05.20)
evet en etkilisi iğneli epilasyon. ama çok acılı bir süreçtir. her kıl köküne elektrik verilir. imkanım oldukça yaptırıyorum ben. ama erkekseniz kıllarınız nispeten daha çok ve daha kalındır. genelde kalın olanlar lazerle bir elden geçiriliyor. çünkü iğneli kalın olanları direkt yok etmez önce inceltir. o süreçte bu acıyı çekmektense önce bir lazer yaptırmak daha iyi olabilir.
0
pide
(25.05.20)
Evet erkeğim. Tüm vücuda lazer yapıyorlar mı? Bu merkezlerde neye dikkat etmem lâzım? Her köşe başında varlar.
0
🌸x571
(25.05.20)
Önce lazerle azaltıp sonra iğneliyle devam etmek daha mantıklı. Zaten iğneliyi zor bölgelere tavsiye ediyorlar, bıyık gibi ya da bikini bölgesinde lazer sonrası kalan inatçı tüyler gibi. İğnelide dakika başı para ödersiniz on binlerce lira gider iğneli için. Lazerle bütün bölgeler büyük ölçüde bitiyor zaten, tatmin olmadığınız bölgelere de iki üç seans iğneliye gittiniz mi tamamdır.
0
bir nick var benden iceri
(25.05.20)
lazer konusunda pek bir bilgim yok, iğneli için de internette araştırarak buldum. dakika başı ücret alındığı için elinin hızlı olması önemliydi benim için. şehir bilgisi paylaşırsanız öneride bulunanlar da olur. bu arada bir nick var benden iceri'yi düzeltmek isterim, keşke iki üç seansta bitse :) kıl kökünün evresine bağlı olarak çok daha uzun sürüyor bu süreç.
0
pide
(25.05.20)
İğneli değil alexandrite lazer isteyeceksin. Ne derlerse desinler alternatif bakma.
Yüzüne de ondan sırtına bacağına da ondan yaptıracaksın.
Güneşlenmyecek bir süre bakım kremlerine falan dikkat edeceksin özellikle ilk seanslar.

Kızlar kıllı erkeklerden hoşlanmıyor arkadaşlar bu söylenmeyen bir sırdır. Kıllarınız en azından avrupa standartlarına gelene kadar lazer yaptırın.
0
rewlack
(25.05.20)
Erkeksen iğneli yaptırmana gerek yok çünkü kılların siyah ve serttir zaten. Boşuna daha çok para harcama. Hem zamandan da tasarruf olur.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
Gideceğim yerde bir yetkinlik belgesi yada onun gibi bir şey aramam lâzım mı? İşini iyi yaptığını yafa standartları karşıladığını nasıl öğrenirim?
0
🌸x571
(25.05.20)
(7)

eski arkadaşlar

bir soru sorcam
araya fiziksel mesafe girmesi yüzünden arayı açtığınız arkadaşlarınızla arayı açmaya devam ediyor musunuz yoksa aklınıza geldikçe arayıp konuşur musunuzbenim aklıma geliyor 2-3 günde bir, sonra arasam buluşamıycaz etmiycez, eskisi gibi samimi olmayacak deyip vazgeçiyorum
araya fiziksel mesafe girmesi yüzünden arayı açtığınız arkadaşlarınızla arayı açmaya devam ediyor musunuz yoksa aklınıza geldikçe arayıp konuşur musunuz

benim aklıma geliyor 2-3 günde bir, sonra arasam buluşamıycaz etmiycez, eskisi gibi samimi olmayacak deyip vazgeçiyorum
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
Üniversitedeki tek arkadaşımla koptuk mesafe yüzünden. Yazışma araları uzamaya basladi, sonra bir baktım bir seneyi bile geçmişti son konuşma uzerinden. Ki epey de yakındık. İki taraf da adım atmayinca koptuk maalesef. Zaten mesafe girince o kopukluktan sonra normal bir ilişki kalmıyor, ne yazacağım ki diye düşünüyor insan. Ama şimdiki aklım olsa yazardım, kopmak istemezdim çünkü.
0
elorelia
(24.05.20)
Ben de arayıp sormuyorum açıkcası canıma minnet. Girdiğim yeni çevremden arkadaşlar ediniyorum. Çevrem değişirse onları da aramam.
0
ruhen hastayim ben
(24.05.20)
Lisedeki en yakın arkadaşımla bazen 6 ay konuşmadığımız oluyor ama kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. En son 3-4 ay önce atlayıp yanına gittim, martta da o buraya geldi vs. değişiyor insandan insana.

Ya da geçen yıl sonunda zamanında çok değer verdiğim ama koptuğum insanların birkaçına ulaştım, şu an muhabbetimiz iyi olanlar var. Güzel şey bence.
0
aguen
(24.05.20)
sosyal medyadan takip ediyor musunuz
0
🌸bir soru sorcam
(24.05.20)
Ne arkadaşı? Boş işler bunlar. Lisede falan olur, oluyor ama yaş ilerleyip ev-çoluk çocuk olunca önemini yitiriyor. Dertlerin başka oluyor.
0
x571
(25.05.20)
Arayıp konuşurum. Zaten çok geniş bir sosyal çevrem yok. Olanları da kaybetmek istemem açıkçası.
0
maxim gorki
(25.05.20)
evet aramak lazımmış muhabbet her türlü yürüyor
0
🌸bir soru sorcam
(04.06.20)
(1)

saç-sakal stili önerisi

diffarentiationation
saçımı 3 aydır hiç kestirmedim. sakalımı düzeltiyorum sadece. faulleri 1'e vuruyorum, çeneye doğru uzuyor sakal. faulün üstten başladığı yeri çizgi şeklinde sıfıra vursam, uzun ve kısa yerler ve saç-sakal birbirinden o çizgiyle ayrılsa nasıl bir imaj çizerim?https://i.hizliresim.com/vXq5IW.jpgbu şek
saçımı 3 aydır hiç kestirmedim. sakalımı düzeltiyorum sadece. faulleri 1'e vuruyorum, çeneye doğru uzuyor sakal. faulün üstten başladığı yeri çizgi şeklinde sıfıra vursam, uzun ve kısa yerler ve saç-sakal birbirinden o çizgiyle ayrılsa nasıl bir imaj çizerim?

i.hizliresim.com
bu şekilde ama çizdiğim yerin üst tarafı daha uzun bende, kulağın arkasına alıyorum.
0
diffarentiationation
(24.05.20)
Gözümde canlandıramadım. Model yakışıklı ama şu uzunluktaki sakal şeriatçı izlenimi de veriyor.
0
ruhen hastayim ben
(24.05.20)
(17)

Ne sıklıkla paketli abur cubur yersiniz/içersiniz?

KUCO
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
KUCO
(22.05.20)
hergün.
0
candide
(22.05.20)
sadece yeni bir ürün çıktığında denemek için alıyorum. ama önceden brian fantana gibiydim.
0
MtKrt
(22.05.20)
Eskiden wuhuu. Şimdi ayda 1 belki 1 paket cips. Hem sağlığına hem de bütçene dost.
0
medre
(22.05.20)
şu an kola içiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.05.20)
Neredeyse her gün, genel olarak son 10 yıldaki saglikli beslenme, çiya tohumunu yemece, şekere eroin muamelesi yapmaca populer akimindan uzagim zaten. (Kilom normal)
0
pofudukayi
(22.05.20)
Yurtdisina ilk geldigimde denemek icin cok tüketiyordum, tukete tükete ogrendim artik. Son 1 yil falan heralde ayda 1 tane anca; o da genelde pringles yeni tadi geldiyse, hindistan cevizli yeni ürün gorduysem, başka ülkelerden gelen yeni seyler varsa ya da barilla kurabiyelerinin yenisi geldiyse.
0
logisticsmanager
(22.05.20)
Uzun zamandır yemiyorum. Eskiden cipsi çok fazla tüketirdim ama bir yıldır onu da yemiyorum. Gazlı içecekleri ancak dışardaysam içiyorum eve almıyorum. Ayda yılda bir canım bir şey çekerse alıyorum ama. Genel olarak tüketmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
eskiden her gündü. sonrasında işlenmiş şekeri ve diğer abur cuburları bıraktım, 1 yıl olmuştu. ama bu karantina döneminde sürekli evde olduğumuz için tekrar başladım. her gün yiyorum. tek eğlencemiz yemek sdfjk...
0
noxell
(22.05.20)
1 ay öncesine kadar her gündü. Hatta gun icinde abur cuburla beslendigim cok oluyodu. Kilo alinca bıraktım 1 aydir sifir paketli urun.
0
hindistan cevizi
(22.05.20)
karataydan beri bıraktım
ambalajları okumak yeterli oluyor almamak için
0
bir soru sorcam
(22.05.20)
tuhaf bir şekilde @tolkien +1
0
giovanne
(22.05.20)
salgın öncesi neredeyse hiç yemezdim dur bira cips keyfi yapayım diye cips alıp öyle haftalarca durduğu olurdu hatta ama şu an durum çok kötü neredeyse her gün yiyorum çer çöp bi şeyler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
askerde yemiştim en son, kantinde en sağlıklı ürünler paketli ürünlerdi. aylar geçti üstünden, ama çikolata alıyorum ayda bir. o abur cubur sayılıyorsa bilemem.
0
aziz dostum jack
(22.05.20)
Çocukluğumdan beri çubuk kraker favorimdir. Aklıma geldikçe sık sık yerim.
0
bitchesaintshit
(22.05.20)
karantina öncesi ayda bir belki yiyordum, şu an ise her gün jelibon, cips, kola...
0
no ne na hayır
(23.05.20)
Içecek hiç almam. Bisküvi ayda 1 falan belki, o da cayin yaninda canim isterse.cips ne zaman aldım hatırlamam bile, hiç canım da çekmez. Çikolata o da ayda 1-2 dir.
0
brnbrs
(23.05.20)
normalde sıfır, çok nadir iş yerinde çikolata. yiyecek doğru düzgün abur cubur yok ki piyasada; canım çekmiyor hiçbirini ki tatlı sever bir insanım. karantina başında 2-3 hafta "dur lan madem evdeyiz biraz junk yiyeyim ben de" dedim ama sonra baktım ucu kaçıyor ipin, bıraktım. canın çekmese de ağız alışkanlığı löp löp gmüyorsun. son 2-3 haftadır yemiyordum hiç, bugün bayram hatırına haribo çekirdek cips kolay aldım, film izleyip gömücem hepsini <3
0
Bruce
(23.05.20)
(2)

Sokağa çıkma yasağında genel cerrahi randevusuna gitmek

Gururbey
Arkadaşlar merhaba. Genel cerrahiden randevu aldım yarına ama taksiler çalışmıyor sanırım. Peki ben yürüyerek çıksam yola durdursalar hastaneye gitmenin sakıncası var mı. Ceza yememek için napmak lazım
Arkadaşlar merhaba. Genel cerrahiden randevu aldım yarına ama taksiler çalışmıyor sanırım. Peki ben yürüyerek çıksam yola durdursalar hastaneye gitmenin sakıncası var mı. Ceza yememek için napmak lazım
0
Gururbey
(22.05.20)
Hastaneniz size sms ile kod gönderiyor. Taksiler çalışmıyor. Belirli saat aralıklarına otobüs koymuşlar ama seferlerin arasında saatler var. Ben hastanenin önünde doktor almak için bekleyen bir taksiden rica etmiştim. On dakikada hızlıca eve attı. Yoksa saatlerce otobüs bekleyecektim.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
saat 10 ile 16:00 arası(yarın biraz daha geniş bir süre olabilir), maskeni taktıktan sonra, 20 yaş altı veya 65 yaş üstü olmadıktan sonra yürüyerek gitmek kaydıyla polis kesinlikle ilgilenmiyor, kafasını çevirip bakmıyor yani.

geçen 20 km yürüdüm 4 5 defa polis çevirmesine denk geldim, tabi araçları çevirip izin kağıdı soruyolardı, yayalarla işleri yok yani.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
(8)

Sokağa çıkma yasağında dışarı çıkmam gerek

tarden
Ceza yemeden nasıl çıkabilirim? Yasal olarak nasıl izin alabilirim? İzmirdeyim buca tarafına gidicem, belli yerlerde mi bekliyorlardır?
Ceza yemeden nasıl çıkabilirim? Yasal olarak nasıl izin alabilirim? İzmirdeyim buca tarafına gidicem, belli yerlerde mi bekliyorlardır?
0
tarden
(22.05.20)
155'i arayıp izin aldı arkadaşım. izin almadan çıkma, boşu boşuna ceza yeme, polisi arayıp geçerli bir neden söyleyip izin al.

not: yine de bi araştır, arkadaşım 1-1 buçuk ay önce hafta sonu bu şekilde çıkmıştı belki değişmiştir. veya 155'i arayıp sor, sizden mi alıcam diye.
0
nathanieltroy
(22.05.20)
Ben sokağa çıkma yasağında hastaneden randevum olduğu için çıkmıştım. Kimse durdurmadı. Durdursa bile hastane göstermem için sms kodu yollamıştı. O gün aklıma hep hastaneden ücretsiz randevu alsa millet sonra da hastaneye gitmese ceza da almaz diye geçirmiştim.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
Geçen pazar yasak günü görevliydim, çıkışta arabayla gezerek pınarbaşı-bornova-alsancak-karabağlar yaptım ve bir tane çevirme gönderdim.
0
kanlakarisikyagmur
(22.05.20)
Bugün gitsen keşke. Bayramda 81 ilde de yasak olunca bu defa daha ciddiye alırlar gibi.
0
superfluid
(22.05.20)
Araba ile gitmen gereken bir yer değilse, eline al bi ekmek yürü sjdj
0
valarmurgulis
(22.05.20)
@valarmurg, haklısın iki saat yürüme mesafesi artık öyle yapacam :/ sağol
0
🌸tarden
(22.05.20)
Kızılay a kan bağışı yapacağım de.
0
luluki
(23.05.20)
ekmeğe gerek yok, tekrar kullanılabilir market torbası al eline bez olanlardan.

ben görüyorum herkesin elinde var bi tane, adam koşuya çıkmış altında tayt üstünde tişört, elinde bez bim torbası, polis durdurursa markete gidiyorum diyecek hahaha
0
hem şişko hem deli
(23.05.20)
(2)

Şişli-Kadıköy nakliye.

ateslizenci
Selamlar. Şişli'den Kadıköy'e birkaç parça eşya taşıyacağım. Bir buzdolabı, bir çamaşır makinesi, bi oturma grubu, bir setüstü ocak ve yolluk. İnternetten bulduğum nakliye şirketlerini arıyorum istisnasız hepsi 800 TL fiyat veriyor. Bu normal bir miktar mı? Geçen yaz İzmir'den Kadıköy'e bütün evi 15
Selamlar. Şişli'den Kadıköy'e birkaç parça eşya taşıyacağım. Bir buzdolabı, bir çamaşır makinesi, bi oturma grubu, bir setüstü ocak ve yolluk. İnternetten bulduğum nakliye şirketlerini arıyorum istisnasız hepsi 800 TL fiyat veriyor. Bu normal bir miktar mı? Geçen yaz İzmir'den Kadıköy'e bütün evi 1500 liraya taşıttım. Nedir bu işin usulü acaba?

Sizin tanıdığınız şehir içi taşıma yapan birileri var mı? Bir kamyonetle her şey hallolur gibi.

teşekkürler.
0
ateslizenci
(22.05.20)
Normal fiyat.
0
angelus
(22.05.20)
Bu yılın başında yatak, dolap, ocak, fırın, buzdolabı, çamaşır, bulaşık m 600tlye taşıttım istanbul içi. Numarasını aradım ama bulamadım maalesef. 800 liradan indirim yaptırmaya bakın, şu dönemde iş olmadığı için belki kaybetmek istemezler.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
(5)

Devlet memuru parti üyesi olabilir mi?

Fusha
Google'da aramadım çünkü bazı şeyler kağıt üzerinde farklı pratikte farklı olabiliyor. Örnek vermeye gerek yok ama devlet memuru şapka takmak zorunda kağıt üzerinde.
Google'da aramadım çünkü bazı şeyler kağıt üzerinde farklı pratikte farklı olabiliyor. Örnek vermeye gerek yok ama devlet memuru şapka takmak zorunda kağıt üzerinde.
0
Fusha
(22.05.20)
doğrudan işten atılma sebebi
0
ihb
(22.05.20)
Şimdi önce şunu söyleyeyim: Ne milletvekili adayı profesörler tanıdım, ne fiilen parti çalışması yürüten memurlar gördüm ama şöyle bir şey var:

657 sayılı Kanun’un 7. maddesinde; devlet memurlarının siyasi partiye üye olamayacakları, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacakları, görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamayacakları, hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları ve bu eylemlere katılamayacakları belirtilmiş; 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (o) alt bendinde de “Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak” kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
0
prole
(22.05.20)
devlette işçi pozisyonunda çalışanlar olabilir, diğerleri olamaz.
0
anarsika
(22.05.20)
Olamaz. Ama partinin sendikasına üye olunabiliyor.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
@duster, parti sempatizanı olmakla parti üyesi olmak farklı şeylerdir.
0
kraltaci
(22.05.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.